
İnsanlık yorgun… İnsanlık çılgın… İnsanlık kuşkulu… İnsanlık vurdumduymaz… İnsanlık eğleniyor… İnsanlık ölüyor…
Zamanın sonu… Her geçen gün karışıklıkların artacağına hiç şübhe yok… Bunun dışında bir dünya hayâli muhâl.
Tehlikenin her çeşidi kendini göstere göstere geliyor… İnsanlık çaresiz ve çaresizliğin teşvik ettiği vurdumduymazlığa son derece meyilli… Unutmak istiyor, görmemek istiyor, yok saymak istiyor.
Ama gerçek böyle değil… Deve kuşu başını kuma gömdü diye gelen fırtınanın varlığına halel mi gelir, fırtına yok mu sayılır?
Newsweek Türkiye’nin 92. sayısından birkaç not:
“RUSYA: Sıcak Sibirya’yı bile kavurdu. 24 milyon hektar hububat tarlada kavruldu. Yüzlerce kişi serinlemek için girdiği nehirde boğuldu.
ABD: Elektrik kesintisi yok ama telafat çok. 40 dereceyi aşan sıcak ABD’nin orta kesimlerinde binlerce hayvanı telef etti.
ALMANYA: Sıcak, Almanların meşhur çalışma ahlâkını bile sarsıyor. Trenler bozuldu, otobanlarda asfalt eridi, tarlada mahsul kavruldu.
PAKİSTAN: Yetiş muson yağışları! 55 dereceye ulaşan sıcak binlerce kişiyi öldürdü.
ÇİN: Çarklar duracak mı? O kadar sıcak ki arabalar yolda bir anda tutuşmaya başladı. Moğolistan sınırında çekirge sürüleri tarla meralarını yok etti.”
Yok canım, telaşlanmaya gerek yok! Tempo… Tempo…
Fıtrat ve yaradılış gayesine ihanet bedel olarak dönüyor; istikamet Mutlak Muktedire boyun eğmek değilse, mutlak batışdır.





Google
Facebook
Twitter
Myspace
Yahoo
del.icio.us
Blogger
Rain Concert




