FURKAN dergisi

Saturday
Jul 31st
Text size
  • Increase font size
  • Default font size
  • Decrease font size
Anasayfa تعليقات الفرقان جديد TUNCAY GÜNEY – MASKOT- İŞKENCE

TUNCAY GÜNEY – MASKOT- İŞKENCE

إرسال إلى صديق طباعة

 Tuncay Güney, Türkiye kamuoyunu uzun süre meşgul eden adam. Kimdir, nedir, ne yapmak ister anlaşılamamıştır. Yeni Furkan olarak bizim yorumumuz MASKOT olduğudur… Bu ifade onun ne şarlatan, ne de kendi inisiyatifi doğrultusunda hareket eden profesyonel bir ajan olduğu mânâsına gelmez.

Her oyun kuralına göre oynanır. Bazı oyunlar ise kuralsızlığın kural olduğu ortamlarda daha zevkli oynanır.

Emperyalizm’in ayak oyunları böyledir meselâ. Kuralsızlığı kural göstererek sömürürler toplumları. Oyunların sonu gelmez, acılar da dinmez…

Tuncay Güney, Türkiye kamuoyunu uzun süre meşgul eden adam. Kimdir, nedir, ne yapmak ister anlaşılamamıştır. Yeni Furkan olarak bizim yorumumuz MASKOT olduğudur… Bu ifade onun ne şarlatan, ne de kendi inisiyatifi doğrultusunda hareket eden profesyonel bir ajan olduğu mânâsına gelmez.

Onu, bilgisi ve mağduriyeti dolayısıyla kullanan MOSSAD’dır, bunu da dünya düzeni çerçevesinde ABD-İsrail atraksiyonu olarak gerçekleştirmiştir. Netice; AK Parti hükümetine, dolayısıyla Fettullah Gülen hareketine zemin hazırlamaktadır; Kemalizm tasfiye ediliyor.

Güney’in mağduriyetinin kullanıldığı 9 Nisan 2009 tarihinde 32. Gün programında söyledikleriyle daha da aşikâr olmuştur. İşkence gördüğünü anlatırken ağlamaklı hâle gelen Güney, eski konuşmalarına göre düzgün bir üslubla konuşuyordu. Ve eski konuşmalarındaki üslubu Yeni Harman (Nisan 2009) Dergisi’ndeki röportajında şöyle anlatıyor:

“Bütün televizyon programlarında siyasi danışmanım ve avukatımın fikirleri ile devrik cümleler kurarak konuşma yaptım. Her konuda hazırlıklı bir şekilde cevap verdim. Tv programlarında konuları kitledim. Sahneye ve karşıma çıkan gazeteciler bir takım maddelere takıldılar. İstediğimiz buydu. Satrançta olduğu gibi şah-mat idi. Ve mat oldular. Bugün dahi gazeteciler perde arkasında nelerin döndüğünü bilmiyorlar. Ben ise onlardan 10 adım ilerdeyim. Tv’de oyunu biz kurduk biz bozduk.”“Hakkımda yazabilecekleri her şeyi yazdılar. Ben ne yazacaklarını biliyordum. Artık yazabilecekleri yeni bir şey yok. Buraya kadar gelebildiler, buradan ileriye gidemeyecekler. Ellerinde dosyam yok. O kadar eminim ki benim şifremi çözemeyecekler.”

Güney MASKOT olarak kullanılmış, dikkatler üzerine teksif edilmiş, onun üzerinden birçok mesele halledilmiştir. Hakkını yememek lâzım ki, o da rolünü iyi oynamıştır. Profesyonel tiyatrocu desek yeridir.

Ortadoğu’da kotarılmak istenen yeni düzen için Ak Parti’nin özünün açılması meselesine Güney şu sözleriyle bir bakıma şahitlik ediyor:

“Türkiye’de kimliği olan iki parti var. AKP ve DTP, diğer partiler beş aşağı beş yukarı sistemin balans ayarı yapan emir komuta partileri. Gerçek şu ki, börtü böceği, beygiri, kurdu, kuşu, atı, iti, oku desteklemiyorum.”

Ak Parti tabanı itibariyle toplama bir parti ve Özal’ın ANAP’ını andırıyor. Dolayısıyla gelecek vaad etmiyor. Türkiye standartlarında bu bilginin doğruluğu tartışılmaz ve son seçimlerde de böyle olacağının ilk ihtarını AK Parti almış durumda. Güney DTP’yi de anarak kamufle etmeye çalışıyor esas meseleyi gibi görünüyor.

Bu ifadeleriyle Güney, AK Parti ve Fettullah Gülen hareketinin sistemin yerine ikâme edilmesi için gösterilen gayrete yardımcı unsur olarak eklemlendiğini göstermiş oluyor… Bunun sebebi ne denirse; şu veya bu şekilde gelenin İslâm olduğunu gören emperyalistler, kendi kontrollerinde bir İslâm tezgahını seneler önce kurmuşlar, bugün meyvelerini toplayacakları zamanın geldiğine inanmaktadırlar. Son ve nihaî hamlelerini de bu şekilde ortaya koymaktadırlar… Hesap tutarsa!

İşkenceye gelince…

MİT’in yayınladığı kasetlerde isbat edilmiştir ki, Türkiye’de sistematik işkence yapılmıştır, Güney’in anlattıklarına 32. Gün programının yapımcısı da inanmıştır ve de milyonlar. Şimdi söyleyeceğimiz şu; 28 Şubat da dâhil olmak üzere ondan önceki zamanlarda bu ülkede binlerce insana işkence edilmiştir. Ve işkenceciler bir şekilde korunmuş, kollanmıştır… Defterler açılmaya başlandığına göre İbda’cı gençlere sadece Müslüman oldukları için işkence yapan işkenceciler de saklandıkları deliklerden bulunup çıkarılarak hesap sorulmalıdır. En meşhur işkencecilerden şimdilik bir tanesinin adını analım: Komiser M. Secer. Çorumlu… Avanesini bulmak da devletin işi ve devlet için çok kolay… Tabiî isterlerse!

Yeni zamanlarda bu mesele açılacak… Hesab sorulacak…  

   

 
English (United Kingdom)Turkish (Turkiye)Arabic(السعودية)

Dosyalar

Kullanıcı Girişi

  • تسجيل دخول
  • سجل الآن
    Registration
    *
    *
    *
    *
    *
    Fields marked with an asterisk (*) are required.
  • Furkan (Kapak)

    Üstad Diyor ki:

    Üstad Necip Fazıl Rahmetullahi Aleyh buyuruyor: Namaz kılanlar, kendileri de işin içinde, namazın sathında kalanlara acısın. Kılmayanlar da, o satha bile tutunamadan derinliklere girmek palavrasından haya etsin!..
    O ve Ben sf/168 -

    Site İçi Arama

  • Search
  • Kimler Sitede

    يوجد حالياً 70 زائر متصل
    Guraba
    Guraba mecmuasının 13.sayısı çıktı..
    Reklam
    İNSAN 'Erkek ve Kadın'
    Salih Mirzabeyoğlu'nun 53. Eseri İNSAN 'Erkek ve Kadın'
    Reklam
    Rihle Dergisi
    Rıhle Dergisinin 9.Sayısı..
    Reklam