
Duyunca insan, bir yaşıma daha bastım, diyesi geliyor…
Memleket hasretiyle yanıp tutuştuğunu, kavrulup kahrolduğunu sık sık beyan eden bir zat-ı muhterem, nasıl oluyor da böylesine bir bahaneyle sevdiklerini ve vatanını terk edip gidiyor?..Bunun inandırıcı tarafı var mı sizce?..
Bugüne kadar, hakkında bir sürü spekülasyona sebeb olan düşünce doğrulanıyor mu dersiniz? Gülen ABD’nin esiri… Bu düşünce bir hayli yer tutmuş vaziyette insanlarımızın düşüncelerinde… Açıklamalarından da belli oluyor ki, bu düşünce hiçte yabana atılacak gibi değil.
Bunca tanınmış insan ülkeyi terk edip gitmeyi gereksiz bulurken, Gülen’in sığınak olarak ABD’yi seçmesi, (hem de ülkesine âşık (!) biri olarak) inandırıcı mı?
New York Times Gazetesi’ne verdiği şu beyanata bakarak tahlillerinizi sürdürün:“ABD’de, Türkiye, Afganistan, Pakistan ya da diğer ülkelerden gelen radikal ideolojiye sahip insanlar tarafından rahatsız edilmeden ya da onlardan zarar görmeden yaşamayı ümid ettim. Amerika’nın misafiriyim.”
Çocukların bile inanmayacağı, kargaların bile güleceği bu tür bir açıklama, son zamanlarda yaptığı yorumlarla Gazze kahramanı (!) olmayı başaran Gülene yakıştı.
Zaman, daha kim bilir nelerin ifşasına gebe… Göreceğiz.





Google
Facebook
Twitter
Myspace
Yahoo
del.icio.us
Blogger
Rain Concert




