SALİH-RÜYA ÜZERİNE
HASAN DÜZENLİ
خواجكان;Hâcegân...Hocalar, yüzbaşı rütbesinde sivil memur;681 Sefine-i belâgat; سفينهء بلاغت…1628…Belâgat gemisi 1470…Tîğ-i zeban; dil kılıcı, kılıca benzeyen dil...تيغ زبان Askerin başı, kumandan; Sâlâr-ı sıpah.. سالار سپه ..359 راه نجات…Râh-ı necât…660;kurtuluş yolu… 69;Yeşillik…سبز... Sebz |
3.BÖLÜM
SALİH-RÜYA ÜZERİNE
Salih-Rüya
3.BÖLÜM
SALİH-RÜYA ÜZERİNE
Allah Resûlü’nün, fert ve toplumları İslam dinine davet ederken tebşîr(müjdelemek), înzar(uyarmak) ve tezkir(hatırlatma)’yı risaletinde uyguladığı metodlar olarak görmekteyiz.
Tebşîr: Gönle ferah ve sürur vermek. Müjde vermek. Müjdelemek.
Bu mânâdan olmak üzere rüyâ’nın, -nübüvvetin cüz’ü sayılması da hatırlanarak- müjdeli haber vasfında olduğu Hz. Peygamber tarafından bildirilmiştir.
İnsan ve Kainat arasındaki ünsiyeti, insan’ın iç ve dış yaşantısıyla, kainatla gerek açık gerek gizli bildirilen unsurlar arasındaki ilişkiyi İslam alimleri açıklamaktadırlar.
İnsan ile alem arasındaki yakın ilişkinin rüyalarda tezahürü yada bildirimi, hayatımızın her alanında olduğu gibi bu esrarlı olan meselede de hakikati tesbit eden izahlarla yaşantımızı ifade edebilme imkanını verir. Ve şartlarının da kendi içinde bulunması gerekli kılar.
İbrahim Hakkı Hazretleri rüya tâbiri hakkında; “Kibir; kaplan’a, saldırganlık ve yenmek; aslan’a, hased; kurt’a benzer. Marifet sahibleri demişlerdir ki, alemde yaratılan her çeşit hayvanın şekil ve suretlerinin numune ve benzerleri, insanda da vardır” diyerek, insan kalbinde bulunan kötü ahlakın, hayvan suretlerine benzediğinin izahını getirmiştir.
“Müjdeleyici olan rüya en sahihidir” diyen, İmam-ı Nablusi Hazretleri üç çeşit olan rüyanın ilki olan Salih rüyayı da kendi içinde beşe ayırır;
Apaçık sadık rüyadır ki, bu nübüvvetten bir cüzdür.
Salih bir rüyadır. Onunla rüya sahibi yaptığı ve yapacağı bir şeyle müjdeler.
Allah’ın, rüya meleğine öğrettiğini rüyasında göstermesi.
Maksada gizlice işaret edilmiş olan rüya.
Rüyada gördüğü yerin, gördüğü şeye galib gelmesiyle sahih olan rüya.”
Rüyalarımızın da bir hakikati olduğu ve insan yaşantısındaki tesirini de dikkate almak bakımından, tevil ve tabirin doğru ve yerinde olması rüyada ki mananın aşikar olmasını sağlıyacaktır.
Günümüzde, bu ilimden pay sahibi olmak bakımından eserler bulamasak bile ipuçlarını verici eserler arasında en dikkat çekici belkide tek diyebileceğimiz Salih Mirzabeyoğlu’nun, “Tilki Günlüğü” isimli eseridir. Ruha göre vakıa’yı roman tadında verirken lugat nizamını da göstermiş oluyor. Tilki Günlüğü, 6 cild olarak yazılan ve 12 ayın her gününü kendi şahsında işaretleyerek muhiti de içini alan bir eserdir. Ayrıca, tek kitabta özünün süzüldüğü “Hırka-i Tecrit” isimli eser de günlüğe ek ve meseleyi kavrama adına destek mahiyetin de olduğunu bildiririz.
Bu Bölüm de, Allah Resulü’nün bir Hadis-i Şerif de buyurduğu; “Salih rüya”nın ebced pratiği üzerinde dururken, iştikak bahsi ile olan yakın ilişkisini de göstermeye çalışacağız. Bu çalışmada Mirzabeyoğlu’nun Tilki Günlüğü, Furkan Lugatı ve Hırka-i Tecrit isimli eserlerinden faydalandık.
“SALİH” “RÜYA”
Hadis meali;
Ebu Hureyre (Radıyallahu anh’den): Resulü Ekrem (Sallallahu aleyhi vessellem):
- “Mübeşşirat’tan başka nübüvvet’ten (ilham alacak) bir şey kalmadı”, buyurdu.Ashab:
- “Mübeşşirat nedir ya Resulallah?”
- (er Rü’ya es-Sâlihatü) “Rü’ya-yı Sâliha”dır, buyurdular...(Hadis-i Şerifi Buhari rivayet etmiştir).
Müslim’in, İbn-i Abbas (ra)den rivayetine göre; Resul-i Ekrem’in ashabiyle bu musahabesi vefatı hastalığında idi. Hazret-i Aişe’den naklolunan bir rivayete göre de: Vefatından sonra (istikbâle ait haber alacak) yalnız size mübeşşirat kalıyor, buyurmuştu. Ebu Ya’la’nın, Enes İbn-i Mâlik’den rivayetine göre de: Artık nübüvvet ve risalet haberleri kesiliyor, benden sonra Nebi ve Resul yoktur, lakin size mübeşşirat yani Salih rüya kalıyor, o güzel vasıta ile haber alırsınız, buyurmuştur.
Hadisteki ‘mübeşşirat’ kelimesi mübeşşirenin cem’idir. Tebşir masdarından ism-i fail sigasıdır. Tebşir, muhatabın gönlüne ferah ve sürur koymaktır ki, müjde vermek diye terceme edilir. Bu itibar ile halis müminlerin gönülleri rüya ile ilahi müjdelere ve telkinlere mâkes oluyor, demektir. Ahmed İbn-i Hanbel’in Ebü’d-Derda (ra)den rivayetine göre, Resûl-i Ekrem ‘dünya hayatına ait müjde, müslümanın gördüğü saf rüyadır, ahirete ait olan müjde de Cennet’tir, buyurmuştur. Bu hadisi Tirmizi, İbn- Mace, Hâkim de Übade İbn-i Sâmit (ra) den rivayet etmişlerdir.
İlham ki, Allah Teala tarafından feyz tarîkıyle kulun gönlüne bir şeyin ilka ve telkin olunmasıdır. Bu da vahye nisbetle Enbiyanın rüyası mesabesindedir. İlham da rüya gibi Enbiyadan başkasında da vâki olur. Nasıl ki, menakıb-ı Ömer bahsinde Resûlü Ekrem: “Sizden önce geçen ümmetler içinde birtakım Sâlih kimse vardı ki, bunlar peygamber pâyesinde olmadıkları halde kendilerine haber ilham olunurdu. Muhaddesûn denilen bu kimselerden ümmetim içinde de bir kimse bulunursa -ki, muhakkak bulunacaktır- o da Ömer’dir” buyurmuştur. İşte burada Muhaddesûn, Mülhemûn demektir. Binâenaleyh ilham da rüya mahiyetinde min-tarifi’llah telkine vasıta olduğu halde ilham niçin mübeşşirattan sayılmamıştır?
Cevap: Mübeşşiratın rüyaya tahsis buyurulması bütün müminlere şamil vasıta-i telkin olması itibarıyladır. Halbuki ilham pek az müminlere mahsustur.(1)
...
Haber Verme
İmza, mühür, damga… Tay, at yavrusu… Terzi… Yılan… Hayat… Yeni havadis… Hayran… Ağızdan ağza nakledilen söz… Hadis… kazurat, pislik… Bilgi… İstinad, dayanak, son… Bir isme yakıştırılan sıfat… Berelenme, yaralanma… Hakkında konuşulan… Kelime… Nevzad…
Muhaddes : Haber verilmiş. Tahdis olunmuş, şükranla bildirilmiş. Sadık-ül
hads olan kimse. Her zan, tahmine feraseti isabetli olan. Nakil ve
rivayet edilmiş olan: 552
Muhaddes : Mim+ha+dal+se… 40+8+4+500= 552.
Mübeşirî(n) : Mim+be+şın+ra+ye+(nun)… 40+2+300+200+10= 552- (602).
Mehdî Salih İzzet Mirzabeyoğlu: 1552
Muhammed Salih Mirzabeyoğlu: 1552
Muktedâ-bih: Kendisine uyulan, tebaiyet edilen: 552.
İnşar : Ölüyü diriltme: 552.
Iknat : Allah’a dua etme…:552.
İktina’ : Yığma biriktirme. Çalışarak kazanma: 552-553
Mevkut : Vakti belli olan: 552.
İ’tilân : Aşikâr ve meydanda olma. İlân olunma meydana çıkma: 552.
İ’timam : Başına sarık sarmak. Ortalık yeşillenmek. Miğfer giymek: 552.
Muhaddis : Hadis ilminin bir çok usul ve fürunu bilen zat: 552.
Tenekkub : Nikab örtmek, peçelenmek: 552.
Müjdeleme
Tebşîr etmeler, sevinç verici haber bildirmeler… Dikkatle bakmak, tetkik etmek… Sevinmek, ferah… Sırrı açıklama, yayma, dağıtma… Bir kimsenin huyunun veya yüzünün güzel olması… Bazı bitkilerin veya çiçeklerin birbirine sarılıp karışması… İç açıklığı… Bolluk, bereket, feyz… Işık, nur… At yarışlarında koşuşma… Tefsir, tâbir… İnsanın gözünü açacak şekilde tarif ve izah etmek ve kalbine basiret vermek… Her şeyin öncesi, ilk zamanı… Göz açıklığı, ileri görüş… Tebeşir… Bir işe girişmek, başlamak… Hayalı insan… Sivilce çıkma… “Sad” harfi, 90… Postacı… Hızlı giden at… Zarar, ziyan, hasar… Mahzen, dehliz… Torun, verâ, misil, benzer… Toplantılar, meclisler… Az olanlar, nadirler… Ot, nebat… Bitirme, tüketme, bitirilme… Geçici ve fani olmak… Tükenmek, bitmek, yok olmak… “Biz ibadet ederiz!” manasında fiil… İflas etmiş, perişan olmuş… Tohum, çekirdek… İdrak, anlayış, akıl…
المبشرات
Mübeşşirat… مبشرات…
Mübeşşir : Tebşir eden, müjdeleyen, müjdeci..
Beşr : Müjdeli haber veren…
Beşr : Be+şın+ra…2+300+200= 502.
Mütebennî : Bir kimseyi oğlu edinen: 502.
Rebrak : Tilki üzümü: 502.
Bâşir : Müjde veren. Mutlu mesut: 503.
Bâşir : Be+elif+şın+ra…2+1+300+200= 503.
M. Salih Mirzabeyoğlu : 1503
Müctena : Toplanılmış, devşirilmiş: 503.
Beraş : Ekseri yüzde olan kara noktalar: 503.
Tencim : Yıldız ilmiyle uğraşmak, hareketinden manalar çıkarmak: 503.
İstilâ : Kaplamak. Yayılmak. Ele geçirmek…: 503.
İbşar : Müjdeleme, sevinçli bir haber bildirme: 504.
İbşar : Elif+be+şın+elif+ra…1+2+300+1+200= 504
Mehdî Salih Mirzabeyoğlu : 1503=504
Mütedeyyin : Dindar. Din ile vazifeli…: 504.
Temdin : Yığıp toplamak. İhâta edip kaplamak: 504
Beşîr : Müjdeli haber getiren. Allah Resulü’nün vasfı:512
Beşîr : Be+şın+ye+ra… 2+300+10+200= 512.
Mehdî Salih Mirzabeyoğlu : 513= 1512
Âsitan : Kapı eşiği. Dergâh. Tekke: 512.
Müstebî : Esir eden: 512.
Yesag : Kanun, nizam. Yasak: 1511= 512.
Büşra (y ile) : Müjde. İncil’in bir ismi: 512.
İktiman : Gizlenme, saklanma: 512.
Mübşer : Müjdeleyen, ibşar eden; 542
Mübşer : Mim+be+şın+ra… 40+2+300+200= 542.
M.S.İ.M : 2542.
Mübşir : Kendisine müjde verilmiş: 542.
İsam : Ceza: 542.
Şamar : Tokat. Bela, musibet: 542.
Telkib : Lakab vermek, isim takmak: 542.
Meşreb : Huy. Yaradılış. Ahlâk…Fehmetmek…: 542.
Mübaşir : Müjdeleyen. Mahkemede şahid ve maznunları çağıran…: 543.
Mübaşir : Mim+be+elif+şın+ra… 40+2+1+300+200= 543.
Merec-el bahreyn: 543.
Mehdi Salih İzzet Mirzabeyoğlu: 1543.
Muhammed Salih Mirzabeyoğlu: 543.
Mürşid : 544= 1543.
Mesab : Rucu edecek, geri dönecek yer: 543
Teneddüs : Çıkmak, huruc etmek: 544= 1543.
Tebaşûr : Muştulamak. Müjdelemek. Bir işe girişmek: 903.
Tebaşûr : Te+be+elif+şın+ra… 400+2+1+300+200= 903.
Beşaret : Müjde. Hayırlı haber. Müjdeye verilen ihsan…: 903.
Sabit : Duran…Doğruluğu isbat edilmiş olan: 903.
Mahzane : Güvercinlik: 903.
Bazir : Ekici, eken…:903.
İştira : Satın almak: 903.
İzra’ : Korkutma. Çok fazla methetme. Altun arama: 903.
Tebşir : Müjdelemek. Hayır haber vermek. Müjdelenmek: 912
Tebşir : Te+be+şın+ye+ra… 400+2+300+10+200= 912.
Eşyah : Şeyhler, ihtiyarlar, pir-i faniler: 912.
Horasan : İran’ın doğusunda bir memleket ismi…: 912.
Tehaddüs : Yok iken peyda olan. Ortaya çıkmak.Haber vermek: 912.
Kazib : Ağaç dalı: 912.
İftilat : Ansızın bir işe girişme. Hatıra gelip şiir veya söz söyleme: 912.
Tebaşir : Müjde. Her şeyin ilk öncesi, ilk zamanı: 913
Tebaşir : Te+be+elif+şın+ye+ra… 400+2+1+300+10+200= 913.
Abdülhalik (Gucdevanî): 913.
Cezrî : Köklü. Kat’i. Radikal: 913.
Madca’ : Mezar: 913
Tahadüs : Haberleşmek: 913.
Tebaşir : Tebeşir: 913.
Teşcir : Ağaçlandırma: 913.
مبشرات : 943.
Mübaşeret : Bir işe girişmek. Bir işe başlamak…: 943.
المبشرات
elMübeşirat : 974.
İbsi’rar : At yarışlarında koşuşma: 974.
İbtias : Gönderme, ba’s etme: 974.
İstihdas : Bir şeyi sonradan ve yeniden elde etmek: 974.
Mübeşşirat : Mim+be+şın+şın+ra+elif+te…
40+2+300+300+200+1+400= 1243.
Merc : Serbest bırakma, salıvermek. Iztırab…: 243.
Ilgar : Düşman topraklarına ansızın yapılan baskın: 243.
Cirm : Yıldız. Vücud, ten, cüsse, hacim, büyüklük: 243.
İcazkâr : İcazlı, kısa ifadelerle çok şey anlatmak durumunda olan: 243.
Magrib : Batı taraf. Garb. Güneşin battığı cihet. Akşam vakti: 1242= 243.
Mugrib : Anka kuşu: 1242= 243.
Ümera : Emirler, beyler. Seyyidler. Yüksek rütbeli subaylar: 243.
Agmar : Yüce kimseler. Seller. Bilgisizler: 1242= 243.
المبشرات : Elif+lam+mim+be+şın+şın+ra+elif+te…
1+30+40+2+300+300+200+1+400= 1274.. Elf (ünsiyet etme), elif
olarak 1 sayılınca 275.
İdris : İlk yazı yazan ve terzilik yapan peygamber: 275.
Ruhani : Ruha ait: 275.
Addar : Denizci, gemici taifesi: 275.
Seriyye : Düşman üzerine gönderilen süvari müfrezesi: 275.
Sürye : Gece seyri. Ulaşmak, varmak: 275.
Kerine : Kız evlad. Kendine ikram edilmiş kimse. Şerefli. Güzide…: 275.
Rühle : Siyah hat: 275.
Edra’ : Vücudu beyaz, başı siyah olan at: 275.
Bircis : Müşteri yıldızı. Sütlü deve: 275.
İbtiza’ : Bir şey meydanda ve açık olma: 1274=275.
Salih
Yakalayan, tutan kimse… Bir şeyi soymak… Çalmak, kapmak… Işık… Dibinden taze yetişen çayırla karışık olan kuru çimen… Kişinin dostu ve yâri, sevgilisi… Kabuğunu çıkarmak, derisini soymak… Bahadır ve haris… Muhtelif… Siyah ve beyazı karışmış saç… Saffetli… Her hayra câmi faziletlerin toplanmasından hâsıl olan yüksek bir sıfat… Meydan okuyan kişi… Her şeyin en iyi hali… Rahatlık, sulh, iyileşme, düzelme, iyilik… İşe yarar, elverişli, uygun, iyi… Karayılan… Yıllar, seneler… Dar su yolu… Şiddetli ses… Vurmak… Kafa, dazlak, kel… Baş yarmak… Parçalamak, yarmak… Keklik yavrusu… Kaplumbağa… Şelâle… Her ayın son günü… Bir yerden bir şey çıkarmak… Kıyamet günü… Kabuk… Boyu endamı güzel… katı ve sert söylemek… Kasap… Kesmek, engel… Serseri, hür… Başörtüsü… Fikir adamı… Ayın ilk ve son günü… Bedel… Hercaî…
Salih : Sad+elif+lam+he… 90+1+30+5= 126.
Salih : Sad+elif+lam+ha… 90+1+30+8= 129.
Salih(a) : İşe yarar.uygun. Haklı olan, itikadlı, dindar. Faziletli.
Salih(a) : Sad+elif+lam+ha… 90+1+30+8= 129.
Savlec : Gümüş. Misk: 129.
Misk : Bir cins güzel koku: 120.
Misk : Mim+sin+kef… 40+60+20= 120.
Sımme : Halis ve temiz: 135
Sımme :Sad+mim+he… 90+40+5= 135.
Sım : Gümüş. Gümüş para. Gümüşten, sırmadan: 110.
Sım : Sin+ye+mim… 60+10+40= 110.
Sima : Yüz, çehre, beniz. Eser, alamet: 111.
Sima : Sin+ye+mim+elif…60+10+40+1= 111.
Salih : Karayılan: 691.
Salih : Sin+elif+lam+hı… 60+1+30+600=691.
Rüyâ
Şiddetli hadise... Dünyayı sarsan Hadise... Vuku bulmuş, var olan mevcud bir hadise... Cenk, savaş... Tarih... Menakıb, meşhur kimselerin hayatı... Kıyamet... Netice, son... Meşakkat, musibet... Balık... Ay, kamer... Devr... hafiye, casus... Oturucu, oturan... Sabit... Baki... Fazl... Vaki olup zuhur eden hususlar... Cenk meydanı... Öldüresiye vuruşmak... Kust ile alakalı, Kusta ait... Büyü... Tüccar... Hâce... Saklıyan, koruyan... Nasr, yardım... Önleyici ilaç ve tedbir... Olan, düşen, konan... Mevcut ve var olan... geçmiş olan, geçen... Hayâsız, utanmaz, edepsiz... 400 dirhemlik tartı... İbadet... Zaman... Mevsim... Saat... Boş zaman... Geçim... Fırsat... Muayyen, belli bir zaman... İçinde yağmur suyu biriken çukur... Su ile faydalanacak mekan... Horoz, tavuğa binme... Her nesnenin azı... Kalb, fuad... Tilki... Kalbde korku ârız olacak yer... Zihin ve akıl... Yüz, cihet... Sebep... Çehre... Hikaye eden... Rivayet eden... Yeden biten bitki... Bir dinden başka dine geçmek... Pazar sokağı... Altı yol... Vakur... Fikir adamı... Fahr... Ot bitmek... (2)
Rüyâ: Uykuda görülen misâl alemi. Düş…
Rüyâ: Re+vav+ye+elif… 200+6+10+1= 217.
Rûyâ: Yerden biten bitki…
Rûyâ: Re+vav+ye+elif… 200+6+10+1= 217.
Rûy: Yüz, cihet. Sebeb. Çehre…
Rûy: Re+vav+ye= 216.
Vakı’a: Rüya, düş. Vuku bulmuş, olmuş, var olan mevcut bir hadise. Şiddetli
hâdise. Meşakkat, musibet. Kıyamet. Cenk, savaş…
Vakı’a: Vav+(elif)+kaf+ayn+he… 6+(1)+100+70+5= 181- (182).
Sine: Uyuklama, uykuya dalma başlangıcı. Uyku ile uyanıklık arası…
Sine: Sin+nun+he… 60+50+5= 115.
Misâl: Rüya. Düş. Bir şeyin benzer hali. Kıssa ve hikaye. Bir şeyin örneği ve
Sıfatı. Kısas…
Misâl: Mim+se+elif+lâm… 40+500+1+30= 571.
“Salih”,“Rüya”nın ebced değeri ve sirayetleri
(ال)رّويا(ال)صّالح(ة)
Salih : Sad+elif+lam+ha :129
Rüya : Ra+vav+ye+elif : 217
Salih:129...Rüya:217...
...
Salih:129… Elf (ünsiyet etmek): 1000= 1128 olur..1128’in yansıması 128...
128
Mefaz: Feyz, halas, zafer. Korkulardan, acılardan kurtulup murada ermek:128
Halîf : Yemin ederek sözleşenlerden her biri:128
Mesihî : Hrıstiyanlık. Hazreti İsa’ya ait ve müteallik:128
Hüsna : İyi zan. En güzel. Amel-i salih. Pek güzel. Cennet:128
Mevlâna : “Efendimiz, mevlamız” manasında, hürmeten söylenir :128
Salih:129
129
Salih: 129
Savlec: Gümüş. Misk:129
Nücu’: Eser yapmak. Duhul etmek, girmek..:129
Sebzin: Rengi yeşil. yeşil renkli:129
Nat’ : Zahir olmak, aşikare olmak, görünmek.Sahtiyan döşek:129
Nigin: Yüzük. Mühür,hâtem:130-1129
Cessase : Kruvazör, harp gemisi: 129
Rüya :217… Elf (ünsiyet): 1000= 1216..
216
Muanven: İsim sahibi. Ünvanlı. Ünvan verilen. Meşhur. Tantanalı:216
Ri’ye: Sihir:216
Seyfullah: Allah’ın kılıcı. Hazret-i Halid bin Velid’in ünvanı: 216
Berid: Postacı. Haberci. elçi. Sürücü. Dört fersah mesafe :216
Beyder: Doğru lûgat. Ekin harmanı:216
Buhur : Denizler:216
Ervah: Ruhlar. Canlar: 216
Pervaz: Nur. Karargah. Kanat açmak. Hücre: 216
Oruç: 216
Yâre: Bilezik: 216
Bedrî: Bedr’e ait ve onunla alakalı: 216
Kulafe: Kılıf, kın, kabuk. Zarf: 216
Hücre: Duvar çevrilmiş yer: 216
Hubur: Sevinç, sürur. Alimler: 216
Rüya :217
217
Rahib: Kedisinden korkulan şey. Korkulu:217
Rudha. Perde,setre:217
Ruya : Yerden biten bitki:217
Tevrih : Bir hadisenin yada konuşmanın tarihini yazmak. Vakit bildirmek:217
Varî: Benzer, gibi: 217
Zühre: Çoban yıldızı:217
Rüyâ : Uykuda görülen misâl âlemi. Düş:217
Cedir: Lâyık, münasib,uygun. Nihayet son. Etrafı duvarlı yer:217
Ravi: Rivayet eden. İnsanlara haber nakleden. Söyliyen, anlatan:217
Kavanin: Kanunlar: 217
Müteavvız: Allah’a sığınan: 1216=217
Ordu: 217
Rabıta: Rabteden, bağlayan, bitiştiren: 217
Salih : 129
Rüya : 217
Toplam : 346
346… Elf; ünsiyet etmek. Bin adet şey vermek. Elf:1000...1345..
1345
İmam-ı Rabbanî: 345
Kaasım Bin Muhammed:345
Müfekkire: Düşünme gücü ve kuvveti:345
Mehrak: Sahife, sayfa:345
Fihris: Fihrist. Her nesnenin adı. Kanun:345
Alemdar: Bayrağı veya sancağı taşıyan. Bayraktar, sancaktar:345
Hemş: Ameli seri olan, hareketleri çabuk olan: 345
Mükeffire: Örtecek, gizleyecek yer: 345
346
Mersum: Yazılmış,çizilmiş. Alâmetli, işaretli. An’ane, gelenek. Adı ve bahsi
Geçmiş. Bahsedilmiş: 346
Makru’: Okunan. Okunmuş olan:346-347
Kurum: Değerli insanlar: 346
Hamiş: Mektubun altına sonradan yazılan. Haşiye:346
Rukum: Rakamlar:346
Sifare: Habercilik:346
Şame: vücuttaki ben: 346
‘Salih’ kelimesinin Hadis-i Şerif’deki metinde, sonuna yuvarlak (te) harfi gelmektedir- ki bu hesaplanırken(he) olarak hesaplanır- onu göz önünde bulundurduğumuzda, “Sâliha(tü)” kelimesi;
Salih+(ة) : 134… Elf; 1000= 1133.
133
Nefc: Çıkmak, huruc etmek:133
Musab: Kendisine bir şey isabet eden. Müsibetzede: 133
Kabil: Kabul eden. İstidatlı ve ileride olan: 133
Eglak: Kilitler. Anlaşılması zor ifadeler: 133
Busula: Pusula:133
Meclis: Oturulacak, toplanılacak yer: 133
Müneccim: Yıldızların hareketinden mana çıkaran: 133
Müseccel: Kayda geçmiş, sicilli. Mahkeme defterine geçirilmiş: 133
Abbas: Arslan, Gazanfer: 133
Afgan: Afganistan. Afganistan milleti: 1132=133
Ebu-n necm: Tilki: 133
134
Saliha : 134
İndî : Şahsi. Keyfi. Zati.Kendine göre. Bence :134 (İlm-i Ledün, hatırlanmalı)
Sa’d : Uğur, Uğur getiren şey, iyilik, mübareklik, kuvvetlilik. Kutlu, uğurlu :134
Kald: Gümüş bilezik: 134
Müdmin: idman eden. Devam eden:134
Fend : Mekir, hile, desise, yalan :134
Delk: Dervişlerin giydikleri eski aba. Yamalı elbise: 134
İkbal : Bir şeye yönelmek. Teveccüh. Reddetmeyip kabul etme. Bir şeyi birinin önüne
götürmek. Baht açıklığı. Talih. Refah. İstemek :134
Desis : Gizlenmiş, gizli : 134
Hassase: Hissedici kuvve. Hisseden, duyan: 134
Müfîd : İfade eden, meramını güzel anlatan. Manalı, manidar. Faydalı :134
Neffac : Mütekebbir..:134
Samed : pek yüksek, daim. Refi’ ve âli ve içi dolu şey. Kavmin ulusu :134
Salih+(ة) :134
Rüya : 217
Toplam : 351
Toplam 351…
351
Nasara : Nasraniler :351
Neriman : Pehlivan, yiğit, kahraman : 351
Neş’ : Yiğit olmak.Yüksek olmak.Rüzgar esmek.İyi ve hoş kokulu
şeyler koklamak:351
Neşg : Aşk galebe edip haykırıp çağırmak. talim etmek :1350=351
Raif : Önde giden at. Burun ucu. Dağ burnu :351
Şamî : Şam şehrinden olan, Şamlı, Şam şehri ile alakalı : 351
Sinimmar : Ay, kamer. Gece uyumayan erkek. Haramî .351
Arif : Bilen bilgide ileri olan. Aşina, vakıf. hakkı, hakkıyla bilen. İrfan sahibi :351
Kur’an : 351
Meşihat : Mürşidlik, şeyhlik. ..:1350=351
Eşyem : Yüzünde ve vücudunda çok beni olan adam : 351
Mi’mar : İmar eden. Hüner sahibi..:351
Yoldaş :351
“Salih”, “Rüya”, “Salihatü” ve bu kelimelerin sirayeten manalarını irdeledikten sonra, şimdi de Hadis-i Şerifin metninin içeriğin de geçen; harf-i tarif ال) ) dahil olması ile..
...
“Hadis-i şerifin aslında” geçen kısım ; الرّوياالصّالحة
Salih + ال (takısıyla) : 160
Rüya + ال (takısıyla) : 253
Salih+ ال : 160… Elf ünsiyet;1159 olur.
159
Mehdi Gavs: 62+1096=1158= 159
Mescun : Hapsedilmiş:159
Kamit : Bağlanmış. Tam olgun, kâmil: 159
Zamaniyan : İnsanlar. Beşer:159
Salih+ال : 160
160
Mensî : Unutulmuş, hatırdan çıkarılmış:160
Kıss: Nasâra taifesinin ulusu, reisi ve danişmendi:160
Salatin: Sultanlar:160
Ass: Gece gezip dolaşmak :160
Kenif: Hıfzedici, koruyan. Örtücü. Kalkan...:160
Natık: Konuşan. Söz eden, beyan eden. İdrak eden. Bildiren.Altın ve gümüş gibi olan mal:160
Kına : Razı olmak, kabul etmek:160
Nik: Dağın yüksek yeri, dağ tepesi. Kızgın hiddetli kimse:160
...
Rüya+ ال : 248… Elf ünsiyet:1247
247
Kerküz : Delil, işaret, alamet: 247.
Lezir : Akıllı, zeki: 247.
Magare: Mağara: 1246= 247.
Cebrail : Allah’ın emirlerini peygamberlere bildiren büyük melek: 247.
Medrec(e): Basamaklı yol. Merdiven. Meslek. Tarikat. Dar yol. Dağ yolu: 247.
Mücerred: Yalnız, tek. Hâlis, saf, karışık olmayan. Çıplak, soyulmuş: 247.
Rüya+ ال : 248
248
Cümre: Süvari alayı, bin atlı cemaat: 248.
Darbam: Direk, kiriş: 248.
Amürz: Afveden, bağışlayan: 248.
Behram: Meriç yıldızı: 248.
Mahdud: Tesviye edilmiş…: 248.
Ruhum: Esirgemek, korumak, rahmet: 248.
Zemar: Ney’e üfleyen: 248.
Bihram: Savm, oruç: 248.
Ervam: Romalılar. Rumlar: 248.
Mezar: Ziyaret yeri. Ziyaretgâh. Kabir. Ölünün konulduğu yer: 248.
Salih + ال : 160
Rüya + ال : 248
Toplam : 408
Toplam 408… Elf, ünsiyet:1000= 1407.
407
Nur Mehdî Muhammed: 407.
İcabet: Kabul olmak. Kabul etmek. Razı olma, rıza gösterme: 407.
Bed’et: Başlangıç: 407.
Dâbbe(t): Yürüyen mahluk. Debelenen: 407.
Rehber: Yol gösteren, kılavuz: 407.
El- Karia: Kıyamet: 407.
Berere: Dindar ve temiz kimseler: 407.
408
Berkuk: Şeftali, kayısı, zerdali: 408.
Ismarlama: Sipariş verme, emanet etme. Siparişle yaptırılmış…: 408.
Hatt: Yolmak. Çekmek: 408.
Put: 408.
Şekub: Ruşen olmak, parlamak: 408.
Taz: Koşma, koşuş: 408.
Çete: 408.
Tebevvü’: Makam tutmak: 408.
“Hadis-i şerifin aslında” geçen kısım ; الرّويااصّالحة
Salih +ال + te(ة) : 165… Elf ünsiyet:1000= 1164.
164
Müfdem: Kızıla boyanmış nesne: 164.
Ma’den: Maden. Bir haslet veya hususiyetin kaynağı…: 164.
Sa’da: Kasd ve teveccüh eyleme. Bir şeyi aşikare söyleme…: 164.
Nokta: Benek. Durak, mevki. Mahâl.Göze arız olan leke…: 164.
Asabi’: Parmaklar: 164.
Asaib: Cemaatlet, tayfalar. Başa sarılan sargılar, nesneler: 164.
Kuddise: “Mübarek, kudsî ve mukaddes olsun” anlamına gelir: 164.
Tasfiye: Halas etmek, kurtarmak: 164.
Akıncı: 164.
165
Küsuf: Güneş tutulması. Birinin felaketli halinde çok teessür göstermesi: 166= 1165.
Saydanî: Tilki. Mülk: 165.
İn’idam: İdama gitme. Mahvolma. Yok olma: 166= 1165.
Natuk: Güzel ve düzgün söz söyleyen: 165.
Kelimullah: Allah’ın hitab eylediği zat: 166= 1165.
Kudas: Gümüş boncuk: 165.
Said: yukarı çıkan, yükselen, kalkan: 165.
Suda’: Baş ağrısı. Rahatsız etme, sıkıntı verme: 165.
Akise: Karanlık gece. Çok fazla deve: 165.
Musel: Yetiştirilmiş, vardırılmış, ulaştırılmış: 166= 1165.
Difaf: Hazırlandırmak: 165.
Salih +ال + te(ة) : 165
Rüya +ال + : 248
Toplam : 413
413… Elf ünsiyet icabı; 1412...
412
Yâr-ı gar: 1412.
Ayât: Ayetler. Deliller. Menziller. Mekanlar: 412.
İhtida: Hidayete ermek. Başkasına tekaddüm etmek: 412.
Hıyaz(a): Suya dalmak: 1411= 412.
Bedahat: Delil ve isbata ihtiyacı olmayan şekilde aşikar olan şeyler: 412.
Bedahet: Açıklık. Zahir delil. Belli, açık….Atın yürümesi.Her şeyin evveli, öncesi: 412.
İcazet: İzin. Müsaade. Diploma. Reva görmek: 412.
Recrace: Asker kalabalığı. Ses çokluğu: 412.
Evtad: Direkler. Kazıklar. Ricâlullahtan birine verilen isim: 412.
Meş’ab: yol, tarik: 412.
413
Beyat: Geceleyin çalışma, geceyi işde geçirme: 413.
Arziyat: Jeoloji: 1412= 413.
Hacat: Hâcetler, ihtiyaçlar: 413.
Eşkıya: Şakiler: 413.
Tîc: taçlar: 413.
Bismark: 413.
Parir: Destek, direk: 413.
Tahadd: Muhalefet edişmek: 413.
Bu arada tevafuk olarak şunu da belirtelim; hicri 1412, Miladi; 1991-1992’ye Tekabül eder. Bu tarih, Tilki Günlüklerinin çıkış tarihlerine denk gelir.
...
Salih + ال + (şedde) sad : 250
250
Masna’: Su mahzeni. Sarnıç. Fabrika. Bucak, köşe: 250.
Mîr: Amir. Bey. Baş. Kumandan. Vali: 250.
Mirzab: Ululuk. Uzun ve büyük gemi: 250.
Ruhama: Rahim olanlar: 250.
Kürkî: Turna kuşu: 250.
Kannis: Avcı, av: 250.
Muhrib: Harb gemisi: 250.
Ner: Erkek, er: 250.
Hamra: Çok kırmızı, kırmızı renk. Şiddet ve meşakkatli geçen yıl: 250.
Rüya + ال +(şedde) ra : 448
448
Muharrir: Yazan. Tahrir eden. Kitab telif eden…: 448.
Tedekdük: Dağ, yerinden oynamayıp pare pare olmak...: 448.
Müteehhib: Kendi kendini hazırlayıp yetiştirmiş kimse: 448.
Mehabet: Heybet. Hürmetle karışık korku. İhtiram. Azamet. Büyüklük: 448.
Hatm: Hâlis, saf. Sağlamlaştırma…: 448.
Teheccüm: Hücum etme. Saldırma. Acele gitme: 448.
– Sahih-i Buhari, Tecridi Sarih Tercemesi ve Şerhi, c.12, hadis nu;2103.
– Salih Mirzabeyoğlu, Tilki Günlüğü, 1.Cild, sy: 260)



Ebced ve Rüya Tabiri






