32. sayımızda dosya olarak hazırladığımız bu mesele müsbet ve menfî bir hayli tenkitle karşılandı... Bizi arayıp, “Fazla ileri gitmişsiniz” diyen de oluyor, “Az bile yapmışsınız” diyen de...
Yeni Furkan olarak yaptığımızın ne olduğunu açıkça belirttik, bir kez daha hatırlatalım: “Efgânî’ye kara çalanlar onun tuvalet bezi olamazlar” diyerek bir kalemde Ehl-i Sünnet ulemasını silen M. İslâmoğlu bize değil, geleneksel yapı içinde bulunan gelmiş geçmiş bütün ulemaya hakaret etmiştir, dolayısıyla tüm Ehl-i Sünnet mensublarına da hakaret telakki edilir... Cevabımız bundandır.
Ve bazı okuyucularımızın, “Fitneye kapı açmak” ifâdelerine asıl muhatab olan kişinin İslâmoğlu olduğunu düşünüyoruz. Ulemaya hakaret ederek büyük bir fitneye kapı açmıştır. Okuyucularımızın ikâzı çerçevesinde söylememiz gerekirse, bundan böyle olacaklardan kendisi sorumludur.
Çıkıp televizyonda özür dilemelidir ki, açtığı fitne kapısı kapansın. Aksi taktirde bu mevzu bitmeyecek, büyüyecek... Vebali de İslâmoğlu’nun boynunda kalacak.
Özrü de kelime oyunlarından hâli olmalı ki, herkes anlayabilsin... Kelime oyunlarıyla Müslümanların kafasını karıştırmanın bir âlemi yok...
Naif ve kibar görüntüsü altında gizlenmiş menfî tarafından vazgeçmeli İslâmoğlu... O menfî tarafı topyekûn Ehl-i Sünnet ulemasına hakaret etmesine sebeb olmuştur; bu vebâlden kurtulması gerekir.
Okuyucularımızın hassasiyeti içinde teşekkürlerimizi bildiririz.











