Sunday
Feb 12th
Text size
  • Increase font size
  • Default font size
  • Decrease font size
Anasayfa Yeni Furkan Yorum İtip Kakılan Generaller ve İşin Zevkini Çıkaranlar

İtip Kakılan Generaller ve İşin Zevkini Çıkaranlar

E-mail Print
 

 

İtilip kakılan generaller dedikse, kimse bundan bir mazlumiyet mânâsı çıkarmasın. İşledikleri suçlara binâen hukuk önünde itilip kakılıyorlar. "Her zaman papaz pilav yemez" diye bir tekerleme vardı eskiden; bilenler bilir. O hesab, şimdide baklava çalan çocuk değil de milletin camisini bombalayarak yollarına devam etmek isteyen generaller itilip kakılıyor; yargılanıyor.

Ama, işin bir de başka tarafı var. Bu işin zevkini çıkaran birileri var. Hürriyet, adalet adına yaptıklarını iddia ediyorlar. Kalblerini açıp bakıcı değiliz tabiî. Bu sebeble zâhirî olarak yapıp ettiklerine şöyle bir temas edelim istedik.

"Hayırlı korku" diye koymuş yazısının başlığını 24 Şubat 2010 tarihli Taraf Gazetesi'nde Yasemin Çongar. Yazının bütününden anlaşılan o ki, olup bitenlerin müthiş zevkini çıkarıyor Çongar. Yakın zamanda Amerikalı kocasının CIA ajanı olduğu konuşulmuş, yazılmışdı. İnkâr etti vs. Üzerinde durduğumuz konu bu değil. Zamanla her şey açığa çıkıyor nasıl olsa.

Meseleye, eski Genelkurmay başkanı Yaşar Büyükanıt'ın kendi eliyle yazdığı 27 Nisan muhtırasına temasla başlıyor, şöyle devam ediyor: "... Büyükanıt'ın Bila'ya söyledikleri, 27 Nisan muhtırasını bizzat kaleme aldığını adeta övünerek kabul etmiş olan emekli generalin, birdenbire ziyadesiyle korktuğunu gösteriyordu. Temelinde "suç varsa, cezası da vardır" kabulü olan bir korkuydu bu. Generallerimiz için yeni ve memleketimiz için "hayırlı" bir korkuydu.Bu korkuyu fark ettiğinizde, yani Büyükanıt'ın toplumun zekâsıyla alay edercesine söylediği sözlerin, "ceza korkusu" ile sarf edilmiş desansif cümleler olduğunu kavradığınızda; eski Genelkurmay Başkanı'na kızamıyordunuz bile. Büyükanıt, "27 Nisan'a muhtıra diyenler ya muhtıranın anlamını bilmiyorlar veya 27 Nisan bildirisini okumamışlar. 27 Nisan bir muhtıra değildir. Cumhurbaşkanlığı seçimine müdahale değildir" diyordu; siz bu laf ebeliğine hiddetlenemiyordunuz."

Çongar Büyükanıt'a acıma duygusuyla yaklaşıyor ki, haklı. Dün yaptıklarını bugün hangi sâikle inkâr ettiği belli ve bu belli oluş zavallılığının alâmeti. Adeta Çongar, Büyükanıt'a; ne oldu, hani dün kahramandın, şimdi niye korkmaya başladın, diyor.

Devamı: "Bu suçları işlemiş olan generaller belki de ilk kez korkuyorlar. Ve bu suçlara yeltenme potansiyeli taşıyan diğer subaylar sanırım ilk kez bu kadar çekiniyorlar. Sadece darbe yapmak değil artık çok daha zor olan; darbe planı hazırlamak da zor, mıhtıra yazmak da zor..."

Çongar, Türkiye'deki değişimin en tipik ifadesi olarak da, İlker Başbuğ'un bir kelime için lugata baktığını anlatarak ifade etmeye çalışıyor; şöyle: "Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ geçtiğimiz günlerde Habertürk'e verdiği mülakatta, "değişim" kelimesi ile arasındaki mesafeyi kanıtlayan bir itirafla, kelimenin anlamı için sözlüğe baktığını anlatıyordu. Değişimin ne olduğunu kavramakta zorluk çeken herkese tavsiyem, Büyükanıt'ın Bila'ya açıklamalarını okuması... O açıklamalardaki, "suçlanabilirim, cezalandırabilirim, bana dokunabilirler" korkusu Türkiye'de yaşanan değişimin en veciz ifadesi zira."

Evet... Bir şeyler oluyor Türkiye'de. İsterdik ki, olup bitenlerin temelinde tümüyle yerli bir kuvvet olsun. Ama öyle değil. Neden mi? Düne kadar hangi hükümet ordudan bir teğmene bile laf söylese iktidardan indirilmezdi. Şimdi generallere dokunan hükümetin elinde silah var mı ki, korkuyorlar kendilerinden...

Herşeye rağmen güzel şeyler oluyor. Birileri işin zevkini çıkarırken, bizler geleceğin hesabına odaklanalım. Mümin feraseti!..

 

Üstad Diyor ki:

Üstad Necip Fazıl Rahmetullahi Aleyh buyuruyor: Namaz kılanlar, kendileri de işin içinde, namazın sathında kalanlara acısın. Kılmayanlar da, o satha bile tutunamadan derinliklere girmek palavrasından haya etsin!..
O ve Ben sf/168 -
English (United Kingdom)Turkish (Turkiye)Arabic(السعودية)

Kullanıcı Girişi

  • Login
  • Create an account
    Registration
    *
    *
    *
    *
    *
    Fields marked with an asterisk (*) are required.
  • Site İçi Arama

  • Search
  • Kimler Sitede

    We have 125 guests online

    Furkan Dergisi -Arşiv-

    Esatir ve Mitoloji
    Salih Mirzabeyoğlu'nun 56. Eseri Esatir ve Mitoloji "Güneş ve Ay"
    Reklam
    Furkan
    Furkan Dergisi Forum hizmete girmiştir.. http://www.forum.yenifurkan.com
    Reklam