Saturday
Feb 11th
Text size
  • Increase font size
  • Default font size
  • Decrease font size
Anasayfa Tasavvuf İstidrâc ve Kerâmet

İstidrâc ve Kerâmet

E-mail Print

İstidrâc altın’ı sevmektir, kerâmet taş’la altın’ı müsavî bilmek... En büyük keramet istikamettir, denilmesindeki sebeb, ömür müddetince önümüze çıkan nefsî aldanışlara boyun eğmeyişimizdendir. Kolay değil... Bir değil beş değil, binlerce, milyonlarca nefsanî istek ve arzuya mukavemet edilecek... Bu, idrak’in eksikliği hâlinde mümkünü olmayan bir şeydir...

Dünya hayatına aldananlara nimet verilmiştir ama bu nimetin istidrâc kâbilinden olduğu o gafil kişilere idrak ettirilmemiştir. Zira onlar nimetin kadrini bilmemişler, nimet verene de vefasız davranmışlardır. Hamd ve şükrün hakkını vermedikleri gibi, aldırış da etmemişlerdir.

Rûhul Beyan tefsirinde şöyle denilmiştir:

«Allah-u Teâlâ buyurdu: “Âyetlerimizi inkâr edenlere gelince, biz onları, bilemeyecekleri yönlerden derece derece düşüşe yuvarlayacağız.” (A’râf sûresi, 182. âyet-i kerîme.)

“Bu sözü yalanlayanı bana bırak. Onları bilmedikleri yönden derece derece azaba yaklaştıracağız.” (Kalem sûresi, 44. âyet-i kerîme.)

Sehl-i Tüsteri Kuddise Sırruhu bu âyet-i kerîmenin mânâsında şöyle buyurdular: Biz onlara bolluk ve nimetlerle mühlet veririz; bu nimetlerle şükrü unuttururuz. Onlar nimete yapışıp mün’imi (nimet verici) unutunca yakalanıp hesaba çekilirler.

Ebü’l Abbas İbni Ata Hazretleri de şöyle buyurdular: Onlar ne zaman bir hata işleseler; biz onlara nimetlerimizi yenileriz ve böylece onlara bu hata ve günahtan dolayı istiğfarı unuttururuz.

Akıllı kişiye düşen, dünyanın ziynet ve süslerine asla aldanmamasıdır. Allah’dan başka hiçbir şey ile sevinmemelidir. (Dünyanın taşı ve altını insanın gönlünde müsavi olmalıdır.) Muhakkak ki, Allah’ın dışında olan her şey bâtıldır, rezâlettir. Geçici rezâletlerle mağrur olmak ve onlara aldanmak, kemâl olan aklın, olgun olan anlayış ve irfanın yapabileceği bir kâr değildir.»

Bu hakikatlere rağmen yoklayalım nefsimizi; bakalım ne diyor?

Ama... diyerek tevil kapısını aralayan nefsin; asla, katiyen, mümkün değil diyerek yaptığı, yapacağı girizgah’ın ne ucu vardır ne de bucağı... Dünya böyle bir imtihan alanı... Alanı da var satanı da... Satanlar kazandı... Alanlar aldandı.

İstidrâc’ın aldatıcılığından Mevlâ’ya sığınmalıyız vesslâm!

 

Üstad Diyor ki:

Üstad Necip Fazıl Rahmetullahi Aleyh buyuruyor: Namaz kılanlar, kendileri de işin içinde, namazın sathında kalanlara acısın. Kılmayanlar da, o satha bile tutunamadan derinliklere girmek palavrasından haya etsin!..
O ve Ben sf/168 -
English (United Kingdom)Turkish (Turkiye)Arabic(السعودية)

Kullanıcı Girişi

  • Login
  • Create an account
    Registration
    *
    *
    *
    *
    *
    Fields marked with an asterisk (*) are required.
  • Site İçi Arama

  • Search
  • Kimler Sitede

    We have 197 guests online

    Furkan Dergisi -Arşiv-

    Esatir ve Mitoloji
    Salih Mirzabeyoğlu'nun 56. Eseri Esatir ve Mitoloji "Güneş ve Ay"
    Reklam
    Furkan
    Furkan Dergisi Forum hizmete girmiştir.. http://www.forum.yenifurkan.com
    Reklam