|
Monday, 04 May 2009 07:14 |
Ankara Gazi Üniversitesi Fikir Sanat Kulübü tarafından, Genel Yayın Yönetmenimiz Saadeddin Ustaosmanoğlu’na okullarında konferans vermesi teklif edildi. Mayıs ay’ı olması hasebiyle Üstad Necip Fazıl Kısakürek’i anma vesilesi çerçevesinde “Necip Fazıl ve Büyük Doğu Fikriyatı” isimli konferans teklifi, Ustaosmanoğlu tarafından kabul edildi. Bu çerçevede, organizeyi gerçekleştiren Fikir Sanat Kulübü, önce dekanlıktan, sonra da rektörlükten konferans konusunu ve konferansçıyı teyid ettirdi.
Gerekli çalışmalar yapıldı, altyapı hazırlandı, afişler ve davetiyeler okul tarafından basıldı... 7 Mayıs olarak belirlenen tarih beklenmeye başlandı...Fakat...Hazırlığın duyuru kısmını ilgilendiren afiş asma ameliyesinin (29 Nisan) bir gün sonrasında ortalık karıştı... Fikir Sanat Kulübü Başkanı Rektörlüğe çağırılarak uyarıldı, hâlbuki izni veren kendileriydi; ne oldu? 
Birileri devreye girerek özerk olduğu iddia edilen üniversiteye müdahale ediyor, Genel Yayın Yönetmenimizin konferansını engelliyor. Afişler sanki bir şeyleri fâş etmişti.Açığa çıkanın ne olduğu da tabiî olarak anlaşıldı, engelleyenler şöyle diyorlardı: “Salih Mirzabeyoğlu’nun Necip Fazılla ne ilgisi var?”Bu soru, Ustaosmanoğlu’nun Büyük Doğu-İbda Fikriyatını benimsemiş olmasına nisbetle soruluyordu. Şunu demek istiyorlardı: Ustaosmanoğlu İbda’cı ve Salih Mirzabeyoğlu’nun fikirlerini savunuyor, Necip Fazıl’ı anlatmasına müsaade etmeyiz!Bir bilim (!) yuvasından böylesine inciler; ne garib... Hani terör olmasın, demokratik demokratik konuşalım tartışalım deniliyordu ya! Ne oldu? Konuşalım işte, tartışalım.Biz size, Büyük Doğu’ya nisbetle, Yürüyen Büyük Doğu’nun ne mânâya geldiğini, Necip Fazıl’a nisbetle, Yaşayan Necip Fazıl Salih Mirzabeyoğlu’nun kim olduğunu dilimiz döndüğü kadar anlatalım, sizlerde ilimsel-bilimsel tezlerle muhalefet edin; bunun ne zararı olabilir ki?.. Üstelik bir bilim ocağında...
Tabiî bu ülkede işler böyle yürümüyor... Hazreti Ali Kerremallahu Vech’nin, “HAKİKATİ ÖĞREN SÖYLEYENİ SONRA ÖĞRENİRSİN” hikmetine kim kulak kabartıyor ki?.. Kimin söylediği değil ne söylediğine bakılmalı değil mi!.. Hakikat velev ki düşman addettiklerimizden sûdur etsin, kabul etmeyecek miyiz?..Tabiî işin bir de terör tarafı var... Yani, Ustaosmanoğlu 28 Şubat’çıların hainliklerine mâruz kalmış, Furkan Dergisi’nin Genel Yayın Yönetmenliğini yaptığı dönemde 18 sene cezaya maruz bırakılmıştır. Ve, Salih Mirzabeyoğluyla Medrese-i Yusufiye’de 7 senesini doldurmuştur... Demek ki terörist!Şimdi çıkıp da, Gazi Üniversitesi’nin konferans salonunda bu terörist bir lâf edip devleti ya yıkarsa?.. Öyle ya, terörist! Belli mi olur!İşin şakası bir yana, şu anlaşılmalı artık; bu ülke batılılarca gizli işgale mâruz kalmış bir ülkedir ve bitmeyen kurtuluş savaşı hitama erdirilmelidir... Anlıyoruz ki, birileri bu memleketin ruhuna has yerli düşünceden hazzetmiyorlar ve de ürküyorlar... Bunun zevki de bize yeter.Konferansı iptal eden rektörlüğe kızmıyoruz hâliyle... Şartların ne gerektirdiğini bilmediğimiz için çok şey söyleyemeyiz. Ama bir şey söyleyeceğiz sayın rektöre, her şey içinde olacak. Kendisine Mütefekkir Salih Mirzabeyoğlu’nun eserlerini hediye edeceğiz... İlim adamı sıfatına uygun davranacağından emin olduğumuz için de, lûtfederlerse Furkan Dergisi olarak birkaç cümleyle cevab vermesini bekleyeceğiz...Esenlikler diliyoruz.“Biz bu işin satrancını bileniz” diyen Mütefekkire müteşekkiriz... Gerisi tiyatroya tâbi! |