Sunday
Feb 12th
Text size
  • Increase font size
  • Default font size
  • Decrease font size
Anasayfa Ebced ve Rüya Tabiri Ebced ve Rüya Tabiri Salih Rüya Üzerine -3.Bölüm-

Salih Rüya Üzerine -3.Bölüm-

e-Posta Yazdır

 

 

SALİH-RÜYA ÜZERİNE

 

 

 

HASAN DÜZENLİ

 

 

 

خواجكان;Hâcegân...Hocalar, yüzbaşı rütbesinde sivil memur;681

Sefine-i belâgat; سفينهء بلاغت1628…Belâgat gemisi

1470…Tîğ-i zeban; dil kılıcı, kılıca benzeyen dil...تيغ زبان

Askerin başı, kumandan; Sâlâr-ı sıpah.. سالار سپه ..359

راه نجاتRâh-ı necât…660;kurtuluş yolu…

69;Yeşillik…سبز... Sebz

 

 

3.BÖLÜM

SALİH-RÜYA ÜZERİNE

Salih-Rüya

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

3.BÖLÜM

 

SALİH-RÜYA ÜZERİNE

Allah Resûlü’nün, fert ve toplumları İslam dinine davet ederken tebşîr(müjdelemek), înzar(uyarmak) ve tezkir(hatırlatma)’yı risaletinde uyguladığı metodlar olarak görmekteyiz.

Tebşîr: Gönle ferah ve sürur vermek. Müjde vermek. Müjdelemek.

Bu mânâdan olmak üzere rüyâ’nın, -nübüvvetin cüz’ü sayılması da hatırlanarak- müjdeli haber vasfında olduğu Hz. Peygamber tarafından bildirilmiştir.

İnsan ve Kainat arasındaki ünsiyeti, insan’ın iç ve dış yaşantısıyla, kainatla gerek açık gerek gizli bildirilen unsurlar arasındaki ilişkiyi İslam alimleri açıklamaktadırlar.

İnsan ile alem arasındaki yakın ilişkinin rüyalarda tezahürü yada bildirimi, hayatımızın her alanında olduğu gibi bu esrarlı olan meselede de hakikati tesbit eden izahlarla yaşantımızı ifade edebilme imkanını verir. Ve şartlarının da kendi içinde bulunması gerekli kılar.

İbrahim Hakkı Hazretleri rüya tâbiri hakkında; “Kibir; kaplan’a, saldırganlık ve yenmek; aslan’a, hased; kurt’a benzer. Marifet sahibleri demişlerdir ki, alemde yaratılan her çeşit hayvanın şekil ve suretlerinin numune ve benzerleri, insanda da vardır” diyerek, insan kalbinde bulunan kötü ahlakın, hayvan suretlerine benzediğinin izahını getirmiştir.

“Müjdeleyici olan rüya en sahihidir” diyen, İmam-ı Nablusi Hazretleri üç çeşit olan rüyanın ilki olan Salih rüyayı da kendi içinde beşe ayırır;

  • Apaçık sadık rüyadır ki, bu nübüvvetten bir cüzdür.

  • Salih bir rüyadır. Onunla rüya sahibi yaptığı ve yapacağı bir şeyle müjdeler.

  • Allah’ın, rüya meleğine öğrettiğini rüyasında göstermesi.

  • Maksada gizlice işaret edilmiş olan rüya.

  • Rüyada gördüğü yerin, gördüğü şeye galib gelmesiyle sahih olan rüya.”

 

Rüyalarımızın da bir hakikati olduğu ve insan yaşantısındaki tesirini de dikkate almak bakımından, tevil ve tabirin doğru ve yerinde olması rüyada ki mananın aşikar olmasını sağlıyacaktır.

Günümüzde, bu ilimden pay sahibi olmak bakımından eserler bulamasak bile ipuçlarını verici eserler arasında en dikkat çekici belkide tek diyebileceğimiz Salih Mirzabeyoğlu’nun, “Tilki Günlüğü” isimli eseridir. Ruha göre vakıa’yı roman tadında verirken lugat nizamını da göstermiş oluyor. Tilki Günlüğü, 6 cild olarak yazılan ve 12 ayın her gününü kendi şahsında işaretleyerek muhiti de içini alan bir eserdir. Ayrıca, tek kitabta özünün süzüldüğü “Hırka-i Tecrit” isimli eser de günlüğe ek ve meseleyi kavrama adına destek mahiyetin de olduğunu bildiririz.

Bu Bölüm de, Allah Resulü’nün bir Hadis-i Şerif de buyurduğu; “Salih rüya”nın ebced pratiği üzerinde dururken, iştikak bahsi ile olan yakın ilişkisini de göstermeye çalışacağız. Bu çalışmada Mirzabeyoğlu’nun Tilki Günlüğü, Furkan Lugatı ve Hırka-i Tecrit isimli eserlerinden faydalandık.

 

 

 

 

 

 

SALİH” “RÜYA”

 

 

Hadis meali;

Ebu Hureyre (Radıyallahu anh’den): Resulü Ekrem (Sallallahu aleyhi vessellem):

- “Mübeşşirat’tan başka nübüvvet’ten (ilham alacak) bir şey kalmadı”, buyurdu.Ashab:

- “Mübeşşirat nedir ya Resulallah?”

- (er Rü’ya es-Sâlihatü) “Rü’ya-yı Sâliha”dır, buyurdular...(Hadis-i Şerifi Buhari rivayet etmiştir).

 

Müslim’in, İbn-i Abbas (ra)den rivayetine göre; Resul-i Ekrem’in ashabiyle bu musahabesi vefatı hastalığında idi. Hazret-i Aişe’den naklolunan bir rivayete göre de: Vefatından sonra (istikbâle ait haber alacak) yalnız size mübeşşirat kalıyor, buyurmuştu. Ebu Ya’la’nın, Enes İbn-i Mâlik’den rivayetine göre de: Artık nübüvvet ve risalet haberleri kesiliyor, benden sonra Nebi ve Resul yoktur, lakin size mübeşşirat yani Salih rüya kalıyor, o güzel vasıta ile haber alırsınız, buyurmuştur.

Hadisteki ‘mübeşşirat’ kelimesi mübeşşirenin cem’idir. Tebşir masdarından ism-i fail sigasıdır. Tebşir, muhatabın gönlüne ferah ve sürur koymaktır ki, müjde vermek diye terceme edilir. Bu itibar ile halis müminlerin gönülleri rüya ile ilahi müjdelere ve telkinlere mâkes oluyor, demektir. Ahmed İbn-i Hanbel’in Ebü’d-Derda (ra)den rivayetine göre, Resûl-i Ekrem ‘dünya hayatına ait müjde, müslümanın gördüğü saf rüyadır, ahirete ait olan müjde de Cennet’tir, buyurmuştur. Bu hadisi Tirmizi, İbn- Mace, Hâkim de Übade İbn-i Sâmit (ra) den rivayet etmişlerdir.

İlham ki, Allah Teala tarafından feyz tarîkıyle kulun gönlüne bir şeyin ilka ve telkin olunmasıdır. Bu da vahye nisbetle Enbiyanın rüyası mesabesindedir. İlham da rüya gibi Enbiyadan başkasında da vâki olur. Nasıl ki, menakıb-ı Ömer bahsinde Resûlü Ekrem: “Sizden önce geçen ümmetler içinde birtakım Sâlih kimse vardı ki, bunlar peygamber pâyesinde olmadıkları halde kendilerine haber ilham olunurdu. Muhaddesûn denilen bu kimselerden ümmetim içinde de bir kimse bulunursa -ki, muhakkak bulunacaktır- o da Ömer’dir” buyurmuştur. İşte burada Muhaddesûn, Mülhemûn demektir. Binâenaleyh ilham da rüya mahiyetinde min-tarifi’llah telkine vasıta olduğu halde ilham niçin mübeşşirattan sayılmamıştır?

Cevap: Mübeşşiratın rüyaya tahsis buyurulması bütün müminlere şamil vasıta-i telkin olması itibarıyladır. Halbuki ilham pek az müminlere mahsustur.(1)

 

...

 

 

Haber Verme

 

İmza, mühür, damga… Tay, at yavrusu… Terzi… Yılan… Hayat… Yeni havadis… Hayran… Ağızdan ağza nakledilen söz… Hadis… kazurat, pislik… Bilgi… İstinad, dayanak, son… Bir isme yakıştırılan sıfat… Berelenme, yaralanma… Hakkında konuşulan… Kelime… Nevzad…

 

Muhaddes : Haber verilmiş. Tahdis olunmuş, şükranla bildirilmiş. Sadık-ül

hads olan kimse. Her zan, tahmine feraseti isabetli olan. Nakil ve

rivayet edilmiş olan: 552

Muhaddes : Mim+ha+dal+se… 40+8+4+500= 552.

Mübeşirî(n) : Mim+be+şın+ra+ye+(nun)… 40+2+300+200+10= 552- (602).

Mehdî Salih İzzet Mirzabeyoğlu: 1552

Muhammed Salih Mirzabeyoğlu: 1552

Muktedâ-bih: Kendisine uyulan, tebaiyet edilen: 552.

İnşar : Ölüyü diriltme: 552.

Iknat : Allah’a dua etme…:552.

İktina’ : Yığma biriktirme. Çalışarak kazanma: 552-553

Mevkut : Vakti belli olan: 552.

İ’tilân : Aşikâr ve meydanda olma. İlân olunma meydana çıkma: 552.

İ’timam : Başına sarık sarmak. Ortalık yeşillenmek. Miğfer giymek: 552.

Muhaddis : Hadis ilminin bir çok usul ve fürunu bilen zat: 552.

Tenekkub : Nikab örtmek, peçelenmek: 552.

 

 

 

Müjdeleme

 

Tebşîr etmeler, sevinç verici haber bildirmeler… Dikkatle bakmak, tetkik etmek… Sevinmek, ferah… Sırrı açıklama, yayma, dağıtma… Bir kimsenin huyunun veya yüzünün güzel olması… Bazı bitkilerin veya çiçeklerin birbirine sarılıp karışması… İç açıklığı… Bolluk, bereket, feyz… Işık, nur… At yarışlarında koşuşma… Tefsir, tâbir… İnsanın gözünü açacak şekilde tarif ve izah etmek ve kalbine basiret vermek… Her şeyin öncesi, ilk zamanı… Göz açıklığı, ileri görüş… Tebeşir… Bir işe girişmek, başlamak… Hayalı insan… Sivilce çıkma… “Sad” harfi, 90… Postacı… Hızlı giden at… Zarar, ziyan, hasar… Mahzen, dehliz… Torun, verâ, misil, benzer… Toplantılar, meclisler… Az olanlar, nadirler… Ot, nebat… Bitirme, tüketme, bitirilme… Geçici ve fani olmak… Tükenmek, bitmek, yok olmak… “Biz ibadet ederiz!” manasında fiil… İflas etmiş, perişan olmuş… Tohum, çekirdek… İdrak, anlayış, akıl…

 

 

 

المبشرات

 

Mübeşşirat… مبشرات…

Mübeşşir : Tebşir eden, müjdeleyen, müjdeci..

 

Beşr : Müjdeli haber veren…

Beşr : Be+şın+ra…2+300+200= 502.

Mütebennî : Bir kimseyi oğlu edinen: 502.

Rebrak : Tilki üzümü: 502.

 

Bâşir : Müjde veren. Mutlu mesut: 503.

Bâşir : Be+elif+şın+ra…2+1+300+200= 503.

M. Salih Mirzabeyoğlu : 1503

Müctena : Toplanılmış, devşirilmiş: 503.

Beraş : Ekseri yüzde olan kara noktalar: 503.

Tencim : Yıldız ilmiyle uğraşmak, hareketinden manalar çıkarmak: 503.

İstilâ : Kaplamak. Yayılmak. Ele geçirmek…: 503.

 

 

İbşar : Müjdeleme, sevinçli bir haber bildirme: 504.

İbşar : Elif+be+şın+elif+ra…1+2+300+1+200= 504

Mehdî Salih Mirzabeyoğlu : 1503=504

Mütedeyyin : Dindar. Din ile vazifeli…: 504.

Temdin : Yığıp toplamak. İhâta edip kaplamak: 504

 

 

Beşîr : Müjdeli haber getiren. Allah Resulü’nün vasfı:512

Beşîr : Be+şın+ye+ra… 2+300+10+200= 512.

Mehdî Salih Mirzabeyoğlu : 513= 1512

Âsitan : Kapı eşiği. Dergâh. Tekke: 512.

Müstebî : Esir eden: 512.

Yesag : Kanun, nizam. Yasak: 1511= 512.

Büşra (y ile) : Müjde. İncil’in bir ismi: 512.

İktiman : Gizlenme, saklanma: 512.

 

 

Mübşer : Müjdeleyen, ibşar eden; 542

Mübşer : Mim+be+şın+ra… 40+2+300+200= 542.

M.S.İ.M : 2542.

Mübşir : Kendisine müjde verilmiş: 542.

İsam : Ceza: 542.

Şamar : Tokat. Bela, musibet: 542.

Telkib : Lakab vermek, isim takmak: 542.

Meşreb : Huy. Yaradılış. Ahlâk…Fehmetmek…: 542.

 

 

Mübaşir : Müjdeleyen. Mahkemede şahid ve maznunları çağıran…: 543.

Mübaşir : Mim+be+elif+şın+ra… 40+2+1+300+200= 543.

Merec-el bahreyn: 543.

Mehdi Salih İzzet Mirzabeyoğlu: 1543.

Muhammed Salih Mirzabeyoğlu: 543.

Mürşid : 544= 1543.

Mesab : Rucu edecek, geri dönecek yer: 543

Teneddüs : Çıkmak, huruc etmek: 544= 1543.

 

 

Tebaşûr : Muştulamak. Müjdelemek. Bir işe girişmek: 903.

Tebaşûr : Te+be+elif+şın+ra… 400+2+1+300+200= 903.

Beşaret : Müjde. Hayırlı haber. Müjdeye verilen ihsan…: 903.

Sabit : Duran…Doğruluğu isbat edilmiş olan: 903.

Mahzane : Güvercinlik: 903.

Bazir : Ekici, eken…:903.

İştira : Satın almak: 903.

İzra’ : Korkutma. Çok fazla methetme. Altun arama: 903.

 

 

Tebşir : Müjdelemek. Hayır haber vermek. Müjdelenmek: 912

Tebşir : Te+be+şın+ye+ra… 400+2+300+10+200= 912.

Eşyah : Şeyhler, ihtiyarlar, pir-i faniler: 912.

Horasan : İran’ın doğusunda bir memleket ismi…: 912.

Tehaddüs : Yok iken peyda olan. Ortaya çıkmak.Haber vermek: 912.

Kazib : Ağaç dalı: 912.

İftilat : Ansızın bir işe girişme. Hatıra gelip şiir veya söz söyleme: 912.

 

 

 

Tebaşir : Müjde. Her şeyin ilk öncesi, ilk zamanı: 913

Tebaşir : Te+be+elif+şın+ye+ra… 400+2+1+300+10+200= 913.

Abdülhalik (Gucdevanî): 913.

Cezrî : Köklü. Kat’i. Radikal: 913.

Madca’ : Mezar: 913

Tahadüs : Haberleşmek: 913.

Tebaşir : Tebeşir: 913.

Teşcir : Ağaçlandırma: 913.

 

 

مبشرات : 943.

Mübaşeret : Bir işe girişmek. Bir işe başlamak…: 943.

 

 

المبشرات

elMübeşirat : 974.

İbsi’rar : At yarışlarında koşuşma: 974.

İbtias : Gönderme, ba’s etme: 974.

İstihdas : Bir şeyi sonradan ve yeniden elde etmek: 974.

 

 

Mübeşşirat : Mim+be+şın+şın+ra+elif+te…

40+2+300+300+200+1+400= 1243.

Merc : Serbest bırakma, salıvermek. Iztırab…: 243.

Ilgar : Düşman topraklarına ansızın yapılan baskın: 243.

Cirm : Yıldız. Vücud, ten, cüsse, hacim, büyüklük: 243.

İcazkâr : İcazlı, kısa ifadelerle çok şey anlatmak durumunda olan: 243.

Magrib : Batı taraf. Garb. Güneşin battığı cihet. Akşam vakti: 1242= 243.

Mugrib : Anka kuşu: 1242= 243.

Ümera : Emirler, beyler. Seyyidler. Yüksek rütbeli subaylar: 243.

Agmar : Yüce kimseler. Seller. Bilgisizler: 1242= 243.

 

 

المبشرات : Elif+lam+mim+be+şın+şın+ra+elif+te…

1+30+40+2+300+300+200+1+400= 1274.. Elf (ünsiyet etme), elif

olarak 1 sayılınca 275.

İdris : İlk yazı yazan ve terzilik yapan peygamber: 275.

Ruhani : Ruha ait: 275.

Addar : Denizci, gemici taifesi: 275.

Seriyye : Düşman üzerine gönderilen süvari müfrezesi: 275.

Sürye : Gece seyri. Ulaşmak, varmak: 275.

Kerine : Kız evlad. Kendine ikram edilmiş kimse. Şerefli. Güzide…: 275.

Rühle : Siyah hat: 275.

Edra’ : Vücudu beyaz, başı siyah olan at: 275.

Bircis : Müşteri yıldızı. Sütlü deve: 275.

İbtiza’ : Bir şey meydanda ve açık olma: 1274=275.

 

 

 

 

 

Salih

 

Yakalayan, tutan kimse… Bir şeyi soymak… Çalmak, kapmak… Işık… Dibinden taze yetişen çayırla karışık olan kuru çimen… Kişinin dostu ve yâri, sevgilisi… Kabuğunu çıkarmak, derisini soymak… Bahadır ve haris… Muhtelif… Siyah ve beyazı karışmış saç… Saffetli… Her hayra câmi faziletlerin toplanmasından hâsıl olan yüksek bir sıfat… Meydan okuyan kişi… Her şeyin en iyi hali… Rahatlık, sulh, iyileşme, düzelme, iyilik… İşe yarar, elverişli, uygun, iyi… Karayılan… Yıllar, seneler… Dar su yolu… Şiddetli ses… Vurmak… Kafa, dazlak, kel… Baş yarmak… Parçalamak, yarmak… Keklik yavrusu… Kaplumbağa… Şelâle… Her ayın son günü… Bir yerden bir şey çıkarmak… Kıyamet günü… Kabuk… Boyu endamı güzel… katı ve sert söylemek… Kasap… Kesmek, engel… Serseri, hür… Başörtüsü… Fikir adamı… Ayın ilk ve son günü… Bedel… Hercaî…

 

Salih : Sad+elif+lam+he… 90+1+30+5= 126.

 

Salih : Sad+elif+lam+ha… 90+1+30+8= 129.

Salih(a) : İşe yarar.uygun. Haklı olan, itikadlı, dindar. Faziletli.

Salih(a) : Sad+elif+lam+ha… 90+1+30+8= 129.

Savlec : Gümüş. Misk: 129.

 

Misk : Bir cins güzel koku: 120.

Misk : Mim+sin+kef… 40+60+20= 120.

 

 

Sımme : Halis ve temiz: 135

Sımme :Sad+mim+he… 90+40+5= 135.

 

Sım : Gümüş. Gümüş para. Gümüşten, sırmadan: 110.

Sım : Sin+ye+mim… 60+10+40= 110.

 

Sima : Yüz, çehre, beniz. Eser, alamet: 111.

Sima : Sin+ye+mim+elif…60+10+40+1= 111.

 

Salih : Karayılan: 691.

Salih : Sin+elif+lam+hı… 60+1+30+600=691.

 

 

Rüyâ

 

 

Şiddetli hadise... Dünyayı sarsan Hadise... Vuku bulmuş, var olan mevcud bir hadise... Cenk, savaş... Tarih... Menakıb, meşhur kimselerin hayatı... Kıyamet... Netice, son... Meşakkat, musibet... Balık... Ay, kamer... Devr... hafiye, casus... Oturucu, oturan... Sabit... Baki... Fazl... Vaki olup zuhur eden hususlar... Cenk meydanı... Öldüresiye vuruşmak... Kust ile alakalı, Kusta ait... Büyü... Tüccar... Hâce... Saklıyan, koruyan... Nasr, yardım... Önleyici ilaç ve tedbir... Olan, düşen, konan... Mevcut ve var olan... geçmiş olan, geçen... Hayâsız, utanmaz, edepsiz... 400 dirhemlik tartı... İbadet... Zaman... Mevsim... Saat... Boş zaman... Geçim... Fırsat... Muayyen, belli bir zaman... İçinde yağmur suyu biriken çukur... Su ile faydalanacak mekan... Horoz, tavuğa binme... Her nesnenin azı... Kalb, fuad... Tilki... Kalbde korku ârız olacak yer... Zihin ve akıl... Yüz, cihet... Sebep... Çehre... Hikaye eden... Rivayet eden... Yeden biten bitki... Bir dinden başka dine geçmek... Pazar sokağı... Altı yol... Vakur... Fikir adamı... Fahr... Ot bitmek... (2)

 

 

Rüyâ: Uykuda görülen misâl alemi. Düş…

Rüyâ: Re+vav+ye+elif… 200+6+10+1= 217.

 

Rûyâ: Yerden biten bitki…

Rûyâ: Re+vav+ye+elif… 200+6+10+1= 217.

 

Rûy: Yüz, cihet. Sebeb. Çehre…

Rûy: Re+vav+ye= 216.

 

Vakı’a: Rüya, düş. Vuku bulmuş, olmuş, var olan mevcut bir hadise. Şiddetli

hâdise. Meşakkat, musibet. Kıyamet. Cenk, savaş…

Vakı’a: Vav+(elif)+kaf+ayn+he… 6+(1)+100+70+5= 181- (182).

 

Sine: Uyuklama, uykuya dalma başlangıcı. Uyku ile uyanıklık arası…

Sine: Sin+nun+he… 60+50+5= 115.

 

Misâl: Rüya. Düş. Bir şeyin benzer hali. Kıssa ve hikaye. Bir şeyin örneği ve

Sıfatı. Kısas…

Misâl: Mim+se+elif+lâm… 40+500+1+30= 571.

 

 

 

 

Salih”,“Rüya”nın ebced değeri ve sirayetleri

 

(ال)رّويا(ال)صّالح(ة)

 

 

Salih : Sad+elif+lam+ha :129

Rüya : Ra+vav+ye+elif : 217

 

 

Salih:129...Rüya:217...

...

 

Salih:129… Elf (ünsiyet etmek): 1000= 1128 olur..1128’in yansıması 128...

128

Mefaz: Feyz, halas, zafer. Korkulardan, acılardan kurtulup murada ermek:128

Halîf : Yemin ederek sözleşenlerden her biri:128

Mesihî : Hrıstiyanlık. Hazreti İsa’ya ait ve müteallik:128

Hüsna : İyi zan. En güzel. Amel-i salih. Pek güzel. Cennet:128

Mevlâna : “Efendimiz, mevlamız” manasında, hürmeten söylenir :128

 

Salih:129

129

Salih: 129

Savlec: Gümüş. Misk:129

Nücu’: Eser yapmak. Duhul etmek, girmek..:129

Sebzin: Rengi yeşil. yeşil renkli:129

Nat’ : Zahir olmak, aşikare olmak, görünmek.Sahtiyan döşek:129

Nigin: Yüzük. Mühür,hâtem:130-1129

Cessase : Kruvazör, harp gemisi: 129

 

 

Rüya :217… Elf (ünsiyet): 1000= 1216..

216

Muanven: İsim sahibi. Ünvanlı. Ünvan verilen. Meşhur. Tantanalı:216

Ri’ye: Sihir:216

Seyfullah: Allah’ın kılıcı. Hazret-i Halid bin Velid’in ünvanı: 216

Berid: Postacı. Haberci. elçi. Sürücü. Dört fersah mesafe :216

Beyder: Doğru lûgat. Ekin harmanı:216

Buhur : Denizler:216

Ervah: Ruhlar. Canlar: 216

Pervaz: Nur. Karargah. Kanat açmak. Hücre: 216

Oruç: 216

Yâre: Bilezik: 216

Bedrî: Bedr’e ait ve onunla alakalı: 216

Kulafe: Kılıf, kın, kabuk. Zarf: 216

Hücre: Duvar çevrilmiş yer: 216

Hubur: Sevinç, sürur. Alimler: 216

 

Rüya :217

217

Rahib: Kedisinden korkulan şey. Korkulu:217

Rudha. Perde,setre:217

Ruya : Yerden biten bitki:217

Tevrih : Bir hadisenin yada konuşmanın tarihini yazmak. Vakit bildirmek:217

Varî: Benzer, gibi: 217

Zühre: Çoban yıldızı:217

Rüyâ : Uykuda görülen misâl âlemi. Düş:217

Cedir: Lâyık, münasib,uygun. Nihayet son. Etrafı duvarlı yer:217

Ravi: Rivayet eden. İnsanlara haber nakleden. Söyliyen, anlatan:217

Kavanin: Kanunlar: 217

Müteavvız: Allah’a sığınan: 1216=217

Ordu: 217

Rabıta: Rabteden, bağlayan, bitiştiren: 217

 

 

 

 

Salih : 129

Rüya : 217

Toplam : 346

 

346… Elf; ünsiyet etmek. Bin adet şey vermek. Elf:1000...1345..

 

1345

İmam-ı Rabbanî: 345

Kaasım Bin Muhammed:345

Müfekkire: Düşünme gücü ve kuvveti:345

Mehrak: Sahife, sayfa:345

Fihris: Fihrist. Her nesnenin adı. Kanun:345

Alemdar: Bayrağı veya sancağı taşıyan. Bayraktar, sancaktar:345

Hemş: Ameli seri olan, hareketleri çabuk olan: 345

Mükeffire: Örtecek, gizleyecek yer: 345

 

 

346

Mersum: Yazılmış,çizilmiş. Alâmetli, işaretli. An’ane, gelenek. Adı ve bahsi

Geçmiş. Bahsedilmiş: 346

Makru’: Okunan. Okunmuş olan:346-347

Kurum: Değerli insanlar: 346

Hamiş: Mektubun altına sonradan yazılan. Haşiye:346

Rukum: Rakamlar:346

Sifare: Habercilik:346

Şame: vücuttaki ben: 346

 

 

Salih’ kelimesinin Hadis-i Şerif’deki metinde, sonuna yuvarlak (te) harfi gelmektedir- ki bu hesaplanırken(he) olarak hesaplanır- onu göz önünde bulundurduğumuzda, “Sâliha(tü)” kelimesi;

 

Salih+(ة) : 134… Elf; 1000= 1133.

133

Nefc: Çıkmak, huruc etmek:133

Musab: Kendisine bir şey isabet eden. Müsibetzede: 133

Kabil: Kabul eden. İstidatlı ve ileride olan: 133

Eglak: Kilitler. Anlaşılması zor ifadeler: 133

Busula: Pusula:133

Meclis: Oturulacak, toplanılacak yer: 133

Müneccim: Yıldızların hareketinden mana çıkaran: 133

Müseccel: Kayda geçmiş, sicilli. Mahkeme defterine geçirilmiş: 133

Abbas: Arslan, Gazanfer: 133

Afgan: Afganistan. Afganistan milleti: 1132=133

Ebu-n necm: Tilki: 133

 

134

Saliha : 134

İndî : Şahsi. Keyfi. Zati.Kendine göre. Bence :134 (İlm-i Ledün, hatırlanmalı)

Sa’d : Uğur, Uğur getiren şey, iyilik, mübareklik, kuvvetlilik. Kutlu, uğurlu :134

Kald: Gümüş bilezik: 134

Müdmin: idman eden. Devam eden:134

Fend : Mekir, hile, desise, yalan :134

Delk: Dervişlerin giydikleri eski aba. Yamalı elbise: 134

İkbal : Bir şeye yönelmek. Teveccüh. Reddetmeyip kabul etme. Bir şeyi birinin önüne

götürmek. Baht açıklığı. Talih. Refah. İstemek :134

Desis : Gizlenmiş, gizli : 134

Hassase: Hissedici kuvve. Hisseden, duyan: 134

Müfîd : İfade eden, meramını güzel anlatan. Manalı, manidar. Faydalı :134

Neffac : Mütekebbir..:134

Samed : pek yüksek, daim. Refi’ ve âli ve içi dolu şey. Kavmin ulusu :134

 

Salih+(ة) :134

Rüya : 217

Toplam : 351

 

Toplam 351…

351

Nasara : Nasraniler :351

Neriman : Pehlivan, yiğit, kahraman : 351

Neş’ : Yiğit olmak.Yüksek olmak.Rüzgar esmek.İyi ve hoş kokulu

şeyler koklamak:351

Neşg : Aşk galebe edip haykırıp çağırmak. talim etmek :1350=351

Raif : Önde giden at. Burun ucu. Dağ burnu :351

Şamî : Şam şehrinden olan, Şamlı, Şam şehri ile alakalı : 351

Sinimmar : Ay, kamer. Gece uyumayan erkek. Haramî .351

Arif : Bilen bilgide ileri olan. Aşina, vakıf. hakkı, hakkıyla bilen. İrfan sahibi :351

Kur’an : 351

Meşihat : Mürşidlik, şeyhlik. ..:1350=351

Eşyem : Yüzünde ve vücudunda çok beni olan adam : 351

Mi’mar : İmar eden. Hüner sahibi..:351

Yoldaş :351

 

 

“Salih”, “Rüya”, “Salihatü” ve bu kelimelerin sirayeten manalarını irdeledikten sonra, şimdi de Hadis-i Şerifin metninin içeriğin de geçen; harf-i tarif ال) ) dahil olması ile..

...

 

Hadis-i şerifin aslında” geçen kısım ; الرّوياالصّالحة

 

Salih + ال (takısıyla) : 160

Rüya + ال (takısıyla) : 253

 

Salih+ ال : 160… Elf ünsiyet;1159 olur.

159

Mehdi Gavs: 62+1096=1158= 159

Mescun : Hapsedilmiş:159

Kamit : Bağlanmış. Tam olgun, kâmil: 159

Zamaniyan : İnsanlar. Beşer:159

 

Salih+ال : 160

160

Mensî : Unutulmuş, hatırdan çıkarılmış:160

Kıss: Nasâra taifesinin ulusu, reisi ve danişmendi:160

Salatin: Sultanlar:160

Ass: Gece gezip dolaşmak :160

Kenif: Hıfzedici, koruyan. Örtücü. Kalkan...:160

Natık: Konuşan. Söz eden, beyan eden. İdrak eden. Bildiren.Altın ve gümüş gibi olan mal:160

Kına : Razı olmak, kabul etmek:160

Nik: Dağın yüksek yeri, dağ tepesi. Kızgın hiddetli kimse:160

...

Rüya+ ال : 248… Elf ünsiyet:1247

247

Kerküz : Delil, işaret, alamet: 247.

Lezir : Akıllı, zeki: 247.

Magare: Mağara: 1246= 247.

Cebrail : Allah’ın emirlerini peygamberlere bildiren büyük melek: 247.

Medrec(e): Basamaklı yol. Merdiven. Meslek. Tarikat. Dar yol. Dağ yolu: 247.

Mücerred: Yalnız, tek. Hâlis, saf, karışık olmayan. Çıplak, soyulmuş: 247.

 

 

Rüya+ ال : 248

248

Cümre: Süvari alayı, bin atlı cemaat: 248.

Darbam: Direk, kiriş: 248.

Amürz: Afveden, bağışlayan: 248.

Behram: Meriç yıldızı: 248.

Mahdud: Tesviye edilmiş…: 248.

Ruhum: Esirgemek, korumak, rahmet: 248.

Zemar: Ney’e üfleyen: 248.

Bihram: Savm, oruç: 248.

Ervam: Romalılar. Rumlar: 248.

Mezar: Ziyaret yeri. Ziyaretgâh. Kabir. Ölünün konulduğu yer: 248.

 

 

Salih + ال : 160

Rüya + ال : 248

Toplam : 408

 

Toplam 408… Elf, ünsiyet:1000= 1407.

407

Nur Mehdî Muhammed: 407.

İcabet: Kabul olmak. Kabul etmek. Razı olma, rıza gösterme: 407.

Bed’et: Başlangıç: 407.

Dâbbe(t): Yürüyen mahluk. Debelenen: 407.

Rehber: Yol gösteren, kılavuz: 407.

El- Karia: Kıyamet: 407.

Berere: Dindar ve temiz kimseler: 407.

 

408

Berkuk: Şeftali, kayısı, zerdali: 408.

Ismarlama: Sipariş verme, emanet etme. Siparişle yaptırılmış…: 408.

Hatt: Yolmak. Çekmek: 408.

Put: 408.

Şekub: Ruşen olmak, parlamak: 408.

Taz: Koşma, koşuş: 408.

Çete: 408.

Tebevvü’: Makam tutmak: 408.

 

 

Hadis-i şerifin aslında” geçen kısım ; الرّويااصّالحة

 

Salih +ال + te(ة) : 165… Elf ünsiyet:1000= 1164.

164

Müfdem: Kızıla boyanmış nesne: 164.

Ma’den: Maden. Bir haslet veya hususiyetin kaynağı…: 164.

Sa’da: Kasd ve teveccüh eyleme. Bir şeyi aşikare söyleme…: 164.

Nokta: Benek. Durak, mevki. Mahâl.Göze arız olan leke…: 164.

Asabi’: Parmaklar: 164.

Asaib: Cemaatlet, tayfalar. Başa sarılan sargılar, nesneler: 164.

Kuddise: “Mübarek, kudsî ve mukaddes olsun” anlamına gelir: 164.

Tasfiye: Halas etmek, kurtarmak: 164.

Akıncı: 164.

 

 

165

Küsuf: Güneş tutulması. Birinin felaketli halinde çok teessür göstermesi: 166= 1165.

Saydanî: Tilki. Mülk: 165.

İn’idam: İdama gitme. Mahvolma. Yok olma: 166= 1165.

Natuk: Güzel ve düzgün söz söyleyen: 165.

Kelimullah: Allah’ın hitab eylediği zat: 166= 1165.

Kudas: Gümüş boncuk: 165.

Said: yukarı çıkan, yükselen, kalkan: 165.

Suda’: Baş ağrısı. Rahatsız etme, sıkıntı verme: 165.

Akise: Karanlık gece. Çok fazla deve: 165.

Musel: Yetiştirilmiş, vardırılmış, ulaştırılmış: 166= 1165.

Difaf: Hazırlandırmak: 165.

 

 

Salih +ال + te(ة) : 165

Rüya +ال + : 248

Toplam : 413

 

413… Elf ünsiyet icabı; 1412...

 

412

Yâr-ı gar: 1412.

Ayât: Ayetler. Deliller. Menziller. Mekanlar: 412.

İhtida: Hidayete ermek. Başkasına tekaddüm etmek: 412.

Hıyaz(a): Suya dalmak: 1411= 412.

Bedahat: Delil ve isbata ihtiyacı olmayan şekilde aşikar olan şeyler: 412.

Bedahet: Açıklık. Zahir delil. Belli, açık….Atın yürümesi.Her şeyin evveli, öncesi: 412.

İcazet: İzin. Müsaade. Diploma. Reva görmek: 412.

Recrace: Asker kalabalığı. Ses çokluğu: 412.

Evtad: Direkler. Kazıklar. Ricâlullahtan birine verilen isim: 412.

Meş’ab: yol, tarik: 412.

 

 

413

Beyat: Geceleyin çalışma, geceyi işde geçirme: 413.

Arziyat: Jeoloji: 1412= 413.

Hacat: Hâcetler, ihtiyaçlar: 413.

Eşkıya: Şakiler: 413.

Tîc: taçlar: 413.

Bismark: 413.

Parir: Destek, direk: 413.

Tahadd: Muhalefet edişmek: 413.

 

Bu arada tevafuk olarak şunu da belirtelim; hicri 1412, Miladi; 1991-1992’ye Tekabül eder. Bu tarih, Tilki Günlüklerinin çıkış tarihlerine denk gelir.

 

...

 

Salih + ال + (şedde) sad : 250

 

250

Masna’: Su mahzeni. Sarnıç. Fabrika. Bucak, köşe: 250.

Mîr: Amir. Bey. Baş. Kumandan. Vali: 250.

Mirzab: Ululuk. Uzun ve büyük gemi: 250.

Ruhama: Rahim olanlar: 250.

Kürkî: Turna kuşu: 250.

Kannis: Avcı, av: 250.

Muhrib: Harb gemisi: 250.

Ner: Erkek, er: 250.

Hamra: Çok kırmızı, kırmızı renk. Şiddet ve meşakkatli geçen yıl: 250.

 

 

Rüya + ال +(şedde) ra : 448

 

448

Muharrir: Yazan. Tahrir eden. Kitab telif eden…: 448.

Tedekdük: Dağ, yerinden oynamayıp pare pare olmak...: 448.

Müteehhib: Kendi kendini hazırlayıp yetiştirmiş kimse: 448.

Mehabet: Heybet. Hürmetle karışık korku. İhtiram. Azamet. Büyüklük: 448.

Hatm: Hâlis, saf. Sağlamlaştırma…: 448.

Teheccüm: Hücum etme. Saldırma. Acele gitme: 448.

 

 

 

 

 

 

 

  1. – Sahih-i Buhari, Tecridi Sarih Tercemesi ve Şerhi, c.12, hadis nu;2103.

  2.  – Salih Mirzabeyoğlu, Tilki Günlüğü, 1.Cild, sy: 260)

 

Üstad Diyor ki:

Üstad Necip Fazıl Rahmetullahi Aleyh buyuruyor: Namaz kılanlar, kendileri de işin içinde, namazın sathında kalanlara acısın. Kılmayanlar da, o satha bile tutunamadan derinliklere girmek palavrasından haya etsin!..
O ve Ben sf/168 -
English (United Kingdom)Turkish (Turkiye)Arabic(السعودية)

Kullanıcı Girişi

  • Giriş Yap
  • Kayıt ol
    Registration
    *
    *
    *
    *
    *
    Fields marked with an asterisk (*) are required.
  • Site İçi Arama

  • Search
  • Kimler Sitede

    Şuanda 131 konuk çevrimiçi

    Furkan Dergisi -Arşiv-

    Esatir ve Mitoloji
    Salih Mirzabeyoğlu'nun 56. Eseri Esatir ve Mitoloji "Güneş ve Ay"
    Reklam
    Furkan
    Furkan Dergisi Forum hizmete girmiştir.. http://www.forum.yenifurkan.com
    Reklam