23 Mayis 2012 Çarsamba - 02:18:57
DGM Meğerse Mirzabeyoğlu ile İlgili Suç Delili Bulamamış Print E-mail
Tuesday, 18 October 2011 21:45

 

 


Hiçbir delil bulunmamasına rağmen yazdığı kitaplarla örgüt üyelerini yönlendirdiği iddiasıyla ömür boyu hapse mahkûm edilen Salih Mirzabeyoğlu yargılamasındaki hukuk katliamını gözler önüne seriyoruz. 2000 yılında Salih Mirzabeyoğlu’na idam cezası veren İstanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi’nin (DGM) verdiği karardan sadece 2 yıl önce, 1998 yılında Adana Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü bir soruşturma ile ilgili gönderdiği yazıda, Salih Mirzabeyoğlu’nun kitap yayıncısı olduğunu ve hakkında herhangi bir suç unsurunun tespit edilmediğini belirttiği ortaya çıktı

 

 

HER ŞEY YAVUZ’UN

İFADESİYLE BAŞLADI

 

1995 yılında Gaziantep’te öğrenci eylemlerinde gözaltına alınan Ramazan Yavuz isimli şahsın beyanında talimat aldığı kişinin kamuoyunda Salih Mirzabeyoğlu olarak bilinen Salih İzzet Erdiş olduğunu iddia etmesi üzerine, Adana Cumhuriyet Başsavcılığının Salih Mirzabeyoğlu hakkında ön soruşturma başlattığı ifade ediliyor. Soruşturmayı yürüten Adana Cumhuriyet Savcısı Mehmet Süslü iddiayı destekleyecek somut bir done elde edememesi üzerine başta İçişleri Bakanlığı olmak üzere dönemin İstanbul ve Konya DGM’lerine yazı yazdığı belirtiliyor. Konya DGM’den gelen cevap yazısında, Mirzabeyoğlu’nun İstanbul’da yaşadığı ve yayıncılıkla uğraştığını belirtirken, İstanbul DGM’den gelen yazısında şok edici ifadeler yer alıyor.

 

ÖRGÜT YÖNETİCİSİ DEĞİL YAYINCI

 

Belgede; İstanbul DGM, Salih Mirzabeyoğlu ile ilgili herhangi bir delil bulunmadığını belirtiyor. Çocuklarını okula bırakırken yaka paça gözaltına alınıp 2000 yılında 6 nolu Devlet Güvenlik Mahkemesi tarafından idam cezasına çarptırılmasından sadece 2 yıl önce İstanbul DGM’nin gönderdiği cevap yazısında Mirzabeyoğlu’nun yayıncılıkla uğraştığı ifade edilirken, “Dosyanın içeriğine göre sanığın İstanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi’nin yetki alanına giren bir eylemi tespit edilememiştir” deniliyor.

 

YETKİSİZLİK KARARI ÇIKTI

 

Mirzabeyoğlu’nu suçlayıcı herhangi bir bulgu bulunamaması üzerine Adana Cumhuriyet Savcısı Mehmet Süslü yetkisizlik kararı vererek dosyayı Adana DGM’ye gönderiyor. Süslü hazırladığı yetkisizlik kararında özetle şu ifadelere yer veriyor: “Adana Devlet Güvenlik Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığının sanığın hakkında yetkisizlik kararının yazıldığı şekilde delil elde edilememişse takipsizlik kararı verme olanağı bulunduğu gibi dosya içeriğine göre sanığın İstanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığı yetkisi alanına giren bir eylemi de tespit edilememiştir. İçişleri Bakanlığı’nın dosya içerisinde 3 Mart 1998 tarihli yasasında bu sanığın İstanbul’da yayınlanan yasal dergilerdeki faaliyetleri yasadışı örgüt üyesi ve yöneticisi olduğunun delili olamaz.”

 

NE DEĞİŞMİŞTİ?

 

Birbiri ile yazışan iki mahkemenin Mirzabeyoğlu hakkında herhangi bir suç unsuruna rastlamamasına rağmen, yazışmadan kısa bir süre sonra 6 nolu DGM’de açılan davada Mirzabeyoğlu’nun eli kanlı bir örgüt lideri gibi gösterilmesi dikkat çekici bulunuyor.

28 Şubat dönemi cunta medyasının asparagas haberlerinin gölgesinde görülen İBDA-C yargılamaları ile ilgili Akit’e konuşan davanın hakimi Metin Çetinbaş, ‘o dosyada yüzde yüz hata yapılmadı denilemez, hakimler de hata yapabilir’ şeklinde konuşması ise yargılamanın nasıl yapıldığını, kararların nasıl alındığını izah ediyor.

 

 

Murat Alan / Yeni Akit / 19.10.2011

 
English (United Kingdom)Turkish (Turkiye)Arabic(السعودية)

Üstad Diyor ki:

Üstad Necip Fazıl Rahmetullahi Aleyh buyuruyor: Namaz kılanlar, kendileri de işin içinde, namazın sathında kalanlara acısın. Kılmayanlar da, o satha bile tutunamadan derinliklere girmek palavrasından haya etsin!..
O ve Ben sf/168 -

Kullanıcı Girişi

  • Create an account
    *
    *
    *
    *
    *
    (*) Isaretli alanlarin doldurulmasi zorunludur
  • Kimler Sitede

    We have 76 guests online