İbrahim Çalekli
This e-mail address is being protected from spambots. You need JavaScript enabled to view it
Ahlâk mevzuunda hiç kimse muhalif bir söz etmeye yanaşmaz ama, ahlâkî davranış sözkonusu olduğunda da kimse hizaya girmez. Ahlâklı olmak daha çok pratikle kendini gösterir… İnandığınız dünya görüşüne nisbetiniz doğruysa ahlâklısınız demektir. Bugün izini kaybettiğimiz konuların başında gelir ahlâk… Değeri yoktur. Hatta ahlâklı olmaya çalışanlara ilk etapda, aptal, saf gibi yakıştırmalar yapılır. Şâyet malı götürecek bir pozisyonda iseniz, buna rağmen ahlâkî davranıp kendinize, inancınıza ters düşmüyorsanız uzaydan gelmiş bir mahlûk zannedilebilirsiniz. Aslında, kısa vâdede menfaat devşirme niyeti ile bu düşüncelere meyledenler, uzun vadede neler kaybettiklerini katiyen hesab edemezler. “Bin veresiyedense bir peşin” hesabıyla kısa vâdeyi uzun vâdeye tercih edenler, aslında kısa vadede de kâr etmediklerini idrak edebilseler böyle bir teşebbüste bulunmazlar. Kâr’ı reddetmenin değil, haksız kâr’a yönelmenin rûhî dengeyi bozduğunu anlamak az bir çabayla mümkün değil. Bu mânâda anlayışsız olanlar, kısa vâdede kâr peşine düşdüklerinden, her geçen gün kaybetmiş olarak ellerine tutuşturulmuş elma şekerini yaladıklarını fark edemiyorlar. İdeolojik mevzuya tatbik edildiğinde fevkalâde mühim bir yer bulur bu mevzu. Ve fakat, çoğu zaman mücadelenin hay huyu içinde pek hatırlanmaz. İktisat ve ahlâk, siyaset ve ahlâk vs. meselelerde bir türlü derinleşememenin temelinde bu meselenin yattığını anlamayanlar, kap kaççı zihniyetiyle ancak karanlıkta el yordamıyla bir şeylere temas ettiklerini anlamalılar. Bu satırları Abdullah Öcalan’ın ahlâk konusunda söylediklerine binâen yazdık. Şöyle diyor: “Türkiye’de de ortam, koşullar müsait. Bu paradigma etrafında bütün sol, demokrat, sosyalist, liberal hatta demokrat samimi dindar kesimler bir araya gelirlerse milyonları harekete geçirebilirler, çok da başarılı olurlar. Sol metafizik konusunda da biraz daha esnek olmalıdır. Bununla bağlantılı olarak ahlâkın toplumsal yaşamdaki rolünün ne kadar önemli olduğu ortadadır. Bu anlamda metafizik alan sadece milliyetçi ve muhafazakâr kesimin tekeline bırakılmayacak kadar önemli bir konudur.” Evet… Öcalan çok önemli bir konuyla çıkıyor mensublarının karşısına… Bu mesele bizim yıllardır ısrarla tekrarladığımız bir mevzudur ve neredeyse tarih boyunca Müslümanların en önemli mevzuu olarak yaşana gelmiştir. Ama, bugün görünen o ki, ne Müslüman’da, ne de dışımızdakilerde bu mesele prim getirici değildir. Günlük hesablar peşinde koşan küçük insanlar hâline gelmenin ızdırabını nasıl çektiğimizin bile farkında değiliz. Her kesimin ahlâklıları daha gayretli olmak zorunda. Önce fikir, sonra gerektirdiği ahlâk… Bu olmazsa insan olarak, insanî olarak yaşamak mümkün değil. Habire yazmak, habire konuşmak bir şey değiştirmiyor. “Bildiklerinizi yaparsanız Allah size bilmediklerinizi öğretir” hikmetinden ilhamla amelin keyfiyet yüklü olanına tâlib olmalıyız ki, zamanı kolaylıkla tasarruf edip mekânı güzel şekilde donatalım. Kalem ve kelâm gevezeliği bir yere kadar.





Google
Facebook
Twitter
Myspace
Yahoo
del.icio.us
Blogger
Rain Concert




