30 Temmuz 2014 Çarsamba - 02:00:20
Yahudi Lobisi Porno Hobisi Yazdır e-Posta
Perşembe, 16 Aralık 2010 17:06

 

 Ali Tavşanlı

 

Siyonistlerin ahlâkı ne ifade eder?

 

Varsa şâyet, tersinden ifadeyle; “ahlâksızlık ifade eder” demek en doğrusu…

 

Katletmek hücrelerine kadar işlemiş Siyonistler, aslında her türlü halt yemenin nihayeti olarak yaşarlar katilliği. Toplu öldürmeleri âyin mahiyetinde yaşayan bu yaratıklar, şahsî hayatlarında en olmadık tatminsizliklerin kurbanı olduklarını hisseder, ona göre hesab yaparlar.

 

Bu hesabların neticeleri kendi bünyelerinde gizlenecek mâhiyette değildir doğal olarak. Bu sebeble birbirlerine aşkla (menfaatle) kenetlenmeleri gerekir. Ve, bu hesab içinde uzun süredir zevâhiri kurtarmayı bilmişlerdir.

 

Fakat…

 

Öyle görünüyor ki, devran değişiyor.

 

Siyonistlere bir şeyler oluyor.

 

Bu sebeble dünya Yahudileri de tedirgin.

 

Kendilerinin neye âlet olduklarını bildiklerinden ve çoğu zaman içinde bulundukları durumun müsbetliğine inandıklarından, az bir bölümü hariç bu durumdan şikâyetçi olmaz.

 

Ne zaman ki, siyonizmin sakata gelebileceği ihtimâli doğar, bu ihtimâl çok küçük bir ihtimâl de olsa panikleri zirve yapar. Zira bilirler ki, ciddi bir ayak sürçmesi topyekûn dünya Yahudileri’nin bir felâkete maruz kalması demektir.

 

Yeryüzünde bir zamanlar barınacak yer bulamayan bu insanlara Müslümanlar yer göstermiş, rahat etmelerini sağlamışlardır. Bunun karşılığı ise Müslüman kanı dökmek olarak geri dönmüştür. Vefa(!) borcu.

 

Neyse…

 

Geçmişi kurcalamayalım.

 

Gelelim bugüne.

 

Siyonist İsrail devletini ayakta tutan etkenler bir hayli zayıflamış görünüyor. Bugüne kadar REZERV ülke olarak gördüğü Türkiye’den yediği tokadın henüz acısı geçmiş değil. Küçük Balkan devletlerinden kendine dost arayışına düşen İsrail, diğer yandan, varlık sebebi olarak LOBİ’lerinin sarsıldığına şahid oluyor. Propaganda ve baskı gücü olarak lobiler İsrail’in olmazsa olmazlarıdır.

 

Siyonistlerin hayat damarlarını işleten bu lobilerden AIPAC’a bugünlerde bir şeyler olmaya başladı…

 

“ABD Kongresi üzerindeki büyük nüfuzuyla Washington’da siyasi dengeleri biçimlendiren ve özellikle Ortadoğu politikalarının belirlenmesinde etkili olan Yahudi lobi kuruluşu AIPAC, kendi içinde patlak veren ve giderek daha kirli bir hâl alan skandalla sıkıntılı günler yaşıyor. Washington’da İsrail çıkarlarının en üst düzeyde savunan kurum olan AIPAC’i ‘ölüm-kalım’ noktasına getiren skandal, 2004’te iki yöneticisinin İsrail hesabına casuslukla suçlanmasının ardından başladı. ABD’nin İran’la ilgili gizli belgelerini İsrail Büyükelçiliği’ne vermekle suçlanan AIPAC’ın iki numarası kıdemli dış ilişkiler sorumlusu Steve Rosen ile kurumun üst düzey yetkilisi Keith Weissman’a suçlamalar geçen yıl düşürüldü.

 

Ancak AIPAC yönetimi, suçlamaların düşürülmesinden yıllar önce, ‘kurumun standartlarına uygun davranmadığı’ gerekçesiyle Rosen’i kovdu. Steve Rosen ise, AIPAC’ın hükümetle uzlaşmak amacıyla kendisini feda ettiği gerekçesiyle kurum aleyhine 21 milyon dolarlık tazminat davası açtı.” (Star Gazetesi, 27.11.’10)

 

Evet, bu güçlü lobilere bir şeyler oluyor. Haberin devamından:

 

“Gözlemciler, iki tarafın ellerindeki kartları açmaya kararlı gördüğü bu savaşta Rosen’in bildiklerini ifşa etmesi durumunda AIPAC’ın sonunun geleceğini, belirtiyor.”

 

Bu lobileri sıradan büyük kurumlarla karıştırmamak lâzım. Bunlar, dünyanın birçok ülkesinden daha güçlü teşkilâtlardır ve birçok uluslar arası meseleye yön vermekle mâhirdirler.

 

Ve, bu kurumlar öylesine insanlık dışı bir batağın içindedirler ki, yozlaşmanın daniskası bu kurum mensubları için sıradan işlerden sayılır.

 

Haberden:

 

“Mahkeme dosyalarında, Rosen ile AIPAC Başkanı Howard Kohr’un porno sitelere girdiği belirtiliyor. Rosen, yöneticilerden fahişelerle buluşmaları dinlediği anlatırken AIPAC avkatları ise, ‘eşcinsellik iması’nda bulunuyor.”

 

Haberin bu tür verilmesi aslında bir bakıma masumiyet ifade ediyor. Hâdise yoğunlaştırılmış olarak, sıkı bir haber şeklinde izhâr edilse, belki hakikatin hiç değilse bir kısmı açığa çıkmış olurdu. Ama, genelde böyle oluyor; onların pislikleri cici, elâlemin küçük hataları insanlık dışı.

 

Tabiî bu devran böyle devam edemezdi, etmiyor da! Pis kokuların yeryüzünü sardığı böyle bir dönem, hakikatin de ortaya çıkmasının alâmeti olarak kabul edilmeli.

 

OKUYUNCA ELLERİNİZİ YIKAMANIZ GEREKEBİLİR!

 

Haberin son kısmında yazılanlar, hâdisenin içyüzüne dair biraz daha açıklayıcı bilgi veriyor. Bakalım:

 

“Lobi üyelerinin, ABD hükümetinin özellikle Ortadoğu ile ilgili belgelerine ulaşıp kullandığını ileri süren eski yetkili Rosen, ‘günah keçisi yapıldığını’, tazminat ödenmemesi hâlinde, elindeki belgelerle AIPAC’ın iç yüzünün ifşa edeceği tehdidinde bulundu. Rosen’in elindeki 180 belgenin yanında sahib olduğu bilgiler de kuruma büyük zarar vereceğinden çekinen AIPAC yönetiminin, savunma stratejisini Rosen’in kişiliği üzerine kurması ise, bir İsrailli’nin “okuyunca ellerinin yıkamanız gerektiğini hissediyorsunuz” sözüne hak verdirecek cinsten.”

 

Hazır Wikileaks skandalı patlamışken, Rosen’ın da devreye girmesi hoş olmaz mı?

 

Evet… Dünya henüz çok az şeye şâhid olmuş görünüyor. Hele lağımların tümü patlasın da görelim.

 

AYNI AHLÂKIN YERLİ VERSİYONU

 

Dünyanın dörtbir yanını bir heyulâ gibi sarmış bu dejenere ahlâka bir misâl de içeriden:

 

Deniz Kuvvetleri’nde Jartiyerli Katalog

 

Deniz Kuvvetleri’nde subaylara porno içerikli kayıtlarla şantaj yaptığı ve TSK’ya ait gizli bilgi ve projeleri yabancı istihbarat örgütlerine sattığı iddia edilen çetenin çalışma yöntemlerine ilişkin önemli bir iddia ortaya atıldı. Çetenin kilit isimlerinden olduğu gerekçesiyle tutuklanan emekli Albay İbrahim Sezer’in evinde yapılan aramalarda şok bir belge ele geçirildi. Çetenin, üst düzey subayların fuhuş yapacakları kadınları seçebilmeleri için Deniz Harp Okulu’nun 12 kız öğrencisinin fotoğraflarının bulunduğu bir katalog hazırladığı iddia edildi. Polis tarafından el konan katalogdaki kız öğrencilerin üst düzey subay ve amirallerle fuhuş yapmaları için seçildiği ve çetenin bu şekilde tuzağa düşürdüğü üst düzey subaylardan istediği belgeleri elde ettiği iddia edildi. Katalogdaki fotoğrafların arkasında ise isim, yaş, boy, kilo, saç ve göz rengi ile ten rengi gibi bilgilerin yer aldığı Kadın yüzbaşı Y. E.E. tarafından hazırlandığı öne sürülen katologdaki fotoğrafların arkasında “Bir erkekten çabuk etkilenir ve çabuk aşık olur”, “Erkeğin onu çok istediğini ve arzuladığını duymak ister”, “Jest ve mimikleri erkekleri çıldırtır cinsten”, “Göğüs ve sırt dekoltesi kullanır” şeklinde ibareler yer alıyor.

Öğrenciler şikayetçi oldu

Emekli Albay Sezer’in, kadın yüzbaşı Y.E.E’ye yazıldığı mektupta ise Deniz Harp Okulu’ndaki kız öğrencilerin fuhuş yapmak için nasıl kandırılacağı ve ayrılmak isteyen kızların nasıl tehdit edileceği detaylı bir şekilde anlatılıyor. Katalogda fotoğrafları bulunan kız öğrenciler, Organize Suçlarla Mücadele Şubesi’nde ifade verdi. Kız öğrencilerin İbrahim Sezer’den şikâyetçi oldukları öğrenildi.” (Taraf Gazetesi, 27.11.’10)

 

Yuh be…

 

İnsanlık bu ahlâksızlıklardan, ancak medeniyet tellallığı yapanlardan kurtulabilirse kurtulur. Çağdaş-mağdaş klişelere hayata nizamat vermeye kalkanların maskelerini düşürmeye cehd etmiş olanlar, gayretlerine gayret katmalı.

 

Siyonizm ve gibilerinin sonu yakın görünüyor.

 

  

 
English (United Kingdom)Turkish (Turkiye)Arabic(السعودية)

Üstad Diyor ki:

Üstad Necip Fazıl Rahmetullahi Aleyh buyuruyor: Namaz kılanlar, kendileri de işin içinde, namazın sathında kalanlara acısın. Kılmayanlar da, o satha bile tutunamadan derinliklere girmek palavrasından haya etsin!..
O ve Ben sf/168 -

Kullanıcı Girişi

  • Kayıt ol
    *
    *
    *
    *
    *
    (*) Isaretli alanlarin doldurulmasi zorunludur
  • Kimler Sitede

    Şuanda 197 konuk çevrimiçi

    Site İçi Arama