|
Pazartesi, 08 Kasım 2010 22:35 |
"STRATEJİK DERİNLİK" SAHİBİNE BÜYÜK AYIP!
-“ne yazık ki, bu gerçeği anlatmak çok zor!”- Sinami ORHAN İbrahim Karagül'ün yazmış olduğu birkaç yazı üzerinde, Dışişleri Bakanı Ahmed Davudoğlu'nun ileride "DAVUDOĞLU DOKTRİNİ" olarak ifade edileceğine inandığımız çalışmalarına dair değerlendirmelerde bulunduk iki yazımızda. TEMEL EKSİKLİK üzerinde durduk ve bunun giderilememesi, en azından İHTİYACIN BİLE HİSSEDİLEMEMESİNİN yapılan bütün çalışmaları akamete uğratabileceğinden bahsettik. Şöyle de noktalamıştık son yazımızı: "- Tek çare yine bizim bahsettiğimizdir kanaatindeyiz, kavramlarla söylersek, MORAL GÜCÜ sağlamadan hiçbir şey yapamaz, taşlarınızın çoğu tahtada olsa da, hatta VEZİR’iniz bile ayakta olsa, DÜNYA GÖRÜŞÜ ihtiyacını gidermeden, HALKI bununla yoğurmadan, YIKILMIŞ olan MORAL GÜCÜNÜ ayağa kaldırmadan, yeni bir ENERJİ-HEYECAN DALGASI oluşturmadan ADIM ATAMAZSINIZ! Ama, “ne yazık ki, bu gerçeği anlatmak çok zor!” Hakaret etmenin, istihza yapmanın, çomak sokmanın illa ki "zor" ile olmayacağı, daha basit ve "görünmez kaza" nev'inden yöntemlerle de yapılabileceği malumdur. Yazılarımızın "konusu" içerisinde düşünelebilecek bir gelişme de dün, 7 Kasım, Irak'daki ziyaretini tamamlayıp Birleşik Arab Emirliklerine geçen Davudoğlu'nun başına gelenler veya daha doğrusu GETİRİLENLERLE alâkalı olarak gerçekleşti. BAE nedir, gücü nedir, dünya siyasetindeki "durumu" nedir bir kenara, yapılanlar en basit kelimeyle AYIPTIR! Diplomatik skandal diye "kapatılacak" hadise, aslında Davudoğlu'nun kimlerin oyunlarına karşı oyun kurma içinde olduğuna dair ensantaneler taşısa ve profiline kazanç olarak kaydedilse de, son tahlilde olan olmuştur ve son iki yazımızda konuedilen BÜYÜK İDDİALAR ile nasıl anlaşılmalı, ilgililere bırakıyoruz. Fakat bahsettiğimiz gibi, "oluşturulmuş-yapay" biri ve aslında DÜNYA COĞRAFYASINDA OLMAMASI gereken "devletler"den biri olan (birisi de Kuveyt idi bunlardan ve olması gerektiğine inananlar ile olmaması gerektiğine inanan arasındaki savaş ve neticesi malumdur.) Birleşik Arab Devletleri'nin bu yaptığı, arkasındaki "Queen"e bakılırsa anlamı çok daha net olarak ortaya çıkacak bu davranış, bahsettiğimiz "ADIM ATAMAZSINIZ!" ifadesinin bir tezahürü olduğu gibi, hem TC'ye, hem hükümetine hem de Davudoğlu'na alenen yapılmış bir hakaretdir! Karşılığını görmesi gerektiğine inanıyoruz; ama nasıl? Veya karşılığını verebilecek bir "kudret" mevcut mu? İşte iki devam yazısı hâlinde bahsettiğimiz netice, BAE'de ortaya çıktı. "Parayı veren düdüğü çalar" mı denilecek" yoksa gereği yapılarak BÜYÜK İDDİALI ÇIKIŞIN arkasında durulacak mı bunu ileriki günlerde göreceğiz; ama bütün bunlar TEMEL EKSİKLİĞİN giderilmesi gerekliliğini yoksaymaz! Ama, “ne yazık ki, bu gerçeği anlatmak çok zor!” & İşte Ahmet Davudoğlu'na BAE'de yapılan "ayıp"; ardından da BAE'nin "kafa kâğıdı": http://www.sonsayfa.com/Haberler/Dunya/Ahmet-Davutogluna-buyuk-ayip-175439.html Ahmet Davutoğlu'na büyük ayıp Bakan Davutoğlu'na Birleşik Arab Emirlikleri'nin başkentinde kötü karşılama... Davutoğlu ve Türk heyeti, havalimanında ortaya çıkan protokol krizi yüzünden iki saat bekletilince, mevkidaşı özür üstüne özür diledi. Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Irak'taki temaslarının ardından resmi ziyaret için Birleşik Arab Emirlikleri'nin (BAE) başkenti Abu Dabi'ye geçti. Abu Dabi'ye dün gece TSİ 02.50'de gelen Davutoğlu ve beraberindeki heyet, havalimanında ortaya çıkan bir protokol krizi yüzünden iki saat beklemek durumunda kaldı. Krizi uyandırılarak öğrenen BAE Dışişleri Bakanı Şeyh Abdullah Bin Zayid El Nahyan, Abu Dabi dışında kaldığı yerden hemen helikopterle gelerek, Bakan Davutoğlu'ndan özür diledi. -OLAYIN GELİŞİMİ- Abu Dabi'ye gelişinde BAE Dışişleri Bakanlığı yetkilileri tarafından karşılanan Davutoğlu, protokol salonunda bir süre oturduktan sonra, Büyükelçi Vural Altay'la birlikte şehir merkezine doğru hareket etti. Bu sırada heyet üyelerinin bir sorun nedeniyle alanda kaldığını öğrenen Davutoğlu, tekrar havalimanına geri döndü ve yetkililere, tüm heyet üyeleri çıkmadan oradan ayrılmayacağını söyledi. Havalimanında bulunan BAE İçişleri Bakanlığı görevlileri, heyet üyelerinin valizlerini x-ray cihazından geçirmek istedi. Bu işlem sırasında bazı valizlerde Bakan Davutoğlu'nun korumalarına ait telsiz ve silâhların bulunması üzerine yetkililer, izinleri olup olmadığını sordu. Abu Dabi Büyükelçiliği yetkilileri, izinler için gerekli başvuruların yapıldığını belirtti, ancak BAE İçişleri Bakanlığı yetkilileri ile Dışişleri Bakanlığı yetkilileri arasında bir uzlaşı sağlanamadı. Bu görüşmeler sürerken, Türk Dışişleri Bakanlığı yetkilileri, geldikleri özel uçakla Riyad'a gitmek için hazırlıklara başladı. Yaklaşık iki saat süren görüşmeler sırasında, başka bir şehirde bulunan BAE Dışişleri Bakanı Şeyh Abdullah Bin Zayid El Nahyan, durumun kendisine haber verilmesi üzerine Davutoğlu'nu arayarak iki kez özür diledi. -DAVUTOĞLU: "ÜZÜNTÜ VERİCİ"- Havalimanında zorluk çıkaran BAE İçişleri Bakanlığı görevlilerinin de kendisinden özür dilemesinin ardından açıklama yapan Davutoğlu, "Yaşadığımız olay üzüntü verici. Böyle bir olayın kimseye yapılmaması gerekir. Özellikle Türkiye'ye ve Türk Dışişleri Bakanı'na böyle bir yanlışın yapılması üzüntü verici. Yaptıklarınız çok yanlıştı. Dışişleri Bakanı, beni iki kere arayarak özür diledi ve şu anda kaldığı başka bir şehirden kalacağım otele gelip özür dilemek için yola çıktı" dedi. Havalimanında meydana gelen krizden sonra kalacağı Emirates Oteli'ne giden Bakan Davutoğlu, burada da Türk gazetecilere açıklama yaptı. Davutoğlu, BAE Dışişleri Bakanı'nın Türkiye'de yapılan 5'e yakın uluslararası toplantıya katıldığını ve kendisini Abu Dabi'ye davet etmesine rağmen 3 kez bu ziyaretin çeşitli nedenlerle iptal edildiğini belirtti. Dışişleri Bakanı Davutoğlu, şunları söyledi: "En son kendisiyle İstanbul'da yapılan Afganistan'la ilgili bir toplantı sırasında görüştük ve beni buraya yine davet etti. Ben de bölgedeki sıcak gelişmelerden bahsederek, ziyareti ertelemeyi düşündüğümü söyleyince çok üzüldü. Birkaç saatliğine bile olsa buraya gelmemi ve devlet yetkilileriyle görüşmemi istedi. Buraya 5 yıldır Dışişleri Bakanı düzeyinde ziyaret olmadığı için programa aldık. Ama havalimanında silâhlarla ilgili taşıma belgesi sıkıntısı çıktı. Sorunun nedeni, silâhlarla ilgili bilgileri Dışişleri Bakanlığı İçişleri Bakanlığı'na bildirmiyor." Kendisinin yola çıkmış olmasına rağmen geri döndüğünü belirten Davutoğlu, durumu öğrenince çözüm için çaba harcadığını, ancak BAE yetkililerinin kendisinin gidebileceğini, sorun çıkaran konunun çözüldükten sonra ekibin diğer bölümünün gönderileceğini söylediğini ifade etti. Bakan Davutoğlu, şunları kaydetti: "Ben de bunu kabul etmedim. Birlikte hareket edeceğimizi söyledim. Olmaz dedim. O sırada geldiğimiz uçağın Riyad'a gitmesi için hazırlıklar yapıldı. Ancak Bakanı kaldırmaya cesaret edemediler. Durumdan haberdar edilen Dışişleri Bakanı beni aradı, iki kere özür diledi. Bana ayrıca, helikopterle hareket edip, kalacağım otele gelip özür dileyeceğini söyledi. Havalimanındaki görevliler de gelip benden ve ekiptekilerden özür dilediler. Bundan sonra çekip gitmek açıkça bir daha buraya gelmememi gerektiriyordu" diye konuştu. -BAE DIŞİŞLERİ BAKANI ÖZÜR DİLEDİ- BAE Dışişleri Bakanı Şeyh Abdullah da bu sabah 06.00'da, kaldığı otele helikopterle ulaşarak Bakan Davutoğlu'ndan ve ekibindekilerden özür diledi. Şeyh Abdullah, "Yaşanan olaydan çok üzüntü duyduk. Böyle bir olayın yaşanmasına neden olanlar hakkında en sert cezalar verilecektir." dedi. Bakan Abdullah'ın Dışişleri Bakanı Davutoğlu ile görüşürken çok duygulandığı ve bu olaydan dolayı çok üzgün olduğu görüldü. Şeyh Abdullah daha sonra Bakan Davutoğlu ile sabah 08.30'da bir süre görüştü. Bakan Davutoğlu daha sonra istirahata çekildi. Bu arada Şeyh Abdullah'ın havalimanında yaşanan olay nedeniyle Abu Dabi dışından gelmek için Lüksemburg Dışişleri Bakanı'na tahsis edilen helikopteri alarak yola çıktığı belirtildi. Davutoğlu'nun bugün, BAE Dışişleri Bakanı Şeyh Abdullah Bin Zayid El Nahyan ve diğer yetkililerle iki ülke ve bölge ülkelerini ilgilendiren konuları görüşmesi bekleniyor. Bugün akşam saatlerinde Abu Dabi'den ayrılarak Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'a gitmesi öngörülen Dışişleri Bakanı Davutoğlu'nun, buradaki yetkililerle de Irak'taki temasları hakkında görüş alışverişinde bulunması bekleniyor & BAE'NİN "KAFA KAĞIDI": http://tr.wikipedia.org/wiki/Birle%C5%9Fik_Arap_Emirlikleri Tarih 16. yüzyıl'da başlayan Portekiz etkisi 17. yüzyıl'da yerini İngilizlere bıraktı.[kaynak belirtilmeli] Başat kabile Kavasim ile Arabistan içlerinden gelen Vehhabileri korsan olarak ilan eden İngilizler, 1819 - 1820'de kıyı limanlarına karşı saldırıya geçti.[kaynak belirtilmeli] Aslında İngilizlerin asıl amacı, bölge ticaretini kendi egemenlikleri altına almaktı. Mahalli esnafin büyük bir direnişi dahi İngilizleri deniz ticaretini kendi güdümleri altına almalarını engelleyememiştir.[kaynak belirtilmeli] Sonunda korsanlığa son veren 1820 Genel Barış Antlaşması'nı zorla kabul ettirdiler.[kaynak belirtilmeli] 1853 yılında Denizlerde Kalıcı Ateşkes Antlaşması'nın imzalanması üzerine bölgeye Ateşkes Kıyısı adı verildi.[kaynak belirtilmeli] İngilizler 1892 yılında Özel Ayrıcalık Antlaşması olarak bilinen bir paktın oluşmasını sağlayarak bölgenin dış politikasını denetim altına aldılar. Ateşkes Kıyısı 1873 - 1947 arasında İngiliz Doğu Hindistan Kumpanyası, sonraki yıllarda da İngiliz Dışişleri Bakanlığı tarafından yönetildi.[kaynak belirtilmeli] 1971 yılında İngilizlerin Basra Körfezi'nden çekilmesi üzerine, emirlikler "Birleşik Arap Emirlikleri" adı altında bir federasyon oluşturdu.[kaynak belirtilmeli] Birleşik Arap Emirlikleri asırlarca Osmanlı egemenliği altında yaşamış, petrolün bulunmasıyla İngilizler tarafından Osmanlı İmparatorluğu'ndan koparılmıştır.[kaynak belirtilmeli] 2 Aralık 1971 İngiltere'den bağımsızlığını ilan etmiştir. Bağımsızlık günü milli bayram olarak kutlanılır. Anayasası ise, yine 2 Aralık 1971'de oluşturulmuştur. Yönetim Ülke Monarşi ile yönetilen Yedi Emirlikten oluşan federasyon ile yönetilir. (Arapçada El İmarat el Arabiyye el Müttahide İngilizcede United Arab Emirates) Ülkenin başkenti Abu Dabi'dir. En büyük şehri ise dünyaca ünlü kent olan Dubai'dir. Körfez ülkeleri içerisinde en liberal dış ticaret rejimine sahiptir. (Devamı için ilgili sayfaya bakınız veya BAE hakkında daha geniş malumat için internete başvurunuz.)
|
|
Üstad Diyor ki:
Üstad Necip Fazıl Rahmetullahi Aleyh buyuruyor: Namaz kılanlar, kendileri de işin içinde, namazın sathında kalanlara acısın. Kılmayanlar da, o satha bile tutunamadan derinliklere girmek palavrasından haya etsin!..
O ve Ben sf/168
-
Kimler Sitede
Şuanda 86 konuk çevrimiçi
|