Sunday
Feb 12th
Text size
  • Increase font size
  • Default font size
  • Decrease font size
Anasayfa Sadeddin Ustaosmanoğlu Röportaj -Televizyon- Gündemin Rengi Programının Yazılı Metni

Gündemin Rengi Programının Yazılı Metni

e-Posta Yazdır

Furkan Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Saadeddin Ustaosmanoğlu'nun katıldığı  Gündemin Rengi adlı programın bant çözümünü buradan takibedebilirsiniz.

-MÜSLÜMANLARIN DEMOKRASİYE KARŞI ALTERNATİFLERİ VAR MI?

-ÇAĞIMIZDA SAVAŞLAR METAFİZİK!

-DÜNYA GÖRÜŞÜNE MÂLİK OLMAYAN RİYÂKARDIR!

-BU ÜLKE İKTİSADİ, İÇTİMAİ, FELSEFİ VE RUHİ TAM İŞGAL ALTINDA!
 
-İDEOLOJİK FORMASYONUN YOKSA 'KURTLAR VADİSİ'NE İNMEYECEKSİN.
 
-MÜSLÜMANIN SERVETİ CEBİNDE OLACAK KALBİNDE DEĞİL...

-"SİZDEN BAŞLADIK SIRA GÜLEN CEMAATİNE DE GELECEK"!
 
-HER KESİMİN DÜRÜST OLANLARI 'ER' OLANLARI BİR ADIM ÖNE ÇIKSIN.
 

 

 

    MÜSLÜMANLARIN DEMOKRASİYE KARŞI ALTERNATİFLERİ VAR MI?

    Rıdvan Akar: Sadettin Bey ben önce siyasi görüşünüzü sorarak başlamak istiyorum.. Kendinizi nerde tanımlarsınız?
    Sadettin Ustaosmanoğlu: Şimdi ben dergimde olsun daha önceki geçmişimde olsun herkesin bildiği ideolojik bir yönüm var.. Fakat tabii bu ideolojik yön deyince insanların kafasında bir takım karışıklıklar meydana geliyor.Ayıramıyorlar bir takım şeyleri.. Hem bir tarafta nakşilik yolunda olan bir cemaat bir yandan da yedi sene cezaevi yattığım bir dava BD-İBDA fikriyatı sözkonusu. Bunlar tabi çok farklı gibi görünüyor ama fikir platformunda bunları değerlendirdiğinizde bunlar farklı şeyler değil.

    Rıdvan Akar: Bildiğimiz klişeler çerçevesinde Sağcı solcu ülkücü vs. gibi...
    Saadettin Ustaosmanoğlu:  Tek kelimeyle söyleyebilirim ben şeriatçıyım. Allah'ın kitabına tümüyle tabi olmayı tavizsiz şekilde kabül etmiş biriyim. Bu manada böyle söyleyebilirim.

    Rıdvan Akar: İsmail ağa cemaatinin siyasi görüşü var mı?
    Saadettin Ustaosmanoğlu: Hayır.. Bugün yaşadığımız politik manada bir siyasi görüşü yoktur. Ama siyasi görüşlerin üstünde mana ifade eden bir yapısı vardır o da tasavvufla alakalı. Uzun mesele..
 
    Rıdvan Akar: Peki siyasi partilere bir destek var mıdır?
    Saadettin Ustaosmanoğlu: Tabi olmuştur. Saadet ve AK Parti desteklenmiştir. Burada emir komuta zinciri dahilinde olan bir şey yok. Şu partiyi destekliyeceğiz tümüyle karar aldık böyle bir şey olsaydı zaten cemaatin bir kısmı saadet'e bir kısmı ak parti'ye oy vermezdi. Blok olarak bir ortak tavır yoktur. Saadet partisi döneminde atraksiyonlar biraz daha fazlaydı akp döneminde iş biraz daha değişti.. Orada tabii bir takım insanlar var; o tarafa çekenler bu tarafa çekenler şeklinde bu da cemaatimize rahatsızlık verdi. Bu iş o kadar avamileşti ki çarşambanın göbeğinde bir lokantacı camına 'burada siyaset konuşmak yasaktır' yazmak zorunda kaldı. Bu bizim için çok vahim bir şey. Tasavvufi bir cemaatin bu duruma düşürülmesi çok vahim.. Siyaset yapmasın demiyoruz tabi ki siyaset herkes yapacak.Zaten siyaset yapmıyorum demek de siyasetin bir çeşitidir.

    Rıdvan Akar: Peki cemaatin lideri olan Mahmut Ustaosmanoğlu'nun işaret ettiği bir parti olursa cemaat ona yönelir mi?
    Saadettin Ustaosmanoğlu: Evet işaret etse yönelir...

    Rıdvan Akar: Cemaatin liderine ithaf edilen bir konuşma var. 'Bizim parti' diye bir konuşması...
    Saadettin Ustaosmanoğlu: Özellikle tasavvufi cemaatlerde-tasavvufla alakalı meseleler de metafizik mevzular çok fazla öndedir. Her ne kadar anlaşılmasa bile. Burada birisini terbiye babında bir şey söylenmiştir. Eğer oradaki maslahat farkedilmezse müşahhas olarak ele alınırsa çok yanlış anlaşılır bugüne kadar da hep öyle olmuştur. Mesela ben kendisiyle konuştuğum bir mevzuyu söyleyeyim.  Yılar önce itikafta iken bir mevzu konuşuyoruz başbaşa, oradan bir parti arabası geçti seçimlere yakın bir dönem. Dedi ki 'ne olur bunlarla'..  Kendisine; Efendi Hazretleri Refah Partisinin konvoyu mehter çalıyor, O da aynen şöyle söyledi: 'Ne olacak ki İslam böyle gelir mi' dedi. Bununla birlikte bütün siyasi partilerin liderileri gelir kendisiyle görüşür.Nihayetinde bütün parti başkanları bu ülkenin insanları. Sonuçta bu insanlar siyaset yapıyor oy peşinde olabilirler veya başka bir şey için gelebilirler, biz farklı sebeplerden gidebiliriz vs. Bunlar sosyal hadiselerin getirdiği şeyler..

     
    ÇAĞIMIZDA SAVAŞLAR METAFİZİK!

    Rıdvan Akar: Peki cemaatte Saadet ve AKP'ye oy verenler arasında bir ikilik oldu mu?
    Saadettin Ustaosmanoğlu: Oldu maalesef. Bizim de ızdırabımız bu zaten. Bir cemaati politik kaygı ve manevralara kurban etmektir. Burda kalbi ve metafizik bir konu var.Çağımızda savaşlar da metafizik olmaya başladı.Artık  tasavvufi bir cemaate bu kadar müşahhas yaklaşmak densizlikten bakşa bir şey değil. Bu tür şeyler genelde dar çerçevede konuşulur.Fakat dar çerçeveden çıkartıp siyasi atraksiyonları işin içine dahil ettiler. Burada tasavvufi bir cemaat mi var yoksa politik manevralar yapan bir grup mu sözkonusu burda kafalar karışmaya başladı. Zaten rahatsızlıkta buradan kaynaklanıyor. Bunun sebebi bu güne kadar Efendi Hazretleri bütün partilerle görüşmüş olmasına rağmen, bütün liderlerle görüşmüş olmasına rağmen bu duruma asla düşürmemişti. Şimdi hastalığından dolayı biraz geri çekilmesi bazı şeylerin istismarına müsait bir pozisyon doğurdu.
   

   SAMİMİ OLANLAR BİR ADIM ÖNE ÇIKSIN


    Rıdvan Akar: AKP ile ilgili Anayasa Mahkemesi'nin aldığı bir karar oldu. Bu ulusalcı kemalist çevrelerce sürekli gündemde tutuluyor. Siz kendinizi şeriatçı olarak tanımlıyorsunuz.Bu yanıyla AKP'yi nasıl değerlendiriyorsunuz?
   Saadettin Ustaosmanoğlu: Hangi parti olursa olsun farketmez İster CHP olsun ister AKP farketmez. Maslahat icabı yaptıkları ile asla nispetle yaptıklarını ayırırım. Saadet, AKP, MHP'nin tabanı müslüman olduğu için hepsi şeriatçıdır. Bazıları farkında değildir. Çünkü bir insan ben Allah'a inanıyorum deyip de O'nun kitabının tümüne inanmıyorum veya bir kısmına inanıp bir kısmına inanmıyorum derse küfre girer. Dolayısıyla 'hayır ben şeriatı istemiyorum' diyen bir müslüman mümkün değil, abesle iştigal. Dolayısıyla AK Parti tabanı itibariyle şeriatı istiyor tabi ki. Ama riyakarlık dizboyu. Yapmasınlar da demiyorum. Şartlar itibariyle olabilir. Herkesimin riyakarları ön planda. Biz diyoruz ki; riyakar olmayanlar, samimi olanlar bir adım öne çıksın.


    DÜNYA GÖRÜŞÜNE MÂLİK OLMAYAN RİYÂKARDIR!

    Rıdvan Akar: AKP'deki riyakarlık nedir?
    Saadettin Ustaosmanoğlu: Şudur. Vaadettikleri şeyler vardı. Başörtüsü hadisesi bitirildi. Şerif Mardin'in tespiti var. 'TC'nin en büyük başarısı AK Parti'yi iktidara getirmesidir.' Ben AKP geldi çok kötü oldu anlamında söylemiyorum. Burada önemli olan nispetinizi nereye kurduğunuzla alakalı. Müslümanların en büyük problemi AKP olsun Saadet olsun bir dünya görüşüne mâlik olamamaktan kaynaklanıyor. Bunu da bize dışarıdan empoze ederken söylüyorlar. Her zaman söylerim önemlidir bu, Şimon Peres'in söylediği bir söz var;'müslümanların demokrasiye karşı bir alternatifleri var mı'?.. Adam doğru söylüyor yok.. Biz zaten, ideolojik yönümle söylüyecek olursam böyle bir teklifle geldiğimiz için bu kadar rahat ve kesin konuşabiliyoruz. Bunun dışında müslümanlar böyle bir dünya görüşüne mâlik değillerse mutlaka riyâkarlık yapıyorlardır.. Sağ da riyakar, sol da riyakar, müslümanlar da riyakar.


    BU ÜLKE İKTİSADİ, İÇTİMAİ, FELSEFİ VE RUHİ TAM İŞGAL ALTINDA!

    Rıdvan Akar: AKP'nin Gülen cemaatinyle birlikte hareket ettiğini söylüyorsunuz. Biraz açar mısınız?
    Saadettin Ustaosmanoğlu: Bu ülkede bir üsteğmene laf söylediğinizde alaşşağı edilirsiniz. Ama bugün tam tersi oluyor. Bu sonuç nasıl ortaya çıktı. AKP'nin elinde silah mı var ki korkuluyor. Yok, ama peki bu sonuç nasıl ortaya çıktı. Kendilerine verilen bir rol sözkonusu.

    Rıdvan Akar: Kim verdi?
    Saadettin Ustaosmanoğlu: Dış güçler.İngilizler, Fransızlar, İtalyanlar bu memlekette cirit atıyor bunu Osman Pamukoğlu da söylüyor. Bu ülke yarı işgal altında. Biz daha da ileri giderek şöyle söylüyoruz; Bu ülke de İktisadi, içtimai, ruhi ve felsefi manada tam bir işgal sözkonusu. Bu ülke de müslümanları költülemekte çok fazla methetmekte pek birşey ifade etmez.
 
    Rıdvan Akar: Gülen cemaati hakkında ne düşünüyorsunuz?
    Saadettin Ustaosmanoğlu: Çok önceden süreci hazırlanmış bir olay var. Dünyada İslam yükseliyor. Bunu kimse inkar edemez. İstediği kadar da inkar etsin hadise ortada. Emperyalistler sömürüyü sürdürmek için bazı oyunlara başvuruyorlar. Üçüncü dünya ülkelerindeki diktaları tasfiye kararı aldıklarını Mısır'da ilan ettiler. Şimdiye kadar bu diktaları kullandılar oysa bu tasfiyenin manası ne. Şöyle diyorlar 'bize zarar vermeye başladı'.


    Rıdvan Akar: Gülen cemaati bunun neresinde.
    Saadettin Ustaosmanoğlu: Gelicem. Bu tasfiye kararı alındığı zaman (20-30 senelik bir mazi ile alakalı bahsediyorum) buradan bir geçiş yapmaları gerekiyordu . Radikal islam diyorlar ya. Oysa İslamın radikali ılımlısı olmaz.Ancak 'mış' gibi yapılarak olur. 'Mış' gibi yaptırılıyorlar. Fakat biz onlara diyoruz ki, böyle bir tezgah var. Gerçek islama ulaşmanın Kur'an ve Sünnet'i tatbik edebilmenin yolunu açma noktasına gelmememiz için bir tezgah kurmuş düşman. Kurabilir.. Size de bir rol vermişler. Tamam bu rolü kabül edebilirsiniz. Burada da çok suçlamıyoruz sizi. Ama size verilen rolün üstüne rol çalamıyorsanız dünyanız da ahretiniz de harap olur. Gülen cemaatini de AK Parti'yi de bu kapsamda ele alıyoruz.


  
    İDEOLOJİK FORMASYONUN YOKSA 'KURTLAR VADİSİ'NE İNMEYECEKSİN!

    Rıdvan Akar: Peki Cüppeli Ahmet Hoca...
    Saadettin Ustaosmanoğlu: Cüppeli Ahmet Hoca farklı figür.
  
    Rıdvan Akar: Aranızda rekabet ve polemik var.
    Saadettin Ustaosmanoğlu: Hayır rekabet yok. Şimdiye kadar efendi hazretleri ayakta olduğu için cemaatimiz hiç bir yere bulaştırılamadı. Şimdi ise onuda aldılar tezgahladılar bir yere götürüyorlar. Bir hocamız, cüppeli'yi kırk defa cebinden çıkartacak bir hocamız gitti kendisiyle görüştü. 'Yapma kurtlar vadisine inemezsin böyle bir yeteneğin yok' dedi. Etrafı sarılmış ama bunun farkında değil tabi ki. İdeolojik bir formasyonun yoksa kurtlar vadisine inmeyeceksin. Cemaatin içinde hizmet etmeye devam et. Güzel de şeyler yapıyordu aslında.


    MÜSLÜMANIN SERVETİ CEBİNDE OLACAK KALBİNDE DEĞİL..

    Rıdvan Akar: Erzincan iddianamesinde görüldü ki cemaatin ticari faaliyetleri var. Tasavufi bir cemmatin ticaretle uğraşması doğru mu sizce?
    Saadettin Ustaosmanoğlu: Yemeyip içmesin mi bu insanlar. Müslümanın serveti cebinde olacak. Kalbine girerse perişan olur. Bizim cemaatimizde de bir takım insanlar bazı hatalar yapmıştır. Para zaafı  olmuştur vs.
    Ama umumi olarak böyle bir şey olmaz olmamalıdır. Diğer cemaatlere kıyasla İsmailağa cemaatinde böyle şeyler devede kulaktır. Ve onlarında Efendi Hazretleriyle bir ilgisi yoktur. O'nun paraya bakışını herkes bilir zaten.Dünya'ya bakışını da bilir. O siyaset üstü mânâ ifade eden bir noktada tutar kendini, tutmak da zorunda zaten mürşidi kâmil'in yapısı budur. Ama alta indikçe işler karışabilir. Tabii olarak biri de bu hükümete oy vermiş ve bir işim olduğunda ona gideceğim tabi ki, yasadışı işler mi yapacağım? Fakat bunlar yapılırken orada da 'mış' gibi yapılıyor, her çevrenin yaptığı gibi..
Erzincan soruştırması da İsmailağa cemaati üzerinden Hükümete dönük bir atraksiyondu. .



    "SİZDEN BAŞLADIK SIRA GÜLEN CEMAATİNE DE GELECEK"

    Rıdvan Akar: Peki bundan dolayı hükümet cemaati kayırdı mı?
    Saadettin Ustaosmanoğlu: Hayır hükümet kendini kayırmak için yapmıştır ne yapmışsa. Bir çocuğu almışlar cemaatimizden. İlk defa söylüyorum. 'İlk önce sizden başladık sıra Gülen cemaatine de gelecek, erkek ve kadın hocalara da ağır küfürler ettiler' demişler. Niye İsmailağa cemaatinden başlıyorlar? Yem olmaya daha müsait bir cemaat çünkü. Hükümetin İsmailağa cemaatini koruması gerekir tabi ki. Oy almış sonuçta.Artı bir de şöyle birşey var; CHP'nin çalışma bakanı Mehmet Moğultay'a dediler ki 'sen hep alevileri alıyorsun işe, hiç sünnileri almıyorsun'  dedi ki; 'tabi, seni mi alacaktım'..İşte adamlık budur bana göre kimse riyakarlık yapmasın kimse 'mış' gibi yapmasın. Herkes yanındakini korumakla mükellftir aslında ama bu öbürüne zulüm etmek mânâsına gelirse terbiyesizliğe varır. 'Mış' gibi yapılmasın bütün mevzu o. Bizim teklifimiz şu; "her kesimin dürüst olanları, 'ER' olanları -erkek olanları demiyorum; 'er' kadın da olur erkek de, kafa ile yüreğin birleştiği bir noktada tecelli eder- bir adım öne çıkmalı ki ülke rahatlasın.Yoksa mümkün değil. Birilerinin eliyle birşeyler düzeltmeye çalışırsanız yarın sizin de kafanıza bir balyoz inebilir.  Biz şunu diyoruz. Size rol verildiğinde kabül edin. Ama rol çalmayı da bilin.


    Rıdvan Akar: AKP'den memnun musunuz?
    Saadettin Ustaosmanoğlu: Hayır, mutlak manada memnun değiliz. AKP'ye bizden falza karşı çıkan da olmamıştır. Dergilerimizi okuyanlar bilirler zaten. Buna rağmen maslahat icabı bunların varlığı şu dönem içinde iyi midir değil midir diye düşünebilirim..

   Rıdvan Akar: O halde ne dersiniz peki?
   Sadettin Ustaosmanoğlu: O halde derim ki kendilerini toparlasınlar.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Üstad Diyor ki:

Üstad Necip Fazıl Rahmetullahi Aleyh buyuruyor: Namaz kılanlar, kendileri de işin içinde, namazın sathında kalanlara acısın. Kılmayanlar da, o satha bile tutunamadan derinliklere girmek palavrasından haya etsin!..
O ve Ben sf/168 -
English (United Kingdom)Turkish (Turkiye)Arabic(السعودية)

Kullanıcı Girişi

  • Giriş Yap
  • Kayıt ol
    Registration
    *
    *
    *
    *
    *
    Fields marked with an asterisk (*) are required.
  • Site İçi Arama

  • Search
  • Kimler Sitede

    Şuanda 126 konuk çevrimiçi

    Furkan Dergisi -Arşiv-

    Esatir ve Mitoloji
    Salih Mirzabeyoğlu'nun 56. Eseri Esatir ve Mitoloji "Güneş ve Ay"
    Reklam
    Furkan
    Furkan Dergisi Forum hizmete girmiştir.. http://www.forum.yenifurkan.com
    Reklam