Friday, 15 May 2009 09:44
Kemalat ehli nazarında edebin edepsizlik ifade ettiği haller vardır. İnceler incesi yolun kaidelerine nisbetin zayıf olduğu noktalarda, nüansların ayırt edilmemesinden doğan büyük edebi felaketler zuhur eder. İç alem düzenindeki dengeyi kuramama hali, “hal”in perişanlığına, dolayısıyla edep tavrı içinde edepsizliğe, nezaket davranışı yeltenişinde nezaketsizliğe yol açar… Ehlullah sözüdür:« “Kabalıktan geçip Hakka gidelim, Cemâli bâ kemâle seyredelim.”Bu işleri anlamak kabalıktı. İnsan kendi kârının düşmanıdır. İnsan niye kabalık yapıyor?... İnsanın ince anlayışı olması lazımdır. Dünya işlerinde kaba olunsa zarar etmez, ancak; din işlerinde ince olmalıdır. Amma…Büyük şeyh Efendiye manevi bir heyet gelip bir risale yazmasını söylediklerinde O: “Benim fasih lisanım yoktur” buyurmuştur. Bunun üzerine ona:“Kabalıktan geçip Hakka gidelim, Cemâli bâ kemâli seyr idelim.”denilmiştir.Buradaki kabalık, yukarıda bahsettiğimizden başka bir kabalıktır. Mevla Teala cümlemize kabalık gerektiği yerde kabalık, incelik icabettiği yerde incelik yapmayı nasip etsin.» —Risale-i Kudsiyye Açıklaması 1.cild sf.448— Mahmud Ustaosmanoğlu Efendi HazretleriÖz’e temas edildiğinde anlaşılır ki, “kabalıkla geçip-le”, “kabalıktan geçip” arasında fark yoktur. Nereden ve nasıl baktığınla alakalı hikmet… Bu hikmet gözü tasfiye edildiğinde nezaket tavrıda kabalıktan bir şûbe haline gelir. “zevkten meydana gelen manayı kelam nasıl anlatsın?”; anlaşılıyor ki, bir şeyin aynı, aynı değildir… Baktığın gördüğün değil… Tersi de şu; “Suretler olmadan manalar anlaşılmaz!” ; anlaşılıyor ki, bir şeyin aynı, aynıdır… Baktığın gördüğündür…Ehlullah’ın “dünya işlerinde kaba olunsa zarar etmez” sözünü, bildik kabalığa hamledenlere de herhalde anlatılacak bir şey yok!..