“Düşünmek yapmaktır”… İbda Diyalektiği’nin terkibi hükümlerinden olan bu cümlenin hasrından olmak kaydıyla söyleyelim:
Kur’an ve Sünnet bizim mühimmat depomuz’dur ve onlardan beslenerek İbda edilmiş BÜYÜK DOĞU – İBDA Fikriyatı. Bu istikamette “Düşünmek yapmaktır”ın izini takib çabamız, hiç istenilmediği hâlde arenanın göbeğinde yer almamızı gerekli kılıyor. Düşman hoşlanmasa da biz zaruretiz. Ve; daima arenada olacağız. Bu böyle biline.
Ve; “Düşünmek yapmaktır” hikmetinin tesir alanlarını ifşaa lüzum görmediğimiz, görmememiz gerektiği hakikatinden yola çıkarak, sadece karaciğerdeki hareketliliğin işareti olan, olabilen sivilce kabilinden bir nakil:
Erdoğan 'olay yaratan' sözlerini İBDA-C ve Mirzabeyoğlu’ndan alıyor
18 Ağustos 2010, ekleyen Ali Mert
Türkiye’de “siyasal islam”ın köktenci örgütlerinden İBDA-C ve lideri Salih Mirzabeyoğlu, Başbakan Erdoğan’ın son dönemdeki “olay yaratan” sözlerinin esin kaynağı gibi. Başbakan'ın, referandum için TÜSİAD’a “Evet” çağrısı yapıp “aba altından sopa gösterirken” kullandığı, “Bitaraf olan Bertaraf olur” sözleri, İBDA-C’nin eski yayın organı, Taraf dergisinin mottosu idi; “Taraf olmayan bertaraf olur” derlerdi. Dergi ve motto hâlâ yerinde duruyor mu diye bakayım dedim, şimdi iki ayrı dergiye dönüşmüş olduğunu fark ettim: Baran Dergisi (mottosu, “ya bizdensin, ya onlardan”) ve Furkan Dergisi (mottosu, “denizler durulmaz dalgalanmadan”). Baran’ın mottosu eski Taraf’a yakın sayılır! Bunun dışında Altay Derneği, Aylık Dergisi, İBDA Yayınları, Anadolu Haber Günlüğü ve Büyük Asya gibi “dost linkler” de mevcut. İsim değiştirildiği ve “Taraf” adı “dost ve müttefik” başka bir kuruma geçtiği için olsa gerek, artık eski motto yok ama başka bir başbakanlık “esin”ine denk geldim.
Furkan’da, Başbakan’ın son dönemde sarf ettiği bir başka sözün de “İBDA mimarı Salih Mirzabeyoğlu”na ait olduğu şu şekilde belirtilmiş:
• Başbakan internet toplantısında “BIÇAKLA EKMEKTE KESERSİNİZ CİNAYETTE İŞLERSİNİZ” demiş… İBDA-C lideri Salih MİRZABEYOĞLU’nun lâfıdır bu.
• Mirzabeyoğlu savunmasında “Ben bıçak yaparım. O bıçakla isteyen ekmek keser isteyen adam keser” demişti yıllar önce…
•Başbakan’ın Mirzabeyoğlu’nun bu sözünü bilmemesi imkânsız. Aynı argümanı kullanması ilginç… (http:/twitter.com/cengizsemercioğlu)
Bu birkaç satırda, okunması gereken UNSUR ÜSTÜ MÂNÂ idrak edilemezse boşverin gitsin… Ama, unsur üstü mânâ diline âşina olanların, bu satırlardan anladıklarıyla neler yaptıkları, yapabilecekleri ehline âşinadır. DEVAM İNŞALLAH.
HADİSELER, ZAMAN’IN RUHUNDA KÖK’LERİYLE İŞTİBAK HALİNDE.
İştibak: Örülme, örgülenme. Karışma, birbirine geçme.
Kaynak: http://www.furkandergisi.com/index.php/tr/furkan-dergisi
Öte yandan, İBDA-C çevresi referandumda da “Evet” diyormuş. “Dost linkler” arasında yer alan “Büyük Asya”da ise sert bir şekilde “Hayır” denmiş. Furkan’ın “Evet” gerekçelendirmesi bir hayli ilginç:
Basit itiş kakışların fikir nisbetimize halel getireceğini iddia edebilecek kim var ki? Bu garantili tavır içinde, KAZ GİBİ olmamak şartıyla maslahatları gözetici olmak politikamız gereğidir ve bu gereklilik asla özümüzü törpüleyici bir hâl ifade etmez, etmemelidir.
“Küfrün kaynağını bilmeyen hakîki îmana eremez”, hikmetinden mülhem söyleyelim: Şu veya bu maslahata binâen şu veya bu yanlışa düşenlerin, her şeyden önce hamlelerindeki nefs atraksiyonlarına dikkat etmeleri zarurîdir. Hiçbir îzâhın tutarlı olmaması hâlinde; canım böyle istedi kolaycılığı ile mevzuu geçiştirmek, hâliyle dava adına suç teşkil eder. Ve; bu tür suçların artması ideolojik sapmaları beraberinde getirir.
Bu ve buna benzer düşüncelerin gereği olarak, zaman ve mekân analizlerinden yola çıkarak, referandum tercihimizin EVET olduğunu rahatlıkla söyleyebiliyoruz. Zîra “zıplamak”la, “Su gibi keyfiyete mâlik olmak” arasında dünyalar kadar fark olduğunu bilenlerdeniz. Sühunetle yol almanın biraz da fikrin letâfetine bağlı olduğunu azda olsa idrâk edenlerdeniz. Bu sebeble, ne yaptığımızın farkında olarak yol alma gayretimiz, bu sefer de inşallah yanılmadığımızın teminatıdır.
Bugüne kadar millet aleyhine birikmiş kanunların, eksik bir hamleyle de olsa tepelenecek olması, tepeleyenler şahsında milletin kazancı olarak tecellî edecektir. Bundan kuşkumuz yok. Bu sebeble, şu veya bu eksikliği bahane göstererek hayır demenin tutarlı bir mânâsı olmadığına inanıyor; EVET diyoruz.
Kaynak: http://www.furkandergisi.com/index.php/tr/furkan-yazilari/1095-referandum-oyumuz-evet






Google
Facebook
Twitter
Myspace
Yahoo
del.icio.us
Blogger
Rain Concert




