|
Şahid olduğumuz bir şey var ki, bizi gerçekten şaşırttı. Doğru veya yarı doğru tevil yapma niyetimizi bile sıfırladı. Bu sebeble tevîle kaçmadan, direkt kendisinden öğrenme niyetiyle, burada alenî olarak ifâde ediyoruz.
Enes Mollaoğlu
This e-mail address is being protected from spambots. You need JavaScript enabled to view it
Medyatik olmanın hoş olan yanları olduğu gibi, getirdiği riskler de vardır. Nefsin atraksiyonlarına zaman zaman ulu kişilerin de mukavemet edememesi hakikatinden yola çıkarak, her daim kendimizi kontrol altında tutmanın derin hesabı içinde olmalıyız… Hesabı içinde değil, özellikle “derin hesab”ı içinde diyoruz. Zira bu yol, inceler incesi bir yol; bu sebeble, şeytan ve şeytanîleşmiş olanların gözü kulağı daima bu yolun istikameti üzerinde olanların üstündedir. Dolayısıyla… Ahmed Hocaefendi de, bu istikamet çizgisinde azim ve kararlılıkla yürüdüğünden, gizli ve açık düşmanlar sürekli kendisine mukavemet etmektedirler… Farkında olmadığına ihtimâl veremeyiz. Bu farkındalığın gereği olarak yapıp ettiklerine, şu veya bu şekilde doğru veya yarı doğru teviller getirmemiz mümkün; yanılmamız da... Fakat... Şahid olduğumuz bir şey var ki, bizi gerçekten şaşırttı. Doğru veya yarı doğru tevil yapma niyetimizi bile sıfırladı. Bu sebeble tevîle kaçmadan, direkt kendisinden öğrenme niyetiyle, burada alenî olarak ifâde ediyoruz. “Neden kendisine sormayıp da, burada yazıyorsunuz?” diyenlere peşinen cevab vermiş olalım; telefonlarımıza çıkmıyor, bizle görüşmekten imtina ediyor (nedenini kendisine sorabilirsiniz). Soru, kestirme şekliyle şu: Ahmed Hoca, çıkardığı Ârifan Dergisi’nin merkezine, Mustafa Kemal’in resmini neden astırdı?.. Bu soru kendisine sorulan Mustafa Özşimşekler Hoca, neden bu ameli savundu?.. Maarifet ehli olmayışımız, siyaseti beceremeyişimiz sebebiyle anlayamadığımız bir durum varsa şayet, bilelim… Veya, Ahmed Hoca’nın olanlardan haberi yoksa, onu da bilelim; ki hem suizan yapmamış olalım, hem de kendisi, etrafında dönen dolapların mahiyeti hakkında bilgi sahibi olsun. Hüsnü niyetimizin ifadesi olan bu sorudan kimse malzeme çıkarmaya kalkmasın! Çıkaranlara şapka çıkaracak değiliz. Galib olan Allah’tır. Furkan Dergisi, s. 33 |