|
Salı, 19 Mayıs 2009 09:18 |
|
Prof. Osman Özsoy Türkiye’deki en güçlü lobi hangisi?Tanınmış ekonomi yazarlarından gazeteci bir arkadaşım bir ara bana; “Osman Bey, kitaplarınızda demokratik ülkelerdeki lobi faaliyetleri ve baskı gruplarına ilişkin de bilgiler var. Söyleyin bakalım, Türkiye’deki en önemli baskı grubu hangisi?” diye sordu. Her birimizin bir çırpıda sıralayabileceği baskı gruplarından örnekler verdim. Herbirine, “o değil, o değil...” diye cevap verdi. Sıraladıklarımdan hiçbirini doğru cevap saymayınca, “pekala hangisi” dedim. “Gayler” dedi... Nasıl yani, dedim... ‘İnanmakta zorlanacaksın belki ama, gayler bu ülkenin en önemli baskı gruplarının başında geliyor’ dedi. “Aaaa, o da mı?” diyeceğiniz örnekler verdi. Aralarındaki dayanışmadan ve işlerinde nasıl sonuç aldıklarından söz etti. Ne yalan söyleyeyim. O zaman söylenenlere inanmakta güçlük çekmiş, abartıldığını düşünmüştüm. Fakat daha sonra karşılaştığım birkaç örnek, iş dünyasını yakından tanıyan ekonomi alanında çarpıcı kulis yazıları yazan gazeteci arkadaşıma hak vermeme neden olmuştu. Belden aşağı diyebileceğimiz bu konuyu neden açma ihtiyacı duyduğumuza gelince... Zaman Gazetesi yazarı Sayın Ali Bulaç’ın CNN Türk’te ‘Reha Muhtarla Çok Farklı’ programında Bülent Ersoy’la polemiğe girmesi ve eşcinsellerle ilgili dünyada tartışıla gelen bazı iddiaları dile getirmesi inanılmaz derecede yankı buldu. Ali Bulaç’a yönelik tepkiler Doğan Grubu’na bağlı gazetelerde manşetlerden verildi. Ali Bulaç gelen tepkileri ve sözlerinin inanılmaz şekilde farklı boyutlara çekilmesini; “CNNTürk'te dile getirdiğim görüşlerim günlerce malum medya grubu tarafından provokatif bir biçimde gündeme taşındı. AK Parti'yi, cemaatleri, bazı muhafazakâr-geleneksel çevreleri eleştirdiğim zaman beni "demokrat, özgürlükçü" ilan edenler, sıra eşcinsellerin eleştirisine geldiğinde "ortaçağ kafalı" diyorlar dedi. Ali Bulaç sanki birilerinin nasırına basmış ve ‘kral çıplak’ demiş gibi büyük tepki gördü. İşin ilginç yanı, tartışmaların bazı derneklerce ‘Uluslararası Homofobi karşıtı’ gün olarak kutlanan 17 Mayıs gününe hemen öncesine denk gelmesi, belli çevreleri daha etkili tepki gösterme konusunda demek ki motive etti. (Prof. Dr. Nevzat Tarhan Hocamızın açıklamasına göre, eşcinsellere karşı ayrımcılık yapan, aşağılayan fiziksel ve psikolojik şiddet uygulayan kişiler homofobik olarak adlandırılmaktadır.) Bolluğa bak... Ben üniversitedeki derslerimde öğrencilerimi proje konularında serbest bırakırım. Herkes dilediği konuyu özgürce çalışır. Etiler’de oturan bir bayan öğrencim geçtiğimiz dönem verdiğim ‘Sosyal Değişme’ dersinde proje konusu olarak “Gayleri” çalışmak istediğini söyledi. “Senin için zor olmasın” dediğimde, “Olur mu hocam, çevremde çok gay var” dedi. Doğrusunu isterseniz projesinin o kadar kapsamlı olacağını ve kayda değer veri ve analizlerle geleceğini düşünmemiştim. Kısa sürede çok iyi bir çalışma ortaya koydu. Gaylerin araştırma sırasında kendileri ile ilgili bilgi paylaşımcı yaklaşımının, ortaya net bir tablo çıkmasına katkı yaptığını gördüm. Meğer İstanbul ne imiş... Bir başka gencin örneğin Ankara Kızılay’da kendisi gibi gay olan birini bulması ve onunla ilişkiye girecek kadar samimiyeti ilerletmesinin yarım saatini bile bulmayacağını öğrendiğimde memleketin adım başı gay kaynadığı gibi bir zehaba kapılmıştım. Sanırsınız ki Ankara veya İstanbul’a bir bomba atılmış. Şimdi bomba da nereden çıktı, hani gay konusunu okuyorduk diyebilirsiniz. Merak etmeyiniz mevzudan uzaklaşmadık. Şimdilerde popüler tartışma konusu domuz gribi ya... 2 yıl önce Haziran ayında basına yansıyan bir haberde, Pentagon’un 7.5 milyon dolara, düşman askerlerine karşı kullanılacak ve onları eşcinsel ilişkilere yönlendirecek bir hormon bombası yapma hazırlığından söz edilmişti. Belki de bitmiş ve denenmiş bile olabilir. (!) Amerikan Hava Kuvvetleri’nin Dayton’da bulunan Wright Laboratuvarı tarafından gündeme getirilen çalışma konusunda Edward Hammond; "Düşman askerleri direnemeyecekleri bir şekilde eşcinsel ilişki arzu edecekler ve birlikleri de bu nedenle çökecek" açıklamasında bulunmuş. Ali Bulaç’ın CNNTürk'te dile getirdiği düşünceleri basına yansıdığında 2 yıldır arşivimde bekleyen yukarıdaki gay bombası haberi geldi aklıma. Sayın Bulaç programda; “Bazı Amerikan askerlerinin Iraklı erkek esirlerin ırzlarına geçmeleri, direncin kaynağı olan şerefi zedelemekle ilgilidir. Bu işte eşcinsel askerleri kullanmışlardır. Öne sürülen diğer bir görüşe göre, hava saldırılarında özellikle sivilleri katledenler arasında eşcinseller daha istekli, daha agresif davranıyorlar” ifadelerine yer vermişti. Bu konudaki yorumu sizlere bırakıyorum. 5-6 yıl önce Meclis’teki gay milletvekilleri konusu da tartışmalara konu olmuştu. Yakın tarihte de gay Meclis başkanı olup olamayacağı gündeme gelmişti. Son günlerde de, futbol sahalarındaki gay hakem polemiği pek bir revaçta. Hatta ismi tartışmalara konu olan bir hakem çıkmış ekrana, açık açık cinsel kimliğini dile getirmiş. Tartışmaların dozu hatta o kadar ileri gitmiş ki, Erman Toroğlu her zamanki bildik tavrı ile, örneğin gay bir hakem için, “Yakışıklı bir futbolcuya nasıl penaltı verecek?” diye görüş bildirmiş. Belki komik, belki acı ama, bu ülkede şu sıralar bunlar tartışılıyor. İşin tam da bu noktasında, 20 Şubat 2008 tarihinde Hürriyet gazetesinde yer alan bir haberi yorumsuz aktarmak istiyorum. Ola ki sizin bir yorumunuz vardır: İsrail parlamentosunun (Knesset) dinci partilerinden Şas'ın milletvekili Şlomo Benizri, bölgede geçen günlerde meydana gelen son depremlerle homoseksüellik arasında bağlantı olduğunu iddia etti. Knesset'in depremlere hazırlık çalışmalarının ele alındığı oturumunda konuşan Benizri, eşcinselleri depremlerde suçlu görürken, dini kitaplardan Gemara'ya atıfta bulunarak, "Gemara'da depremlerin nedenlerinden birinin, meclisin çeşitli yasalarla meşruiyet sağladığı homoseksüellik olduğunun anlatıldığını" belirtti. İşte böyle... Aynı yaklaşım Türkiye’de olsa tek başına bir darbeye veya kapatma davasına gerekçe olur. Yazımızı Churhill’den bir anekdotla bitirelim. Yıllar evvel Mehmet Barlas’ın köşesinde okumuştum. İngiltere Başbakanı Churhill’e, “Bakanlarınızdan falanca gay, hakkında ne yapmayı düşünüyorsunuz?” diye sorarlar. Churhill, “Bana poposu değil kafası lazım. Kafası çalışıyorsa ve işini düzgün yapıyorsa bana ne poposundan...” cevabını verir? Bilmem siz ne düşünürsünüz? 
Üstad ne diyordu; “Çatla Bizans ve Roma, Patla sodom ve Gomore”… Ve yine diyordu ki; İNSANLIK HİÇBİR DÖNEMDE BU KADAR DÜŞMEMİŞTİR. Uzun söze ne hacet.. İ…leri tenkid edemezsiniz canınıza okurlar… Bunu da yapamlar İ…lerle el ele vermiş İ… severler… Neyse ki, İ...lerle, sevenlerinin sonu yaklaşıyor…
|
|
Üstad Diyor ki:
Üstad Necip Fazıl Rahmetullahi Aleyh buyuruyor: Namaz kılanlar, kendileri de işin içinde, namazın sathında kalanlara acısın. Kılmayanlar da, o satha bile tutunamadan derinliklere girmek palavrasından haya etsin!..
O ve Ben sf/168
-
Kimler Sitede
Şuanda 93 konuk çevrimiçi
|