“Küfrün kaynağını bilmeyen hakîki îmana eremez”, hikmetinden mülhem söyleyelim: Şu veya bu maslahata binâen şu veya bu yanlışa düşenlerin, her şeyden önce hamlelerindeki nefs atraksiyonlarına dikkat etmeleri zarurîdir. Hiçbir îzâhın tutarlı olmaması hâlinde; canım böyle istedi kolaycılığı ile mevzuu geçiştirmek, hâliyle dava adına suç teşkil eder. Ve; bu tür suçların artması ideolojik sapmaları beraberinde getirir.
Bu ve buna benzer düşüncelerin gereği olarak, zaman ve mekân analizlerinden yola çıkarak, referandum tercihimizin EVET olduğunu rahatlıkla söyleyebiliyoruz. Zîra “zıplamak”la, “Su gibi keyfiyete mâlik olmak” arasında dünyalar kadar fark olduğunu bilenlerdeniz. Sühunetle yol almanın biraz da fikrin letâfetine bağlı olduğunu azda olsa idrâk edenlerdeniz. Bu sebeble, ne yaptığımızın farkında olarak yol alma gayretimiz, bu sefer de inşallah yanılmadığımızın teminatıdır.
Bugüne kadar millet aleyhine birikmiş kanunların, eksik bir hamleyle de olsa tepelenecek olması, tepeleyenler şahsında milletin kazancı olarak tecellî edecektir. Bundan kuşkumuz yok. Bu sebeble, şu veya bu eksikliği bahane göstererek hayır demenin tutarlı bir mânâsı olmadığına inanıyor; EVET diyoruz.





Google
Facebook
Twitter
Myspace
Yahoo
del.icio.us
Blogger
Rain Concert




