Wednesday
Feb 08th
Text size
  • Increase font size
  • Default font size
  • Decrease font size
Anasayfa

Meğer Mini Etek Gelmiş...

إرسال إلى صديق طباعة

"Yazık bize...

İspanya’ya Madrid’e maça gitmesem, Avrupa’daki mini etek modasından bile haberdan olmayacaktım...

Madrid’e indik bir de ne göreyim... Genç kızlarda, kadınlarda, orta yaşlı hanımlarda bir mini etek modası almış başını gitmiş ki sormayın...

Aval aval bakınmaktayım...

Çünkü Türkiye’de artık böyle modalar yoktur ve olamazlar...

***



Hayır mahalle baskısının güçlü olduğu, Fatih’ten, Üsküdar’dan, Sultanbeyli’den bahsetmiyorum...

Oralarda tamamamen muhafazakâr bir tarz var biliyorum...

mesele o değil...

Mesele şehrin göbeğinde, Nişantaşı’nda, Etiler’de, Ankara Kızılay’da Tunalıhalmi’de artık mini etek modasının görülmeyecek olmasıdır...

Muhafazakârlaşma öyle bir noktada ki, moder giyim de kapalılaşıyor...

Etek boyları zorunlu olarak uzuyor...

Psikolojik muhafazakârlaşma baskısı, dekoltelteleri sınırlıyor, in modaları es geçiyor, modernlik sadece etek giymek, başı açık gezmekten ibaret bir hal alıyor...

Buna Nişantaşı’nın muhafazakârlaşması veya sıkı sıkıya örtünmesi denir ki, bu durumu ancak bir Avrupa ülkesine gittiğinizde fark edersiniz...

Bir zamanlar Avrupa modasının Türkiye’de aynı gün, aynı ay, bazen aynı saatten yayıldığını bilenler artık modayı izlemek için, Avrupa’ya gidecekler...

Tabii bu krizden gidecek paraları ve olanakları varsa...

Hazin bir hüzün vardı Madrid’de üzerimde..." (Reha Muhtar, 01.04.2009, Vatan)

 

Herkesin bir derdi var durur içerisine, diye bir şarkı var… Reha Muhtar’ın içindeki dertte bayağı acıklı bir dert; BAYAĞI…

Adamın tuzu kuru, keyifler keko, eh derdi de tabiî olarak mini etek derdi olacak… Fakat Muhtar aslında bize güzel bir şey hatırlatıyor; GELEN İSLÂM’dır, durdurulamaz, engellenemez…

Muhtar’ı da rahat edeceği mini etekliler memleketinde rahat bırakırız, merak etmesin… İlginç olan şu; dünya kan revan içinde, ekonomik kriz, küresel ısınma felâketleri kapıda iken, adam ne kadar rahat şekilde böylesine boş işlere temas edebiliyor ve bir gazete de kendisine yarım sayfa yer ayrılıyor… Kimbilir kendisi ne kadar ciddi şeyler söylediğini zannediyor ve düşünüyordur?.. Dünya işte!...

 

Üstad Diyor ki:

Üstad Necip Fazıl Rahmetullahi Aleyh buyuruyor: Namaz kılanlar, kendileri de işin içinde, namazın sathında kalanlara acısın. Kılmayanlar da, o satha bile tutunamadan derinliklere girmek palavrasından haya etsin!..
O ve Ben sf/168 -
English (United Kingdom)Turkish (Turkiye)Arabic(السعودية)

Kullanıcı Girişi

  • تسجيل دخول
  • سجل الآن
    Registration
    *
    *
    *
    *
    *
    Fields marked with an asterisk (*) are required.
  • Site İçi Arama

  • Search
  • Kimler Sitede

    يوجد حالياً 112 زائر و 2 عضو متصل

    Furkan Dergisi -Arşiv-

    Esatir ve Mitoloji
    Salih Mirzabeyoğlu'nun 56. Eseri Esatir ve Mitoloji "Güneş ve Ay"
    Reklam
    Furkan
    Furkan Dergisi Forum hizmete girmiştir.. http://www.forum.yenifurkan.com
    Reklam