19 Mayis 2012 Cumartesi - 05:18:37
Batının Yıkılışını Seyretmek طباعة إرسال إلى صديق
السبت, 29 يناير 2011 22:28

-Kurtuluşu falcılarda arayan panikataklılar-

Ali Tavşanlı

Batı, batmanın telâşı içinde ne yapacağını şaşırmış durumda… Öyle tuhaf şeyler oluyor ki, insan rüyasında görse inanmaz… İlginç ki, ne ilginç.

Serencamlarıyla ilgili birkaç hususa temas edelim.

KURTULUŞU YILDIZLARDA ARIYORUZ

Sabah Gazetesi işbirliği ile yayınlanan The New York Times Gazetesi’nin 16 Ocak 2011 tarihli sayısında Kevin Delaney bu başlıktaki makalesinde şöyle diyor:

«ABD’de borsanın 1929’daki çöküşünden yalnızca haftalar önceydi. “Wall Street harikası” olarak bilinen astrolog Evangeline Adams, kendi radyo programında, “Down Jones arşa kadar çıkar” demişti.

Ancak genel olarak tahminlere bakacak olursanız, iktisatçıların söylediklerinin de pek tutmadığını görürsünüz. Özellikle 2008’i düşününce. İktisatçı John Kenneth Galbraith, “Ekonomik tahminlerin tek faydası, falcılara itibar kazandırmasıdır” demişti.

İnsanlığın kendisi kadar eskilere giden geleceği görme isteği gücünü hâlâ koruyor. Örneğin piyasadaki son çalkantılardan dolayı bazı finans profesyonelleri beklenmedik mercilere danışıyor. Nitekim Filoridalı borsacı Thomas Taccetta, The New York Times’a, “Bu kadar belirsiz şartlarda bir medyuma gitmenin diğer stratejilerden hiçbir farkı yok” diyor.»

Nev’i şahsına münhasır eski bir istihbaratçımız vardı ve bir zamanlar şöyle diyordu: “ABD küllî irâdedir”…

Bu istihbaratçı şimdilerde de bir gazete de köşe yazarı. Bu cümlesi hatırlatılarak, üstte naklettiğim paragraf kendisine okunsa ne der acaba?

Söyleyecek bir şeyler bulur mutlaka da, söylediği ne ifade eder. El kendi halini doğru şekilde anlatıyor zâten; doğruysa doğru, değilse zırvalıyor demektir ki, zırvada tevil olmaz.

Gelelim bir suikastın dünyada nasıl bir endişe meydana getirdiğine.

Aynı gazetede bir haber analiz. Başlık şöyle

PAKİSTAN’DAKİ SUİKAST DÜNYADA ENDİŞE YARATTI.

Bu endişenin mâhiyetine dair yazılanlar, Batı emperyalizminin içinde bulunduğu ruh hâlini açık şekilde ortaya koyuyor.

Analiz, David e.Sanger’e ait. Haberden bölümler:

«WASHİNGTON – Pakistan’ın en ılımlı siyasetçilerinden birinin bu ay suikaste uğraması, dini ve siyasi çatışmaları silahla yatıştırmayla tanınan bu ülkede ve dünyada şok yarattı.

Ama kamuoyuna Pakistan hükümetini terörizmle mücadeleye adanmış yakın bir müttefik gibi göstermeye çalışan Obama yönetimini asıl sarsan, Pencap Valisi Selman Tasir’in öldürülmesine Pakistan’ın verdiği tepkiydi.

Yüzünde son derece mutlu bir ifadeyle mahkemeye götürülürken destekçileri zanlının üzerine gül yaprakları döktüler.

Ülkeyle sık sık temasta bulunan Amerikalı bir yetkili, “Son birkaç gün içinde olanların hepsi, Pakistan’da hâlâ güç kaybetmekte olduğumuzu gösteriyor. Her kademede sorun yaşıyoruz” diyor.»

Şimdi.

Cezayir, Tunus, Mısır ve en son Yemen halkının ayağa kalkmasını hesaba katarak şu satırlara bakalım. Sanger şöyle devam ediyor:

«İlk kademe açısından suikastın gösterdiği gelişme, ülkenin savaşta olduğu gerçeği. Bu savaş Taliban ve El Kaide’nin faaliyet gösterdiği sınır bölgeleriyle sınırlı değil, tüm ülkeyi kapsıyor.

Pakistan pek istekli olmamasına rağmen Taliban ve El Kaide’ye karşı savaşmayı kabul etmişti. Şimdi savaş, ülke içinde laik bir yönetimi destekleyenlerle köktenci bir rejim yaratmak isteyenler arasında.»

Dönüp Türkiye’ye bakın. İçkici lâiklerin; yaşam alanlarımıza müdahale ediliyor çığlıklarında da bu korkuyu görebilirsiniz.

Fakat.

Batılıların asıl büyük korkusu başka ve korkmakta hakikaten haklılar. Sanger analizine şöyle devam etmiş:

«Pakistan’ın nükleer silahlarının güvenliği ile suikast arasında bir bağ kurulabilir. Pakistanlı yetkililer, yıllardır köktencilerin ülkenin nükleer silahlarını kontrol etmemesi için yoğun bir denetim sisteminin varlığından bahsediyor. Benzer bir sistem hükümet üyeleri ve valileri korumakla görevli.

Görgü tanıklarının ifadelerine göre, Tasir bir pazarın ortasında 20 yerinden vuruldu ve çevredeki diğer korumaların hiçbiri özel polis gücünün üyesi olan 26 yaşındaki Malik Mümtaz Kadri isimli zanlıya ateş etmedi.

Coşkulu taraftarlarının tezahüratlarına tebessümle karşılık veren Kadri’nin güvenlik kontrollerini nasıl geçtiği hakkında kimsenin bir fikri yok. Amerikalı bir yetkili, “Benzer düşüncelere sahib bir koruma görevlisi veya bilim insanının nükleer materyalleri ele geçirmeye karar verdiğinde neler olabileceğini düşünürken duraksamamız gerekiyor” diyor.»

Doğru.

İşleri falcılara kalmış bu panikatak medeniyetinin(!) mensubları duraksamalılar. Ve; düşünmeliler, nerede hata yaptıklarını bulmalılar ve de yol yakınken dönmeliler. Tabiî dönecek zaman ve fırsatları kaldıysa.

Zîra, muazzam bir ricat söz konusu. Habire geriliyorlar. BBC Dış Haberler Müdürü Peter Horrocks feryad ediyor: “EN ÇOK İHTİYAÇ DUYULAN VE ETKİMİZİN BÜYÜK OLDUĞU YERLERDE ODAKLANMAMIZ GEREKİYOR”… Bunu şu sâikle söylüyor. 1932’de kurulan BBC Dünya Servisi, 70 dilde yayın yaparken bunu 32’ye düşürüyor ve İngilizlerin ulusal çıkarlarına ters düşecek şekilde en stratejik ülkelerden çekilmek zorunda kalıyorlar. En çok ihtiyaç duydukları bölgelerde odaklanamıyorlar… Acıdık.

Son ayaklanmalarla ilgili de kararsız ve sersem durumdalar.

Cezayir, Tunus, Mısır, Yemen ayaklanmaları karşısında lâl olmuş dilleri; öylesine bakınıyorlar sanki. Bu durumu Erdal Güven 27 Ocak 2011 tarihli Radikal’de şu satırlarla ifade etmiş ki, doğrudur:

«Polonya’dan başlayarak Doğu Bloku’nun çökmesi ya da Slovenya’dan başlayarak Yugoslavya’nın dağılmasında oynadığı etkin rol akla getirilirse bugünkü edilgenliği daha bir göze batıyor Batı’nın.

Neden peki? Birincisi gafil avlandılar. İkincisi gidenin yerine ne geleceğini kestiremiyorlar. Ve üçüncüsü, ‘Batı dostu’ laik dikta rejiminin devrilmesiyle köktendinci İslâm’ın önünün açılmasından kaygılılar.»

Anlaşıldı herhâlde. GAFİL AVLANDILAR. İSLÂM’IN AYAK SESLERİNDEN KORKUYORLAR… Yâni KÖKLER’i hatırlayan Ümmetin şaha kalktığını görmekten ödleri kopuyor.

Aynı yazıda Güven bakın Tunus Müslümanları’nın Fransa’daki lideri Raşid Gannuşi’den nasıl bir cümle nakletmiş:

“Çoğu zaman kendi kendime ‘Sinan Paşa olmasaydı belki ben şu anda Hıristiyan’dım, hatta tüm Tunus Hıristiyandı’ derim. Türklere ve Osmanlılara çok şey borçluyuz.” KÖKLER…

ŞİZOFREN KİTLELER

Tüm Avrupa bu kâbusu yaşıyor… Yarınımız ne olacak korkusu kitleleri bir cendereye sıkıştırmış durumda. ABD halkı bunun tipik örneği. Aynı tarihli The New York Times’de, İstibaratçı Roger Cohen’in yazdıklarına bir bakın hele:

«… Kazanılması olanaksız iki savaş, Büyük Durgunluk, son üç yılda dört milyondan fazla evin haczedilmesi ve kaygılı orta sınıfın Amerikan Rüyasının gittikçe ulaşılmaz hale gelmesine duyduğu öfke üst üste geldi. Bu ortam, popülizm ve aşırılıkçılık ile onların yapışık ikizi şiddet için neredeyse mükemmel bir üreme alanı sunuyor.

(…)

El Kaide saldırısına uğramasından yaklaşık on yıl sonra, ABD çoğu kez kendi kendisiyle savaşır gibi görünüyor. Bu saldırının faillerinin hayal bile edemeyeceği şey. ABD artık öyle ürkütücü kuruntularla dolu ki eyaletinde kabul edilen göç karşıtı sert yasaya karşı çıkan ve sağlık reformunu destekleyen bir Yahudi kadın (Arizona’dan Temsilciler Meclisi’ne seçilen ilk Yahudi), şiddet hayalleri içindeki dengesiz bir genç adamın hedefi olabiliyor.

Loughner evinde bulunan bir zarfa, “Önceden planladım” yazmış. Belli ki Giffords onun için öcü galine gelmiş.

Bir süre önce, dinsel tutuculuğun merkezi olarak bilinen Oklohoma’daydım. Eyalet nüfusunun yüzde birinden azı Müslüman. Ancak bu durum, seçmenlerin yüzde 70,8’inin Kasım ayında “Eyaletimizi Koruma Kanunu”nu onaylayıp İslami Şeriat kanununu yasaklamasını engellemedi.»

Evet.

ABD kendi kendisiyle savaşıyor. Nevri dönmüş kitleler birbirlerini yumrukluyor. Yüzde birlik bir grubun hâkimiyetine girme psikozunu yaşıyorlar. Bu ne tuhaf bir panik? Anlaşılıyor ki, yolun sonu göründü.

Şimdi sıra, kurtuluşu yıldızlarda arayan panikataklıların yıkılışını seyretmekte. ZULUM ABAD OLMADI, ZALİM BERBAD OLUYOR! 
 
English (United Kingdom)Turkish (Turkiye)Arabic(السعودية)

Üstad Diyor ki:

Üstad Necip Fazıl Rahmetullahi Aleyh buyuruyor: Namaz kılanlar, kendileri de işin içinde, namazın sathında kalanlara acısın. Kılmayanlar da, o satha bile tutunamadan derinliklere girmek palavrasından haya etsin!..
O ve Ben sf/168 -

Kullanıcı Girişi

  • سجل الآن
    *
    *
    *
    *
    *
    (*) Isaretli alanlarin doldurulmasi zorunludur
  • Kimler Sitede

    يوجد حالياً 181 زائر و 1 عضو متصل