|
Muhsin Yazıcıoğlu'nun öldüğü helikopter kazasının sabotaj olduğunu öne süren Ergenekon sanığı Ölmez, Yazıcıoğlu'nu öldürmeyi 2007'de bir milletvekiliyle planladıklarını, bu vekilin MİT'e çalışan Amerikan destekli biri olduğunu iddia etti
Ergenekon davasının tutuklu sanığı Erol Ölmez, mahkeme heyetine sunduğu yazılı dilekçesinde ilginç itiraflarda bulundu. Kuvayı Milliye 1919 Derneği'nin çaycısı Ölmez, 1990'da askerken hayatının tamamen değiştiğini, usta birliğinde kendisini keşfeden kod adı 'Çerkez Ali' olan kişinin askerliğini sonlandırarak kendisini çok özel bir birimin içine aldığını öne sürdü. Ölmez, dilekçesinde şu iddialara yer verdi: 1998'DE KURULDU, HALEN AKTİF: Asıl adı 'Atakurtlar' olan birlikte görevim istihbarat ve silahlı kanattaydı. Daha sonra 1998 yılında kurulan Ergenekon yapılanmasında görev aldım ve 'Atakurtlar Cumhuriyet Ordusu' Ergenekon'un sağ kolu oldu. Bu birim, şu anda halen aktif haldedir. Ben çok özel eğitim almış bir kişiyim.
11 ONURSAL ÜYESİ VAR: Ergenekon yapılanmasının cumhuriyetçi, ulusalcı ve Atatürk milliyetçilerinden oluşan 11 onursal üyesi var.
SABOTAJ OLDUĞUNU BİLİYORUM: Muhsin Yazıcıoğlu'nun helikopter kazasının sabotaj olduğunu bilmekteyim. Üstü örtülüp faili meçhul bırakılacak.
BİR ŞEY OLURSA YALNIZSIN: Daha birçok konunun şahidi olarak artık susmayacağım. Nedeni ise cezaevine girdiğim günden beri beni yalnız bıraktılar. Zaten ilk şart, 'Başına bir hal gelirse kendinle başbaşasın' denildi.
MİLLETVEKİLİ SUSTURDU: Muhsin Yazıcıoğlu'nun susturulmasını isteyen kişi şu an milletvekilidir. Aynı zamanda MİT'e çalışan Amerikan destekli kişidir. Bunları size anlatmamdaki sebebim, vicdanımın rahatsız oluşudur.
ERGENEKON PATLAYINCA KALDI: 17 Kasım 2007'de Ankara'da özel bir toplantıda ben, Çerkez Ali ve milletvekili, Muhsin Yazıcıoğlu'nun nasıl susturulacağını konuştuk. Karşılığında 10 milyon dolar verilecekti. 2008'de olması beklenen bu konu, Ergenekon furyası patlayınca 2009 yılına kalmıştır. BBP liderine yapılan sabotajdır. APO'YU İTALYA'DA ALTI GÜN OTEL ODASINDA BEKLEDİM BOSNA Hersek'te savaştığını belirten Ölmez: '1993 ortalarında Cenova'da bir otelde kaldım. Çerkez Ali, Abdullah Öcalan'ın Roma'da ve Milano'da kalacağının istihbaratını aldıklarını söyledi. Benim görevim Apo'yu ebediyen susturmaktı. 6 gün bekledik. Ankara'dan gelen bir telefonla Şam'a gittiğini öğrendik. Gemiyle Derince Limanı'na geldim. Çerkez Ali, çok kuvvetli bir devlet adamı.' 
Erol ölmez İsmailağa Cemaatinin içine girip istihbarat toplayan kişi… Kuvvacı biliniyordu, ama o daha nerelere girmiş… Yazıcıoğlu meselesinde doğru söylüyor olabilir… O iş çok su götürür… Servisler kıyasıya çarpışıyor ve çalışıyor, her türlü eleman havada uçuşuyor… İstihbarat örgütleri T.C.yi esir almış vaziyette ve her ülkenin istihbarat örgütü Türkiye’yi kendi ülkesi addediyor; öylesine rahatlar… Hülasa, kimin eli kimin cebinde belli değil… Cesur ve dikkatli olmak gerek.
|