-Baba Bana Parti Bul-
Ali Tavşanlı
Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir
Neler oluyor neler… Hakikaten şaşırtıcı şeyler oluyor. Zamanında, hakikatlerin ırzına geçilirken gıkı çıkmayan taife, şimdilerde Numan Kurtulmuş’a karşı aslan kesilmiş durumda.
Bunun sebebi ne ola?
İçi boş politik manevraların sonu daima bu görüntülerle biter. Fikrî kapasitenin fevkalâde düşük yoğunlukta seyrettiği bütün hareketler, nihayetleri itibariyle bu görüntülerle son bulur.
Numan Kurtulmuş’un iftar davetini basan Erbakancı taifenin mücadele azmi (!) gerçekten takdire değer. Sandalyeler havada uçuşuyor, kolluk kuvvetleri kavgaya müdahil olmak zorunda kalıyor vs…
Meselenin bir başka dikkat çeken noktası da, Erbakancıların saldırısı Kur’an-ı Kerîm tilaveti anında gerçekleşiyor. Anonslar Kur’an’a hürmeti hatırlatmasına rağmen protestocular durmuyor…
Bu şiddet ve celalin sebebi ne ola?
İçi geçmiş ak saçlıların artık günü kurtarma politikalarının tutmadığını anlamalılar. Ve; kendi sathi politikalarının devamı için gençleri ajite etmemeliler. Zamana ayak uyduramayanlar biter. Zamana ayak uydurmak, tabiî olarak zamana pençelerini geçirmek mânâsınadır, yoksa “zaman sana uymuyorsa sen zamana uy” basitliği değildir.
Zamanında, hakikatlerin ırzına geçilirken gıkı çıkmayan taife, şimdilerde Numan Kurtulmuş’a karşı aslan kesilmiş durumda, dedik. Bakın bu kavilden olmak üzere Kurtulmuş ne diyor:
“Hiç kimse ayağımıza pranga vuramaz. Ramazan sofraları düşmanların barıştığı sofralardır. Ramazan sofraları, hiç tanımadığımız insanlarla ekmeğimizi paylaştığımız sofralardır. Bu tür sofralarda, bu tür olayların çıkarılacağı aklımızın ucundan geçemezdi, rüyamızda görsek inanmazdık. Çünkü bu camianın insanı, partisi kapatıldığı dönemlerde dahi hiç bir taşkınlık ortaya koymamış insanlardır. Bizim Milli Gençlik dediğimiz gençlik böyle bir gençliktir. Bu gençlerin kim olduğunu nasıl motive edildiğini anlamakta zorlanıyorum.
28 Şubat sürecinde hükümetin başbakanına ağır hakaretler yapılmış olmasına rağmen hiç kimseden en ufak bir taşkınlık olmamıştır. 4.5 milyon seçmeni olan Refah Partisi kapatılmıştır. En ufak bir taşkınlık olmamıştır. Bir iftar sofrasında böyle bir taşkınlığı hiçbir medeniyet değerimizle, hiçbir ahlak ve kültür anlayışımızla açıklamak mümkün değildir.”
Evet…
General Osman Özbek, Başbakanlığı döneminde Erbakan’a “P…….” demiştir. Bu dönemde Erbakan’ın iftar basan çılgınları neredeydi dersiniz? Anlaşılıyor ki, Milli Gençlik denilen gençlik kavî düşman karşısında bütün silikliği ile yok olurken, kendi içlerinden çıkan birine karşı müthiş kahraman(!) kesiliyor. Ne garib!.. Ve de, ne aşağılık. Allah Kurtulmuş’un yardımcısı olsun, işi zor.
Ş. Kazan, İ. Müftüoğlu gibi içi geçmişler miadlarını doldurduklarını anlamadıklarından kışkırtmalarına devam edebilirler, Kurtulmuş dikkatli olmalı… düşünün, bu ak saçlılar (Ak saçlılık kâmillik şfade eder ama, bunların fikirsizlikleri, kapasitesizlikleri yanında sadece boş çuval mânâsına gelir) bugün kemikleşmiş Kemalistler’in partisi CHP’nin kapısına varıp Önder Sav’dan kongre için ayak oyunları öğrenmeye çalışıyorlar… Fikrin yoksa, sonunda kongre partisi olmaya yönelir, İslâm adına her türlü ayak oyununu meşru görürsün. Yazıklar olsun.
Furkan Gölge Forum’dan Kürsi isimli arkadaşın notuyla bitirelim:
“Fatih kocaman adam oldu, bıyığı sakalı geldi. Ona da bir parti lazım. Ne olacak şimdi?
Numan Bey de hiç anlamıyor bu işlerden. O değil de, dünyada örnekleri var kardeşim: Baba Buş gitti oğul Buş gelmedi mi? Baba Papandreu gitti, oğul Papandreu gelmedi mi? Koca Klinton gitti, karı Klinton gelmedi mi?
Demek ki, olabiliyor... "Baba bana parti bul"... Çok şeker bunlar yahu!..”






Google
Facebook
Twitter
Myspace
Yahoo
del.icio.us
Blogger
Rain Concert




