Müslüman’ın ibadetteki hâli niyetiyle anlaşılır. İbadet eden bir mü’min yaptığı işi kanıksamışsa ibadeti tekerlemeye dönmüş demektir…
Ehl-i Hâl’in namazıyla, avam’ın namazı her ne kadar şekilde bir olsada, niyetin gerektirdiği mânâ olarak farklıdır.
Hâl’lerin çeşitliliğine nisbetle zuhur eden iş ve amelin görüntüsü, bakışla anlaşılamaz. Mânâ gözünden tüten ferasetli bakış devreye girmezse baktığın gördüğün değildir.
Ehlullah buyurmuş: «Tasavvufta yapılan her şey namazı dosdoğru kılabilmek içindir»
Bu çaba, yani ehl-i tarik’in sohbet, fikir, zikir, rabıta, murakabe çabası başka hiçbir şey için değildir, sadece namazı dosdoğru kılabilmek içindir. Zira yükselmek namazla mümkün; namaz müminin miracı…
Şimdi kendi hâlimize bakalım! Allah dostu’nun fasıklara ve mahrumlara ait amellerini nakille, hangi katagoriye dahil olduğumuzu görelim…
Abdülaziz Debbağ Hazretleri’ne şeyhi Ömer İbn-i Muhammed-il Havâri Hazretleri tarlada çalışan işçilerine nezaret etmesini tembih ediyor. Öğlene kadar nezaretten sonra da şeyhi teşrif ediyor. Akşama kadar beraber kaldıktan sonra şeyh efendi soruyor; bugün bir şey gördün mü?
Debbağ Hazretleri cevaben: Efendim, sabahtan öğlene kadar başlarında idim. Siz gelmeden önce gayet zayıf, tembel hareket ediyorlardı. Fakat vaktaki, siz geldiniz, sizi görünce hepsi de takatinin fevkinde size gösteriş için çalıştılar, diyor.
Bunun üzerine Şeyh Efendi şöyle mukabele ediyor:«İşte bu gün sana Fâsıkların ve mahrumların amellerini gösterdim. Fâsıkların ameli şöyledir ki, fâsıklar ibadet ederler, fakat bunda bir niyet ve kasıtları yoktur. Belki zat âdeti olarak herkes yapıyor diye edâ eder.
Bunların harekât ve sekanât’ı tabiat halini almıştır. Ne sâlih ne fâsık hiçbir garazlari yoktur. Bunların ibadeti ne Allah içindir, ne de Allah’tan gayrisi içindir, bunların ibadeti mücerret tabiat içindir, âdet olduğu içindir. İşte fâsıkların ameli budur.
Bir de mahrumların ameli vardır ki, bunların ameldeki kasıtları, niyetleri, menfaat içindir, nefsin arzularını yerine getirmek içindir; Allah için değildir.İşte, sadece nefs için yapılan bu ameller ancak Allah’tan uzaklaştırır.»
İbadet psikolojimiz hangisine uyuyor?..
İlahî rahmete sınır çizilemeyeceği için, yeni bir niyet ve yeni bir hamle ile, hâlimizi Rahman ve Râhîm olanın çizgisine çekmeye çalışalım.
O, Gafur-ur Rahîm’dir.





Google
Facebook
Twitter
Myspace
Yahoo
del.icio.us
Blogger
Rain Concert




